Şehit Kime Denir, Mertebeleri Hakkında Bilgi!

M

Mmedinee

Misafir
#1
Şehit…
Allah için canını feda edebilen mücahit…
İmanına, ihlâsına, mevlamız şahit…
Yiğitlik yüreğinde, kahramanlık bileğinde…
Cesaret timsali, mertlik örneği…
Vatanı, bayrağı, sancağı, dini, imanı, ezanı, Kur’an’ı öncelikleri olan civanmert…
Peygamberlik mertebesinden sonraki sırayı alan…
Sorgusuz, sualsiz cennete kanatlanan…
Hz. Hamza, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali örneği olan…
Kalırsam gazi olurum, Allah’ın rızasını alırım diyen…
Ölürsem şehit olur, cennet bahçelerinin hazzıyla başka bir alemde yaşarım, duygusunu önceleyen…
“Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Onlar diridirler fakat siz farkında olmazsınız”(1) müjdesinin hayaliyle yaşayan…
“Ey şehit oğlu şehit isteme benden makber
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.”

Beytinde ifade edildiği gibi peygamber kucağında, mana aleminde hayat süren mana eri…
İslam için, vatan ve milletinin huzuru için Allah’ın ifadesiyle: “O müminler ki Allah ve Rasulüne iman ederler, imanlarından dönmezler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla mücadele ederler”(2) hakikatine eren…
Hasılı gerçek bir mümin, asil bir Müslüman…
Şehadet arzusu, vatan sevgisi, Allah ve peygamber aşkıyla volkanlaşan…
İman, Kur’an ve mukaddes değerler uğruna ölmeyi seve seve göze alan…
Vatan uğrunda, namus yolunda, bayrak ve sancak aşkıyla kara toprağa giren, düşman karşısında “sıradağlar gibi duran,” “şimşekler gibi çakan,” “seller gibi coşan,” gök gürültüsü gibi düşman karşısında kükreyen kahramandır şehit…
“ Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?…
Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!…”

Mısralarında şairin ifade ettiği gibi, vatanın bölünmezliği, milletin bütünlüğü için feda-i can eden ve her bir karış vatan toprağında kanları bulunan fedakâr ve vefakâr yiğittir şehit…
“Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli-
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli…”

Diyen milli şairimizin temenni ettiği ezanın dinmemesi, bayrağın inmemesi, iman ve inancın sönmemesi için ölümü göze alabilen bahadırdır şehit…
“Ruhumun senden, İlâhi şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.”

Beytinde koca Akif’in duygularını kalbinde taşıyan, mabetlerin dünya durdukça ayakta kalması, İslam’ın neşv ü nema bulması için “gül bahçesine girercesine” seve seve canını tehlikeye atabilen babayiğittir şehit…
“Canı, cânânı, bütün varımı alsın da Hüda.
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüdâ.”

Diyen İstiklal şairimizin düşünceleriyle yoğrulan ve vatansız kalmanın ölümden daha zor olacağı inancıyla yaşayıp, vatan uğrunda seve seve ölüme koşarcasına mücadeleye gönül vermiş bir civanmerttir şehit…
“Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.”

Mısralarındaki manayı ruhunda terennüm eden, uğrunda can verilebilen yerin vatan olabileceğini, kan dökülmeden, can verilmeden bayrağın hür bir şekilde dalgalanamayacağına inanan ve gerektiğinde ahireti (cennet hayatını) dünyaya tercih edebilen mücahittir şehit…
Bu ve benzeri özelliklerinden dolayı sevgili peygamberimizin: “ Hiç bir kimse yoktur ki, cennete girdikten sonra dünyaya dönmeyi istesin ancak şehitler müstesna. Onlar cennette gördükleri ikramdan dolayı on defa dünyaya gelip yeniden şehit olmayı isterler.”(3) şeklinde şehitlik mertebesinin güzelliğini ifade etmektedir…
Bunu böyle bilen ecdadımız, Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da ve diğer savaşlarda yüzbinler ve yüzbinler, Peygamber ağuşuna yürümüşler, şahadet şerbetini içmişlerdir.
Şimdi de onların torunları olan yavrularımız vatan müdafaası için, bayrağın dalgalanması için, terör kurbanı olarak şehadet şerbetini içiyorlar. Cennete kanatlanıyorlar.
Şehit anaları, şehit babaları!.. Ateş düştüğü yeri yakar. Ama şehitler, Peygamber Efendimizin ifadesiyle ebeveynine şefaatçi olacaklardır. Şehitlik mertebesine erişen bir mana erinin ana-babası olmak da manevi şereftir. Bu şeref sizi inşallah cennete taşıyacaktır.
Bu millet, asker bir millettir. Oğlunu askere gönderirken: “Haydi oğlum haydi git; Ya gazi ol, ya şehit” diyerek gönderecek kadar vatana, bayrağa, sancağa âşıktır. Ve şehit babalarının “Vatan sağolsun!” demeleri ne kadar manidardır. Şairin!
“ Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı!
Düşün, altındaki binlerce kefensiz yatanı!
Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır atanı,
Verme dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.”

Öğütleri kulağımıza küpe olsun...
İman, Kur’an ve İslam gönüllerimizde var olsun…
Bayrak - sancak, toprak uğruna canlarımız feda olsun…
Şehitlerimiz ve hayata veda eden gazilerimizin ruhları şad olsun…
Allah vatanımıza, milletimize, devletimize zeval vermesin!
20/10/2011
M. Hakkı ÖZER
Ankara Müftüsü

Kaynak:
1- Bakara, 2/154
2- Hucurat, 49/15
3- Buhari, Cihad, 10
 

Ziyaretçilerden Sorular

2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
527
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,620