Şu fani dünyaya gelen herkes .. Kabir hayatı .

m.eminokumus

Tecrübeli Üye
Silver
#1
KABİR HAYATI

Şu fani dünyaya gelen herkes ahiret yolcusudur. Belki yarın belki yarından da yakın, ama bir gün o kara toprağa mutlaka girecektir. Kabir, dünya gözüyle göremediğimiz, dönüp gelen de olmadığından haber soramadığımız gâib ve bilinmez bir âlemdir. Ancak bizler, ötelerden haber veren Sevgili Peygamberimizi tasdik eden müminler olarak, onun sadık haberleri sayesinde kabir hayatı diye bir hayatın varlığına iman ederiz. Efendimiz (s.a.v)’in ifadesiyle “kabir, âhiret hayatının ilk durağıdır. Kişi bu duraktan rahat geçerse sonraki duraklarda işi kolay olur. Bu durağı rahat geçemezse sonraki duraklarda işi zor olur.”

[1]


Bundan dolayıdır ki Efendimiz (s.a.v)’in hemen her namazın ardından kabir azabından Allah’a sığındığı bilinmektedir.
[2]
Değerli Müminler!
Sevgili Peygamberimizin haberleriyle varlığına inandığımız hususlardan birisi de kabir sualinin hak oluşudur. Resûlullah (s.a.v.) bir cenazenin defin işlemi tamamlandıktan sonra kabrin başında durarak şöyle buyurdular: “Bu kardeşiniz için istiğfarda bulunun ve isabetli cevap vermesi için ona dua edin. Zira şu anda ona kabir suali soruluyor.”

[3]
Yine Peygamberimizin bildirdiğine göre kabirde Münker ve Nekir’in ilk suali, “Rabbin kim? Peygamberin kim?” şeklinde olacak, kişi mümin ise bu suale kolayca cevap verecektir. Bunun üzerine kabri genişleyecek, kabrinden cennete doğru bir kapı açılacak ve cennetin güzel kokuları kabrine dolacaktır. Kişi mümin değilse cevap veremeyecek, Muhammed diye bir peygamber tanımadığını söyleyecek, bunun üzerine kabri daralacak, kabrinden cehenneme doğru bir kapı açılacak ve kavurucu alevler, ağır kokular içeriye dolacaktır.[4] Onlar, ta mahşer gününe kadar bu hal üzere kalacaklardır.[5]


Cenâb-ı Hakkın izniyle bazı gâib olaylara muttali olan Resûlullah (s.a.v.) kabirde olup bitenleri de işitirdi. Nitekim bir defasında yolda giderken birkaç kabir gördü ve kabirdekilerin ne zaman öldüklerini sordu. Şirk döneminde öldükleri söylenince şöyle buyurdu: “Şimdi bunlar azap görüyorlar. Ölülerinizi defnetmekten çekinmeyecek olsaydınız benim işittiğim kabir azabını size de işittirmesi için Allah’a dua ederdim, siz de işitirdiniz. Cehennem azabından Allah’a sığının, kabir azabından Allah’a sığının”.
[6] Hz. Aişe (r.a.) de Peygamberimizin “kabir azabı haktır” sözünü aktardıktan sonra onun her namazın peşinden mutlaka “kabir azabından Allah’a sığınırım dediğini nakleder.[7]

Hepimizin yolu kabirden geçecektir. Bizler işte bu imanla, bir taraftan kabrimizin bir cennet bahçesi olması için gayret sarf ederken diğer taraftan da Peygamberimizin tavsiyelerine uyarak onun şu duasını dilimizden düşürmeyelim: “Allahumme innî e‘ûzu bike min azâbi’l-kabr. Allahım! Kabir azabından sana sığınırım.
 

kader54

Çalışkan Üye
Süper Moeratör
#2
allah razı olsun
en yanlız kalacağımız kabir aleminde rabbim kuranı kerim i yoldaş eylesin cümlemize
 

YaKaMoZ PIRILTISI

Çalışkan Üye
Administrator
#3
Aminn Rabbim cümlemizi kabir azabından korusun inş. emeğinize sağlık allah razı olsun faydalı paylaşımınız için
Allahumme innî e‘ûzu bike min azâbi’l-kabr
.
 

serhad55

Çalışkan Üye
Silver
#5

M.emin Allahu Teala razı olsun, çok değerli ve önemli bir yazı, hazırlayanların elleri dert görmesin inşaAllah.
Dünya fani..hepimiz biliyoruz lakin hernedense ister istemez yine ona dalıyoruz değilmi?

Bu ay içerisinde komşumuzun bir yaşında bebeği vefat etti,
b
ir tanışımızın gencecik yeğeni kalpten vefat etti,
bir diğer merhume teyze ise komşumuzun vefat eden bebekleri ile aynı zamanda cenaze namazı kılındı..
Demekki ölümün yaşı yok değerli kardeşlerim..
inna lillahi ve inna ileyhi raciun..

Bize düşen evvelâ mutlaka tevbe istiğfar edip vakit namazlarımızı eda ediyor olmak,
Evvelce kılamadığımız namazlarımızı ise mutlaka tek tek kılarak kulluk hakkımızı (Rabbimize borcumuzu) ödemek.
Sonrada Anne babaya iyi davranmaktan başlayarak dinimizin bütün emir ve yasaklarına riayet etmektir.

Elimizden geldiğince Allahın c.c. dinine, islama hizmet etmek, insanları hayra davet etmek, neslimize
güzel örnek olmak yapabileceğimiz ayrıca güzelliklerdir.

O kaçınılmaz Mutlak güne hazırlıklı olmak, bundan önemli hiç bir şey yok bizim için..




Allahumme innî e‘ûzu bike min azâbi’l-kabr.