Resulullah s.a.v. Efendimiz beddua etmemiştir.

kalpteniman

Çalışkan Üye
Silver
#1
BEDDUA,
Resulullah s.a.v. Efendimiz akla hayale gelmeyen hakaretlere uğradı bir defa olsun müşriklere dahi beddua etmedi.
Fakat O"nun yolunda bildiğimiz dini lider müslüman kardeşlerine beddua etti.
Hemde öyle bir beddua ki bütün müslüman kardeşlerimiz şoke oldu.
Yarabbi sen her şeyin özünü bilensin O kişi bu kötü duayı mümin kardeşlerine lâyık gördü ne olur sen her şeyi gören her şeyin özünü bilensin bize yapılan bu bedduayı Reddet Kabul etme.
Devletimizi birlik ve beraberlik içinde yaşat fitne ve fesat çıkaranlara fırsat verme.
Onları mağlup et, öyle mağlup et ki sesleri solukları kesilsin.

İlâhi Yarabbi, Sana inanmış sana güvenmiş her sözünde Senin yüce adını yücelten
bize ikram ettiğin değerli başbakanımızı sen de yücelt.
Onu girdiği her seçimlerinde kudsi ruhunla destekle.
Onun önünü kesmek isteyen fesatçıların da, sen önlerini manevi ordunla kes.

İlâhi yarabbi devletimiz yıllardır böyle bir islâmi liderin hasretliğini çekti.
Zatı Alinize sonsuz şükürler olsun siz de bizlere ikram ettiniz.
Yarabbi ne olur onu başımızdan eksik etmeyin.
Onun ömrüne bereket vücuduna sıhhat ve hafiyet imanına kâmiliyet verin.
Onu hastalıklardan dertlerden kazalardan belâlardan suikastlardan muhafaza eyleyin.
Ayeti kerimede buyuruyorsunuz ki; Korkarak ve umarak O"na dua edin.
Muhakkak ki Allahın rahmeti muhsinlere yakındır.(Araf 56)
Yarabbi biz de korkarak dua ediyoruz.
Lütfen bu duayı da yüce katında Kabul ve makbul eyleyiniz.

Velhadülillahi Rabbil Alemin.
Allahümme salli Alâ Seyyidina ve nebiyyina Muhammedin ve Alâ Ali Muhammed.

Kalpteniman.
 

İbrahimH

Acemi Üye
Silver
#2
Peygamberimiz (s.a.a) beddua etmiştir. Kur'an'da da bu geçer. "Allah'ın, meleklerin ve bütün insanların laneti üzerlerine olsun" şeklinde nice ayetler vardır. Ve, "Allah'ın indirdikleri ile hükmetmeyenlerin zalimler ve kafirler olduğu"na dair nice ayetler de. Yani, Peygamberimiz beddua etmemiş varsayımı yanlıştır.

Konuya gelince, o diye bahsettiğiniz kişi sanırım F. Gülen. Ve maalesef İslam lideri diye varsaydığınız süfyani kişilik ise Erdoğan. Ki bence ikisi danışıklı döğüş halindedir. Tıpkı AKP ve CHP'nin durumu gibi. Ve maalesef bu tür oyunlarla Müslümanlar kamplaşma altına sokulmak istenmektedir. "Ya İslamı kullanan laik-süfyani hükümeti destekliyorsundur, yahut da ona karşı çıkıyor görünen parti-dernek-cemaate üye olmuşsundur" gibisinden bir izlenim oluşuyor maalesef insanımızda. Halbuki işin aslı biz bu hükümet ve akımların hepsinden uzağız. Birinden uzak olmamız diğerini desteklediğimiz anlamına gelmez. Biz Müslümanlar o kadar aciz miyiz ki, hükümeti ehven-i şer'dir (şerlerin daha az zararlısıdır) diye destekleyelim? eğer desteklersek biz de onlardan oluruz. Allah, Kur'an'da "İslam ile hükmetmeyenin zalimler ve kafirler olduğunu" buyurmuşken ve gerek iç siyasette batılılaşma ile gençlerimizi sefahete yönelterek, gerekse dış siyasette AB yalakalığı ve NATO kuklalığı ile komşu İslam ülkelerine kan kusturarak bu hükümet, "Yahudiler ve Hristiyanları dostlar edinmeyin. Sizden her kim onları dost edinirse, o da onlardandır" ayetinin muhatabı olmuş, Yahudi-Hristiyan koalisyonunun içine girmiştir. Hükümete karşı görünen Gülen ekibi için de geçerlidir bu ayet. Bizim bilinçli Müslümanlar olarak yapmamız gereken ise, ayetin "eğer meylederseniz, siz de onlardan olursunuz" hükmüne muhatab olmamak için, bu meyledenlerden ve siyasetlerinden uzak durmaktır.

Selametle