Usül ve Füru ya da Früat/Teferruat...

Gözümün_Mavisi

Çalışkan Üye
Silver
#1
Geçmişte, gerek çalışan kadınlarımıza ve gerekse de kız öğrencilerimize yönelik baskılar zuhur etmişti. Hem de acımadan ve despot bir şekilde. Çalışan kadınlarımızdan ve kız örencilerimizden epey bir yekün mağduriyyet yaşamıştı. Ağlayan, sızlayan, oraya buraya itilen kakılan, hapsedilen, karantinaya alınan (Hastane ortamında(!!!)), hor görülen kızlar kadınlar caddelerde gözlerimizin önünde idi. Tepkiler, protestolar, yürüyüşler ne bileyim mitingler yapıldı ama bir sonuç alınamadı.
Tam da bu sırada, bir Hocaefendi: "Başörtüsü (tesettür) fürüattandır, teferruattandır, "asıl"dan değildir, itikadi değildir!" açıklamasını yapmıştı da, yer yerinden oynamış, direnen, tesettüründen taviz vermeyen ve bunlara da destek veren nice müslüman kadın ve erkek hocaya tepki göstermişti hatta tepkiden de öte belli sıfatları da onun için ifade eden olmuşlardı. Bunlara bizler fiilen tanıklık eden insanlarız ki, bu hadiseler daha dün yaşandı, burada da nice arkadaşlar bu duruma vakıftırlar.
Gel zaman git zaman, (bir gün ya da iki gün evvel), bir Hocaefendi'ye de bu husus sorulacaktı ve soruldu da.
Hocaefendi de, mes'eleye ilmen yaklaştı ve asl'ın, itikadi konularla ilgilendiğini, fıkıh'ın da, fer'i mes'elelerle ilgilendiğini beyanla, gayet rahat bir şekilde, kadının namaz kılmaması, oruç tutmaması ya da tesettüre riayet etmemesi onu Din'den çıkarmaz, çünkü bütün bunlar fiili füruattandır dedi. Ve devamında da, o dönemde açıklama yapan Hocaefendi'nin isabet ettiğini, doğru konuştuğunu söyleyiverdi.
Ve yine devamında, o dönem içersinde tesettüre riayet etmeyenler baskı sonucunda bunu yaşamışlardır, dolayısıyla baskıdan dolayı başlarını açanların günahlarının da zor kullananlara olduğunu, kendilerinin masum olduğunu söyleyiverdi.
Mesela bendeniz, sizleri kenarda tutayım, o dönem içersinde öyle bir sözü söyleyen hocaefendiye karşı yapılan sert tepkilerin yanında ve safındaydım!
Ama bugün, o da büyük bir cemeatin kabül görmüş Hocaefendisi, o dönemde zikrettiğimiz sözleri sarfeden Hocaefendi'yi haklı buluyor ve o da aynı cümleleri sarfediyordu. Hatta ben şunu da söyliyeyim, Hocaefendi'yi bilmiyorum ama ben de o Hocaefendi'nin bulunduğu cemeatin içersinde biri olarak (inabe yok ama), o dönemde o cemeatin üyeleri de Hocaefendi'yi tenkit ediyorlardı.
Ben bu açıklamayı neden yaptım?
Yani, o dönem içersinde, sert tepki gören o konuşma, bugün de aynıyla ifade ediliyor, neden bugün o konuşma bir tepki görmüyor?
Sorular?
1- Tepki ya da tepkisizlik hoca farklılığından mıdır?
2- Tepkiler ve hükümler zamana göre değişir mi?
3- Bizlerde ya da hocaefendilerde gerileme dönemine mi girilmiştir?
4- İslami bilinç git gide hayatımızdan ve yaşantımızdan çıkıyor mu?
Selamlar...
 

Ziyaretçilerden Sorular

2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
498
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,582