Micingirt Beyitleri

#1
Düş'e Düşen Beyitler


Şiir
Edep ile yıkanıp, dili kalbe almaktır
Şiir O'na yakarış kapısını çalmaktır
Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır,
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır.
Erdem
Şâiri erdemli şiirler ölmez
Erdem ciddi iştir şakaya gelmez
Heceler
Atmaya kıyamadım, imge binbir köşeli
Mısralarım pek artist,heceler aşk döşeli
Gıybet
Kardeş eti çiğneyip nice kusurlar eştim
Ve emrine muhalif uzun yıllar tepiştim
Kalem
Utangaç olmalı yazan her kalem
Yusuf’u küstürdük Allahüâlem
Örtü
Örtü mânevi emir, ölçü vermiş diyânet;
Kıstassız örtünmeler,örtünmeye hıyanet
Nefs
Alkış yükseldikçe değerleniyor.
Nefse semer takıp eyerleniyor!
Kafiye
Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır,
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır!
Ertesi
Hesap saklı elbette, yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor, ölümün ertesinde
Görmek
Her göz görse göremez erendeki yanışı
Hikmet tespit sesleniş teslim dalgalanışı
Yolcu
Ömrümün fecri mevt, avuçlarım mor
Lahitten geceler, beni yoruyor…
Hakikat
Yaşamanın amacı önyargısız ve tektir
İdrâk zekâ hafıza, hakikati bilmektir
Ben
Benimle ben iç içe, benlik ve ben ikisi
Bu bende ki “ben”lerin hangisi hakikisi
Micingirt
Aşk
Ulaşılmaz peşinde,izdihâm ve yokuşsun
Mağrurluğun dağ gibi,yinede sen çok hoşsun
O
İpine sarılmak kurtuluş nişan
O’nu bilmeyenin sonu perişan
Yaş
Yüksek tepelerden ağlamasam da
Yüreğim dörtnala ağlar masamda
Loca
Hep aynı vadilerde çakal havlar kelp ulur
Özgürlük tellalları, localardan duyulur
Utan
Kalbim temiz deyip kalbi unutan
İlâhî ahlâkı düşün ve utan
Kök
Affetmem unutamam, neydi öyle o sözler;
Kökümüzü boynuzlar namussuz kart köksüzler.
Bihaber
Bir ömür tepinir, "O"ndan bihaber
Tepinme son bulur, sondan bihaber
Keyfiyet
Süfli keyfiyette meşakkat çoktur
"Helâl keyfe kâfi" buyurmuş haktir
Olunmaz
Kalem satan çomarlar yiyip atıyor takla;
Kral aslan olunmaz kemiği yalamakla!
Ahlak
Doğruluk, ahlakın güçlü direği
Yalanı erk etmek neyin gereği
Soru
Kardeşi çekiştirmek hangi dinin mantığı
Peki, kim taşıyacak tabut denen sandığı
Şems Gibi
İrâdelerimizi, yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette
Tesettür
Giyim kuşam sınırsız soyundukça olduk hür
Çıplaklığın renginde, moda oldu tesettür
Niyet
Kurtuluşa ermekte tek yol emrine niyet
Asgari kusursuzluk, lekesiz sâmimiyet
Mâna
Bütün mesele şirk veya biat
Mânaya dikkat der edebiyat
Gaye
Dünyaya prangalı, değilseniz hürsünüz
Kervanınız dünyaysa konuşan sürüsünüz
Elli
Ayna ve müşâhede, elli yıl birden geçti
Bedahet derecede perişan serdengeçti
Hırka
Ümmet için istikamet bir hırka
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga
Yaşam saklı elbette, yaşamın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor, ölümün ertesinde
Menfi
Başkasını kendine tercihe çalısınız
Kendine yasamakla baslar alçalışınız
Güç
Zirvede oturmaya var ise takatiniz
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz
İnfâk
İnsanlığın sıfatı, verenlerin elisin
İnfâk etmişsen şayet inşallah ötelisin
Görmek
Mâna yok defolu, heceler yarım
Şiirler döktürür şaşı bakarım
O
Bakmayın suretime, ne ağayım ne pasa
Her şey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ
Seyir
Hayret yok ise eğer peki söyle sen nesin
Tefekkür seyir meğer ve seyre perdelisin
Vesile
Şifâ Allah'tandır vesile doktor
Vesile yok ise; şifâda yoktur
Tespit
Dünya ve ahiret, öfke beş güğüm
İçtikçe savruldu, vah ürküttüğüm
Samimiyet
Yaşanan şu ruhlarda; ölüm azap iğreti
Epeycedir kaybettik, kalbi samimiyeti
Kadın
Allah’ın emâneti, şefkat öğütler dinde
Hâla anlamadıysan, sorun senin beyninde
Ziyan
Karartım her ne varsa, saygı değer uykuya
Gecelerim boşluğa gündüzlerim hayhuya
Son
Yanık bir âşık gibi, tutsaydım eteğinden
Çeşmesi tadılmamış, sonsuzluk peteğinden
Tek
Gereğince ürpersek; çıldırasıya tekten
Ukbâ nedir unutsak, beyni törpülenmekten
Gassal
Öldür aşkla ölümü, sonra salaya buyur
Sırala ölümleri, sonra gassala duyur
Sen
Sen büyülü sevgili, sen renklerin alısın
Tüm renkleri terk edip kendini aşmalısın
Sükût
Söze müptelayım dilim biçare
öğrendim sükûtu ama ne çare
Keşke
Kin öfke hiddet, gaflete daldım
Keşke’ye büründüm kendime geldim
Aşk
Aşk tefekkür beyindedir tesiri
Beden onun emir kulu esiri
Hamd
Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır
Son
Zaman ödünç sınırlı, beklentilerim sonsuz
Beklentiye ne gerek, kefen kucaklar donsuz
Yön
Medüz’de can, kan bulunmaz
Yönelmeden yön bulunmaz
Duâ
Duâ çeşmesinden doya doya kan
Eşsiz mükâfattır, duâ sır derman
Ecdat
Ben tarihe uzak tarih bana yad
Hangimiz yabancı kalk hele ecdat
Ben
Kendime ben deyip geçtim hücuma
Kendimi terk edip kaçtım bu cuma
Diriliş
İmkânsız kim demiş şafak doğacak
Bulut gürleyecek, yağmur yağacak
Gaye
Ruh kalp istikâmet kulluktur gaye
Gayrısı felaket, var yok hikâye
Hangisi
Madde mana ruh ve ceset,hangisiyim ben beyim
Belki de köy bucaksız, yol bilmez göçebeyim…
Kime
Medeniyet züppesi,kime soyuyor kızı
Edep hayâ döktürür,edepsizin arsızı
Suna
Mutluluk sırrını sunabilirim
Sonsuza sevgili suna bilirim
Duygu
Susunuz susuzdur susuz duygular
Duygusuz sonsuza akar mı sular
Hâl
Söz odur ki, ihlâs ile bilene
Hâl konuşup dil söylese hile ne
Şems Gibi
İrâdelerimizi, yarıştırsak şu nette
Huzurlu bir topluma insanlığa hizmette
Sakın
Şiir kalpli insan uysaldır ama
Ehl-i kıble ise, oyun oynama
Flört
Gönülleri imar et, aşk diyorsun madem sen
Aşka tuzak nedendir, ne antika adam sen
Hesap
İyilik ve kötülük, menfi müspet haliyle
Mutlah dehşet hesap var, günahı vebaliyle
Hakikat
Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonu dert eden kim, kim hakikat ta
Kalem
Gözyaşımdan gayri gizli dost kalem
Kalem sadik yoldaş Allahüâlem
Ter
Ömrün şakağını ter ile ıslat
Ter ile ıslat ki öpüşsün vuslat
Cesur
Eli tutmaz olur, kımıldamaz erine
Soyundurur cesur der, asrın kahpelerine
Ben
Çoban bile olamadım, koyun güden kavallı
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı
Zân
Takılmış zannına cahil sineler
Gerçeğe ihânet şu zannetmeler
Tevazu
Duru bir su, dinlendirir tevazu
Arsızlara pek uğramaz bu mevzu
Efendim
Sönük bir kuytuda içimde hüzün
Seni özlüyorum sezdirmeksizin
Yarasalar
Kan emici gillerden gece virüs salarlar
Tükürerek yaşayıp, kan emerek ölürler
His
Beraberken pek severdim dedemi
O gidince, kaybettim ifademi
Kısmet
Rahmetin yağması kısmetindedir
Şefkati şükrünün nispetindedir
Mizân
Cesaretle her yaşta, her an ölüm giyerek
Mizânı kabullenin, havf ve reca diyerek
Bakış
Hırs bitmez tükenmez, kimine sırat
Yaşamın son diyârı, kimine berat
Ses
Dilimi biledim seherde sese
Duâlar döktürdüm hemen herkese
Duygu
İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular
Ülkem
Kilim gibi bütün renkler hoş durdu
Dilimdeki sözcükleri coşturdu
Fark
Kusur eksik fıtratta, çokta farkımız yoktur
Bir yanımız çok arsız bir yanımız çocuktur
Şiir
Şiir var köpek gibi, ezanlara ürüyor
Şiir var çocukluğum mis gibi üfürüyor
Uyan
Ne varsa öldürdük, öldürdük heyhat
Sizi de öldürdük, uyan be ecdat
Gıybet dedikodu ölü etidir
Takvâ züht hiçliğin melâmetidir
Korku
Allah’ta lütuf çok gazapta çoktur
O’nun ikliminde tövbe af haktir
Serdengeçti
Büyük sularda yüzmek serdengeçti hâlidir
Sevdanın ilk adımı, vuslatın istikbalidir...
Kaçış
Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum
Gasil hane yazmayan odaya koştum
Kim
Hep sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonu dert eden kim, kim hakikat ta
O’na
Izdırap ardından gözyaşım dolsun
Ben O’na muhtacım O’na hamdolsun
Secde
Ahlâkı temsil etme ve sürecindeyseniz;
Ebediye götürür, başınızı eğseniz!
Milliyet
Haktır müspet milliyet bakmayınız derime
"Asâbiyet tefrika" der âyet-i kerîme
Moda
Tüm perdeler yırtıldı dünya denen odamda
Çıplaklığa büründüm elbisesiz modamda
İşve
Şiir gibi gözleri gözlerim sürüyor
Mısraların işvesi içime üfürüyor
Çocuk
Kadavradan yüzleri pek bir değeri yoktur,
İsrail’de bir böbrek Filistin’de çocuktur!
Efendim
Ey Allah’ın sevgilisi ışık sema güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz
Kurban
Kurban et yemek değil! Mangal olur haliyle,
Sevabindan ziyade, vah kalır vebaliyle.
Bakış
Hırs bitmez tükenmez, kimine sırat
Yaşamın son diyârı, kimine berat
İslam
Kılavuzu köksüz haritası ham
Şehadetsiz kula neylesin İslam
Tevazu
Her şey O’nu anlatır her şey O’nun izinde,
Sözler mercan dediler tevazu denizinde.
Ses
Sırtımı dönünce arzdaki sese,
Kör baktı melekem bütün herkese.
Babıâli
Kin ekildi ülkemde, tuzak bin bir köşeli,
Her yer karanlık kuytu her yer mayın döşeli.
Şiraze
Sabır üflüyorum hep, şirazesiz bu sizi
Nisan paye baş tacı, namussuzu hırsızı
Dava
Bir ulu sancak gibi göklerde şahlanarak
Göl ettik Akdeniz’i dâvaya yaslanarak
Perişan
Adavet hırs inat paye ve nisan
Gel artık ne olur sürü perişan
Yas
Su derenin ardından çık tepeden sal
Yaş gerek gösterişsiz leyla’ya emsal
Şükür
Rızka kanaat et kısmetindedir
Kanaat şükrünün nisbettindedir
Gözyaşı
Gözyaşlarım rengarenk seyreylerken semayı
Ruhum sustu ben sustum unuttum ağlamayı
Özlem
Sönük bir kuytuda içimde hüzün,
Seni özlüyorum sezdirmeksizin.
Tevazu
Öyle bir şey tevazu
Doyumsuz şey bu mevzu
Şehit
Ask bürünmüş dirilişi görürler
Şehit ölmez bedbaht ruhlar ölürler
Gözyaşı
Tövbe vadisinde gözyaşım kayıp
Gurur alev alev benlik acayip
Çocuk
Siyah beyaz rengârenk pek hoş benzeri yoktur
Mırıldanır ve titrek çünkü onlar çocuktur
Şayet
Ümit beslemiyorsa, zor bir durum elleme
Ümitler cüret ister, var ise engelleme
Oruç
Kıymeti ölçülmez şüphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle
Namaz
Pusulamı O’na döndüm hoş durdu
Yaklaştıkça orkestrayı coşturdu
Cuma
Cuma ufukta burak
Bu şehirde son durak
Ben
Ben mecnunum ben divane ben âdem
Madde-mânâ ismimdedir ifadem
Duygu
İrâde çöküşü keyfi duygular
Keyfiyette göre akar mı sular
Gayret
İdrak yüceliğine ermektir gaye
Gayretin yok ise idrâk hikâye
Kadın
Sen evimin leylağı ben mavi bekçisiyim
Bazen asi kaptanı bazen kürekçisiyim
İdrak
İdrak ettim Ömer’i birde Âdem dedemi
Tefekküre isledim çileli ifademi
Samimiyet
Samimiyet ask kokulu güldür gül
İdrâk yoksa ister ağla ister gül
Gönül
Gönül vadisini aşk ile ıslat
Tohumun aşk ise hasadın vuslat
Mevki
Yasasın payeler şiltler nişanlar
Yasasın zillette yüzüp kosanlar!
Utan
Kalbim temiz diyen ben kalbimden utan
Viraneyi köşk görür nefsi unutan
Zan
Takılmış zannına cahil sineler
Gerçeğe ihanet su zannetmeler
Asla
Haset ile gıpta, servet ne asla
Yâ Rab irâdemi şükrünle besle
İnziva
Halktan kaçıp eşkıyaya bırakamam bu yurdu
Halk içinde hak’la olmak marifettir buyurdu
Kaçış
Milyon kere gözyaşı hep yaya koştum
Gasil hane yazmayan odaya koştum
Berat
Her nereye kaçsam göründü sırat
Düşündüm Kebir’i yetişti berat
Benlik
Sokakların derdinde değilseniz hürsünüz
Kendinize varsanız neyi üfürürsünüz
İsraf
Mevsim çapkın bulutlar da hovarda,
Ben mi içtim barajlarda su varda.
Ölüm
Ölüm seni alt etsem takva zırhı giyerek,
Havf ve reca bürünüp Allah Allah diyerek.
Müftüymüs!
Tefekkürü yönetmek yiğitlerin halidir
“Benim dedem müftüydü” neyin istikbalidir!
Birlik
Kaç asırdır yaşadık sırt sırtta ve diz dize
Başka söze ne gerek biz yeteriz biz bize
Hadis
Hadise muhalif yok diyor dinde,
İrtica taht kurmuş senin beyninde.
Ask
Durmadan üfür diyen körük müyüm ben neyim,
Ask olsun nefesimde yerlerde sürüneyim.
Kıymet
Yasarken değersiz her edip kalem
Ecelim yaklaştı Allahüâlem
Şükür
Şükrün çeşmesinden doya doya kan
Ne bir musluk kalır nede bu meydan
Cuma
Nefsi ifşa edip geçtim hücuma,
Zulmeti terk edip kaçtım bu cuma.
Sevi
Olmuşum berceste O’nu severek,
Üç beş lokma sevi birde sen gerek.
Vuslat
Sabır yangınında vuslat var ama
Flört vadisinde vuslat arama
Efendim
Ey Allah’in sevgilisi ışık semâ güneş siz
İkliminde gölgelenen hiç kalır mı güneşsiz
Şiir
Şiir değil benim gayem, bu dert beni tez boğacak
Bitti ömrüm ve sermayem, ifrit doldu kucak kucak
Sermaye
El değmedik dertlerim çek elini elleme,
Gözyaşım tek sermayem sakin riya belleme.
Mazi
Yalan tarih dilleniyor bu günleri yaz ilerde
Bak geçmişim tülleniyor çok yaklaştı az ilerde
Edebiyat
Görmeden göreni görmektir biat,
Edebi görmezsen vah edebiyat.
Kalp
Kalbim temiz tertemiz sen diyorsun madem sen,
Duyarsızlık nedendir ne antika adamsın.
Perde
Ne ham oldum ne yoğruldum ne pistim,
Zulmet ve nur perde çektim tepiştim.
Unuttun
Bakışları efsunlum neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni yoksa sevmiyor musun
Nefs
Çoban bile olamadım koyun güden kavallı
Ben neyim ki nefse tutsak gayesi zevk zavallı
Ideal
İdealsiz hayal buzlu karakış
Tomurcuk yok ne iniş var ne çıkış
Hamal
Titredi hesaptan sermayesi ip,
Olur mu böylesi herkese nasip.
Ask
Ask tanımaz hesap kitap mantığı,
Sırtlamıştır çile dolu sandığı.
Dert
Kalbe inen gözyaşlarım katığım
Tartışmasız en dertli yaratığım
Hazin
Hakaretti milletine tek derdi,
Küfrü ile gömülerek geberdi.
Balçık
Güzelliğin kuru balçık,
Bir gün gelir kovar gel çik.
Nasip
Rızka kanaat et kısmetindedir
Kısmetin şükrünün nispetindedir
Ölüm
Vuslattır hasrettir terhistir ölüm
İbret bahçesinde nergistir ölüm
Cuma
Her şeye rağmen yetişti Cuma
Döküldü günahlar düştü avcuma.
Hile
Yiğitlik kulvarında mertlik varken hile ne
Öteler ötesinde ne mutlu son gülene.
Kasırga
Ne kütüğüm ne örümcek ne hırka
Yaktı beni çöl kokmayan kasırga
Görmek
Kapalı kalp gözüm akılda yarım
Her nereye baksam şaşı bakarım
Ask
Ask tefekkür beyindedir tesiri
Beden onun emir kulu esiri
Niyet
Ameller niyetedir henüz geç değil baylar
Geçen zamana rağmen iste geldi üç aylar
Beser
Ben neyim ki ben beser,
Günah bende ben de şer.
Zan
Zannın geçtinse eğer
Ne at gerek ne eğer
Hiç Olmak
Hiç olmak hepe değer hiç olmuşsan velisin
İdrak etmişsen eğer sen artik ötelisin
Yasam
Yiyin için tepisin yasam bu ise eğer,
Yiyin için tepisin o zaman buna değer.
Hayret
Hayret yok ise eğer sen deliden delisin
Erenlik seyir meğer ve seyre perdelisin
Gençlik
Bir neslin vebali durur masamda,
Gözyaşım ağladı ağlamasam da.
O
Bakmayın siretime ne ağayım ne pasa,
Her sey O’na aittir O’ndan başka yok hâşâ
Edep
Edep dini töredir
İdrak vicdana göredir.
Basiret
Ayni plan ayni oyun ayni ses,
Vicdan sagir basiret kör lal herkes.
Bihaber
İdrakten nasipsiz, O’ndan bihaber,
Yaşadım kendimce sondan bihaber.
Gaye
Gayeyi zevk edip ağlamasam da,
Bir sabah tövbeyi buldum masamda.
Perde
Seyrettim arkasından perdenin aval aval,
Bir tarafta yas vardı bir tarafta karnaval.
Benlik
Başkasını kendine tercihe çalısınız,
Kendine yasamakla baslar alçalışınız.
Hakikat
Ne Darvinci ne faşist ne Yahudi ne Budist,
Aklin yolu hakikat O diyor kutsi hadis
Liyâkat
Zirvede oturmaya var ise takatiniz,
Ne asalet sorulur ne de liyakatiniz.
Zevk-Sefa
Kucaklarken rahatı vuslata perde düştü,
Hicran derin başladı her yanım derde düştü.
Tevazu
Sanmayın ki tevazu, tevazu ağır yüktür,
Herkes benden mükemmel herkes benden büyüktür.
Teslimiyet
Kâinat denizinde emanet bir incisin,
Teslim oldunsa O’na vallahi birincisin.
Ahlak
Doğruluk ahlâkin güçlü direği,
Yalanı erk etmek neyin gereği…
Flört
Sevdalar çözülüyor çıplaklığı giyerek,
Aşka kemene vurulmuş flörte aşk diyerek.
Hırs
Gönül gözün aç ise kâinat sana dardır,
İhtiyacın yekûnu yasadığın kadardır.
Tövbe
Bir ömür boyunca gaflete daldım,
Tövbeye büründüm kendime geldim.
Siir
Kafiyeler çilesiz kalemlerde kir
Vicdanin sedasıysa şiirdir şiir.
Serdengeçti
Duygularım kilitli halk var mı nerden geçti,
Sokaklarda gayret yok perisan serdengeçti.
Emniyet
Büründüm kul zirhina saha kalkti emniyet,
Emniyetin tek yolu tevekkül samimiyet.
Söz
Söze müptelayım dilim biçare,
Ögrendim sükûtu ama ne çare.
Hakikat
Bir sonsuz yolculuk hep aynı hatta
Sonsuza giden kim, kim hakikatte.
Sarhoş
Ağzı zulmet saçar karnı beş güğüm,
İçtikçe savruldu ruh ürküttüğüm.
Hatırla
Ölümün hatırla ölmeden önce,
Ölümsüzlük başlar ölüm görünce.
Ben
Sen büyülü sevgilim sen renklerin alısın,
Beni bana terk edip kendini aşmalısın.
Tesadüf
Tesadüfü tesadüf zannedenler
Tevafuka hep su-i zan edenler.
Ömür
Günbegün anbean karar yazdılar
Bir ömrü haneme zarar yazdılar
Övünme
Çok övünen
Çok dövünen
Vicdan
Her şey satılır rafta
Vicdan hangi tarafta
Kâinat
Şu kâinat billur billur aşk sesi
Bilal gibi çağırıyor herkesi
Ölüm
Ölüm bizi bekliyor,
Bu ölmekten daha zor.
İffet
Senin ile sensizlik bu üslûp ne kadar zor,
Mahrem bilmez işveler artık beni yoruyor
Basiret
İdrak, zekâ, tecrübe hakikati bilmektir
Leyla da ki hakikat cana gidebilmektir.
Kafiye
Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır
On’a
Sakın beni zorlama belli benim sınırım
Hep tevbeyi sırtlayıp hep O’na sığınırım
Tuzak
Benim kalbim çok temiz demeyin bu tuzaktır
Hırs ifşâmız pek yakın telafisi uzaktır
Ben
Benimle ben iç içe benlik ve ben ikisi
Bu bende ki benlerin hangisi hakikisi
Şehir
Bu şehir boğuyor boğacak gibi
Ölümüm şafakta doğacak gibi
Ramazan
İnanç,teravih ezan
Şükür geldi Ramazan
Tevazu
Zirveyi hak eden kutlu tek mevzu
Mutlak samimiyet birde TEVAZU
Oruç
Sendedir ilacı süphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle
Dert
Gözyaşı âkıbet derdiyle aksın
Dert edip dertliyle ağlayacaksın
Ölümsüzlük
Zaman saklı elbette, zamanın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde
Miraç
Söz ve ifadeler tâat değil araç
İdrâkin sırrıdır secdede miraç
İç İçe
Benimle hep iç içe dünya ile ecelim,
Kurt görmüş kısrak gibi çığlık atar mecalim.
Üslûp
Senin ile sensizlik,hoş üslûp ne kadar zor,
Mahrem bilmez sineler artık beni yoruyor.
Fedakârlık
Ancak ve sadece idrak varlıktır,
En büyük varlığın fedakârlıktır.
Benlik
Kendine yaşayan mahlûkat tektir,
Çoklukta arama boşa emektir.
Arayış
Uçup gidiyor günler, herkeste bir arayış var;
Aşkın fevkindekiler, yalnız hep O’nu arar.
Benlik
Benlik aslına varır,
Kölelikten kurtarır
Terk
Terk edebildiklerimiz geriye,
Terkimiz mükâfat idrâk hediye.
Kalp
Kalpten dudaklara birkaç bardak çay,
Orkestra başladı Hay Allah’ım Hay!
İdrak
Varın ötesinde nice sırlar var,
Kopar zincirini kır azar azar.
Zevk
Ziyneti zevk olan sevdası şirktir,
Leyla’yı aramak Leyla’yı terktir.
Sesleniş
Seslenişi fark etmeyen âmâdır!
Yârsiz olabilmek saçmalamadır.
Anne
Her dem imrenirim ben, gözü yaşlı anneme,
Adeta aşk tüllenir, inatla cehenneme.
Affet
İdrâka göredir sevgi ve saffet,
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet!
Sancı
Yer gök acı ses verir,ara ara ıhlanır,
Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır.
Göz
Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır,
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır.
Seyir
Ruhumu coşturur bir cezve şiir,
Peşinden tefekkür peş peşe seyir.
Ben
Kaç asrın vebali durur masamda
Gözyaşım ağladı ağlamasam da
Tolerans
Gözlerin iffetini, moda ile vurdular
İffetin gözlerine, tolerans doldurdular
Ağla
Gurbet, hasret, ak-kara, ruhum ayaz gönlüm yaz
Ağla yüreğim ağla, ağlaşalım gel biraz
İdrâk
Samimiyet atını gözyaşıyla eğerlendiriniz
İdrâkiniz zamanı zamanında değerlendiriniz
Ölüm
Gömdüm rûha ölümü hoca salaya buyur
Aşkı ateş yakmıyor, yetiş gassala duyur
Ağla
Ağla ey deli gönlüm, ağla şu karşı parkta
Aşkın baharı çöktü, mevsim denen plâkta
Bir
Bir Rabim var ki benim, gazabından korkulur,
Aczini fark edenler, rahmetine gark olur.
Hesap
Vakit-miat, ak-kara yaşam bitmekmiş meğer
Hesap kitap bitti mi çığlık çığlığa değer
O Gün
Hayat eşya ve zaman, beni hüzünlere sor;
O gün gözümde tüter, istifamlar yoruyor...
İdrâk
Düşünüp idrâk etsem; idrâk kaplasa yekten,
Tefekkürü kaybetti, beynim törpülenmekten.
Son
Son’u boşluğa atsam, tutup da eteğinden;
Ölene dek beslensem sonsuzluk peteğinden…
Zaman
Geceleri terk ettim, saygı değer uykuya,
Yularımı kaptırdım, sükût bilmez hayhuya.
Af
Karışık bir benzeyiş,ne ölüyüm ne sağım,
Su-i zanlar susunuz! Affeder dayanağım!
Nice
Karanlıkta boşluğa,yalnız köpek mi üren!
Nice köpek türedi erenleri küstüren.
İğreti
Moda gece hırıltı, yamyam ve kadın eti
Yaşanan ham ruhlarda; ölüm azap iğreti
Tercih
Kendine tercih onu aslında mevzu derin,
Altındadır her zaman alan el verenlerin.
İhânet
Biliniz ki tattılar pişmanlığın hasını,
ihânetle birlikte zehrin manitasını.
Hâsıla
Zamanın ötesine gizlemiş yâr sılayı
Gözleriniz kapayıp; seyredin hâsılayı
Yerli
Sarmışlar dört bir yanım, hepsi bizden hep yerli
Kimi altından yular, kimi gümüş eğerli
Şirk
Yiyip içip çiftleşip ışıkta geceliyor
Hikmetinden ziyade şirk aklıma geliyor
Teslimiyet
Sabredenlerdenseniz sükût sizde fark olur;
Tüm varlık teslimiyet heybetinden korkulur.
Hesap
Ben ve bu gün iç içe, bana geçmişi getir;
Pişmanlığın haşyeti, yeryüzünü inletir.
İdrâk
Daha var ötesine kim ununu elemiş!
Bu bendeki rahatlık idrâki peçelemiş.
İlim-Amel
Fiillerim bir yana ilmim amelim yuttu,
Akıbeti unutup dirilisi kuruttu.
Aile
Bu ev sanki yabancı tanımadım veledi!
Ayaklarım altında, yuvanı iskeleti.
Tabu
Terk edemediklerim boynumda kement,
Fikri tüm şartlanmalar benzer element.
Hakikat
Seslenişe koşalım getirin şu yağız atı,
Özde bir yaşayalım çöl kokan hakikati.
Demokrasi
Ciğerlerimi dağlar cuntaların astığı;
Hainleri yatırmaz demokrasi yastığı!
Izdırap
Sadece gönülden aşk arıyorum;
Aşk gerçek ızdırap uyarıyorum!
Balayı
Nikâh ne gerek diyor namussuzlar alayı;
Flört kürtaj leş leşe! Ertesinde balayı.
Fedakâr
Sükût ve ifşa, fedakâr kimdir,
Seyredebilenler, seyre hâkimdir.
Zan
Liyakati doğrayıp samimiyet eledim,
“Zan”larıma takılıp; idrâkte sendeledim.
Hüsran
Gururun gövdesinde soyunarak yat uyu,
İyide suçlamak yok haşyet yayan kuytuyu.
Moda
Ecnebice kahkaha ve yerli gâvurdular;
Yamyamları çoğaltıp iffeti kavurdular!
Tasavvuf
İman can kafesinde iki âlemi saklar;
Ve perdeye takılır tasavvuftan aksaklar.
Aşk
Allah için sevin aşklar aşk olur,
Acı münakaşa, sen-ben kaybolur.
Sonuç
Beşik ve mezarlar ben sen o hani;
Nankörler gösterin, pörsümeyeni!
Bekleyiş
Memur bey Micingirt öldü diye yaz;
Kütükten düşmekle kalem yıpranmaz.
Tespit
Zevkin değirmeninde, aşka yol yok elendik;
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik!
Perde
Bireysellik benliktir, terk edebilmek erdem;
Ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem.
Basiret
Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum;
Zihnim ayaz kapalı, buz kar çekişiyorum.
Arayış
Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum,
Bir yerlere kaydolmuş, sessizce bekliyorum.
Sanki
Kafam hoş, yüreğim titrek ve cahil;
Kapımda bekliyor sanki Azrail.
Ağla
Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık;
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık!
Sürüngenler
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler;
Okyanusta yürüyen, ayaklı sürüngenler.
Afrika
Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa,
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa!
Zevkusefa
Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim
Gözlerini kapayıp,basitlikte gizlendim
Bâb-ı Âli
Vicdanlar çiğnenir köşe başında kimisi anırır kimisi ulur,
Sessizce izliyor kalabalıklar sükût kükreyince sular durulur!
Ana
Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr
Marifet kokusunu fark edenler bahtiyar
Rende
Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez;
Emâneti baltalar nefsini rendelemez!
Kördüğüm
Dopdolu münakaşa beni taşıyan güğüm,
Samimiyet izafi teslimiyet kördüğüm!
Nerde
Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin,
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin!
Dünya
Dünya cebimde benim cebimde saklı kat kat,
Zulmet ve nur şu dünya hakikatte meşakkat.
Lime Lime
Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime,
Benim olur kâinat eli değse elime!
Dava
Bir ulu sancak ki o göklerde şahlanarak
Yol ettik Akdeniz’i tevhide yaslanarak
Terk-i Terk
O gün sermayeni kurtlar yiyecek!
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek.
Put
Zanna göre yaşadığın din olur;
Ve putların bin değil yüz bin olur!
Anlat!
Anlat bana nerede mânâ yüklü bestemi
Veysel’deki telde mi Mozart’taki seste mi
Ömür
Bireysellik adına estim yağdım gürledim,
Içgüdüyle küçülüp boşa ihtiyarladım!
Nefs
Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor,
Çoğu aza terk etmiş, nefsini götürüyor.
Henüz
Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da;
Yaşamı bekliyorum ecelim kucağımda.
Faiz
Izdırabın temeli ter kokmayan yemekten;
Tahsisatı fark edip, vazgeçin esnemekten.
Ney Gibi
Ritmin mihengidir notada esler,
Pembe mor ney gibi diri nefesler.
Kaçıyorum
Liyakatim artıyor basitliğe varınca
Ben benden kaçıyorum karınca kararınca
Su Aldı
Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi;
Tufanın kollarında su aldı teknemizi!
Pâye
Rütbe itibar makam, prangadır pâyeler,
Şöhretin tutsağıdır, hedefsiz hikâyeler!
Nene Hatun
Atsız süvâri gibi erbaş oldu erine,
Ölümsüzlük rengârenk daldım yine derine.
Yabancı
Dur durak yürüyorum, hep kendime hancıyım
Ve kendimden ziyade, kendime yabancıyım!
Ömür Binası
Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla,
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla!
Ben
Vermedi deyip almayan bendim,
Benliğe soyundu idrâk tülbendim!
Ödünç
Yaş kırk yedi kırk sekiz, zulmet nur adım adım,
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım.
Keşke
Enâniyet gizledim iki büklüm halime;
Ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime!
Efendim
Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin,
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin.
Unutkanlık
Gerçek ve ötesinde, yaşadıklarım anlık
Tedbirde telafisiz, kahrolsun unutkanlık
Karınca
Ve ibret vesikası insanlara karınca,
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca!
Kalbim Temiz
Yaşayamıyorsan hem “kalbim temizdir” deme,
Zâtını bil günahkâr, od olma cehenneme!
Neden
Muhabbete bürünüp, ölçü teslimiyet der;
Neden düşüme düşmez, mademki beni sever.
Hâlâ
İslam’ın pırlanta kozasındayım;
Inşallah ben hâlâ rızasındayım!
Facia
Kaptırmışım kendimi şeytan ruhumu yalar,
Her yaz yolumu bekler ürperten facialar!
Bayatlamaz
Gerçek akıl sahibi öyle damdan atlamaz;
Sükûtun kavradığı vicdanlar bayatlamaz!
Görenler
Görenleri görünce kalb-i sadakat bürür,
Iç döker bütünüyle O’na durmadan yürür.
Yüreksizler
Beyniyle gereğince düşünen yürek sızlar,
Düşünmeyi suç bilir beyinden yüreksizler.
Yakarış
Korkuyorum koştukça sonu belli yarışta
Bu nasıl bir idraktir korku yok yakarışta!
İbret
Beynine hükmedenler sonsuz hayrete dalar;
Yürüyen canlı ayet şu çıtır karıncalar!
Yağız At
Ferhat gibi al götür gel beni de yağız at;
Yürü yâre gidelim başka söze ne hâcet!
İfşa
Çoklukta hiçliğin sırrına erin;
Nasibi hüsrandır sır verenlerin!
Şuaralar
Şuurlu şuaralar çoğu hiçle heceler;
Çokluklardan sıyrılır hiçliklerle geceler!
Şöhret
Zirveyi tırmalayıp huyca inişe çıktım,
Her şeyi hiçe sayan bacaksız kafacıktım!
Nankör
Görenler aynasında göremedim halimi;
Nankörler deresinde,çaldırın kavalımı.
Son
Çıkış noktanızı biliniz ki siz;
Sonra olmayasınız sondan habersiz!
Ben-Zan
Tevazuunuzun neresinde ben’iniz,
Zannı değiştirmesini öğreniniz.
İnkâr
Güneş güneşte yanmaz su kalburda elenmez;
Hakk’ı inkâr etmekle gerçekler perdelenmez!
Yaratmak
Şirk, iblise eş olmuş ifadeyi tırtıklar;
Bilmem neyi yaratır(!) beyinsiz yaratıklar!
Aşk
Farkında mısınız siz aşk dilimin ucunda;
Gâh dizimin dibinde gâh nefsin avucunda!
Kabir
İlmin ne tedbirin ne, zevkusefa ne izi;
Tatminin ertesinde, Vah kaplar kabrimizi!
Avrupa Birliği!
Sömürgeci ne anlar, hak hukuk ve emekten;
Bunca zillet yetmez mi vazgeçin beklemekten! Ö
Leyle-i Berât
İkrâmlar dökülür “Zât”ından kat kat;
Tevbeye riayet Leyle-i Berât!
Avuttum
Sevgiliyi terk edip gölgelerini tuttum;
Kavuşma hayaliyle hep kendimi avuttum!
Nemelazım
Nasipsiz buyuruyor hakikat nemelazım;
Hakikatsiz yürekler taş cehenneme lazım!
Şems Gibi
Taklit edenler değil edilen olun nette;
Ve Şems gibi olunuz mevcudata hizmette.
Annem
Sina çölü gibi gözlerimde nem;
Yanağımdan kıstır öp beni annem!
Su-i zan
Zamanı anlayamaz zamanın antikleri;
Izansız tüm zanları, su-izan mantıkları…
Unut
Seviyorsan şayet gözlerimi tut,
Içinde eriyip gördüğün unut!
Samimiyet
En büyük ihanet şu bendeki ben;
Itiraf ilham aşk samimiyetten!
Nefs
Yüksek topuklu yâr terk edip ekti;
Hani ya tabuta aşk binecekti!
Zevk
Giydirilen yüzlerde terk-i diyar nem izi;
Gayeyi zevk eyledik su aldı teknemizi!
Dikizleriz
Görsellikten nasipsiz şeytan ifrit cin,
Görmeden dikizleriz sezdirmeksizin.
Koş!
Her halin ısmarlama davranışların sarhoş;
Koş istikametsiz koş! Azgın alevlere koş.
İnsan
Zamanın örtüsü ve ertesi ben;
Eşref-i mahlûku halifesi ben!
Ramazan
Seslenişin doruğu iftar ve ezan;
On bir ayın ziyneti hazzı ramazan
Kadın
İffet benim vuslat ben yavuklu ben eş benim;
Kalbi dudaklarında ağlayan nakış benim!
Marifet
Hüsrana uğrama marifet ette;
Gayeyi zevk etmek şirk marifette!
Dedem
Hele uzat nur elini ver dedem;
Ver öpeyim ver sarıklı seccadem!
Mahlûkatlar
Soyunuk vadilerde çakal havlar kelp ulur;
Tepişir mahlûkatlar ta öteden duyulur!
Aşk
Sabrın ötesinde fedakârlık var;
Aşka sabredenler gerçek bahtiyar!
Salâvat
Sesleniş yudumla samimiyet tat;
Kulluğu idrak et getir salâvat!
Efendiler!
Görüp düşünebilen sadece kendileri
Ve gayeden bihaber, halkın efendileri(!)
Eriyorum(!)
Gözlerimi kapamış gerçeğe eriyorum(!)
Zâtını düşündükçe şükür ürperiyorum!
Bak Gör
Terk edemediklerim şirkte ısrarın izi,
Gir de bak gör ne yapar akrepler kabrimizi!
İnsan
Ancak ve sadece indinde adın,
Eşrefi mahlûkat er-geç anladın.
Mânasız
Gecelerim hep gaflet, gündüzleri atlattım,
Gülüşleri manasız, çok espri patlattım!
Ben
İmkansızı deneyip ben ben’den kaçıyorum,
Çilelere muhalif sevdayı acıyorum.
Edep
Taşıyana şifadır, edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur
Afrika
Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun;
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun!
Gizlilik
Sonun sonu gelmeden düşün hisset uzat ver;
Gözyaşıyla gizlice verebilmektir hüner!
Seyr u Sülûk
Semerkand erleri aşka durmuşlar;
Ruhu körükleyip, kalp dondurmuşlar.
Micingirt
Okuyan yazan mı ben ve sazsız ozan mı ben
Alev alev her yanım; kaynayan kazan mı ben.
Kaydırak
Düşündüm tek mânayı, oyun ninniyi bırak;
Birden aklıma geldi, tabut denen kaydırak!
Sen Ne Güzel
Her güzel sana yanık, sen kevser, misk-i amber;
Sana kim olmaz meftûn, sen ne güzel Peygamber(sav) !
Köpekler kol geziyor, bu gün kafadan eyim;
Ürdün nâralar attım, nerde benim köpeğim!
Göçebeyim
Ne şairim nede edip; varlık O’na kulluk beyim.
Aslında ben gece gündüz, yük taşıyan göçebeyim!
Kominizimsin
Sözlerin karadelik,her sokakta izim var,
Bazen gözümde şair,bazen kominizimsin!
Nazımsın
Hikmetten sual olmaz, ismin gibi nazımsın,
Kızıpta giittin amma, yinede sen bizimsin.
Milli Şef
Yok ki vadedilen kutlu miraslar,yakıp çekip gitti gitti elendi.
Nerede milli şef ve ihtiraslar; belkide vicdanda kelepçelendi!
Had
Her yanda rahmet feyiz samimiyet var ama;
Haddini bilmeyende samimiyet arama
Afrika
Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun;
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun!
Samimiyet
İdrâk ve irade, akli meleke sizin,
Her gayret nispeti, samimiyetinizin...
Kişne
Kişne doru kısrak şahlan ve kişne;
Akıncı nerede, nerde işi ne!
Sâmimiyet
Sâmimiyetsiz her iş delinmez duvar
Her başarıda, mutlak samimiyet var
Şiir
Mısraya edebi seremeyenler,
Şiirle kemâle eremeyenler.
İnsan
İnsan asla eskimez, derisi eskise de;
AK alnı buruştukça yenilenir secdede.
Edip
Her yer ateşten şafak, her yer ozonun dibi;
Sis sardı yeri göğü, zift bürüdü edibi.
Şaşkın
Zihnim kalbur gibi su elemekte,
Hakkı hakikatsiz bestelemekte…
İnfâk
Sadece, almadan verenler erecektir
Ve ölmeden ölenler dirilecektir.
A
Terk-i Terk
O gün sermayeni kurtlar yiyecek!
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek.
Put
Zanna göre yaşadığın din olur;
Ve putların bin değil yüz bin olur!
Anlat!
Anlat bana nerede mânâ yüklü bestemi
Veysel’deki telde mi Mozart’taki seste mi
Ömür
Bireysellik adına estim yağdım gürledim,
Içgüdüyle küçülüp boşa ihtiyarladım!
Nefs
Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor,
Çoğu aza terk etmiş, nefsini götürüyor.
Henüz
Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da;
Yaşamı bekliyorum ecelim kucağımda.
Faiz
Izdırabın temeli ter kokmayan yemekten;
Tahsisatı fark edip, vazgeçin esnemekten.
Ney Gibi
Ritmin mihengidir notada esler,
Pembe mor ney gibi diri nefesler.
Kaçıyorum
Liyakatim artıyor basitliğe varınca
Ben benden kaçıyorum karınca kararınca
Su Aldı
Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi;
Tufanın kollarında su aldı teknemizi!
Pâye
Rütbe itibar makam, prangadır pâyeler,
Şöhretin tutsağıdır, hedefsiz hikâyeler!
Nene Hatun
Atsız süvâri gibi erbaş oldu erine,
Ölümsüzlük rengârenk daldım yine derine.
Yabancı
Dur durak yürüyorum, hep kendime hancıyım
Ve kendimden ziyade, kendime yabancıyım!
Ömür Binası
Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla,
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla!
Ben
Vermedi deyip almayan bendim,
Benliğe soyundu idrâk tülbendim!
Ödünç
Yaş kırk yedi kırk sekiz, zulmet nur adım adım,
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım.
Keşke
Enâniyet gizledim iki büklüm halime;
Ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime!
Efendim
Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin,
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin.
Unutkanlık
Gerçek ve ötesinde, yaşadıklarım anlık
Tedbirde telafisiz, kahrolsun unutkanlık
Karınca
Ve ibret vesikası insanlara karınca,
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca!
Kalbim Temiz
Yaşayamıyorsan hem “kalbim temizdir” deme,
Zâtını bil günahkâr, od olma cehenneme!
Neden
Muhabbete bürünüp, ölçü teslimiyet der;
Neden düşüme düşmez, mademki beni sever.
Hâlâ
İslam’ın pırlanta kozasındayım;
Inşallah ben hâlâ rızasındayım!
Facia
Kaptırmışım kendimi şeytan ruhumu yalar,
Her yaz yolumu bekler ürperten facialar!
Bayatlamaz
Gerçek akıl sahibi öyle damdan atlamaz;
Sükûtun kavradığı vicdanlar bayatlamaz!
Görenler
Görenleri görünce kalb-i sadakat bürür,
Iç döker bütünüyle O’na durmadan yürür.
Yüreksizler
Beyniyle gereğince düşünen yürek sızlar,
Düşünmeyi suç bilir beyinden yüreksizler.
Yakarış
Korkuyorum koştukça sonu belli yarışta
Bu nasıl bir idraktir korku yok yakarışta!
İbret
Beynine hükmedenler sonsuz hayrete dalar;
Yürüyen canlı ayet şu çıtır karıncalar!
Yağız At
Ferhat gibi al götür gel beni de yağız at;
Yürü yâre gidelim başka söze ne hâcet!
İfşa
Çoklukta hiçliğin sırrına erin;
Nasibi hüsrandır sır verenlerin!
Şuaralar
Şuurlu şuaralar çoğu hiçle heceler;
Çokluklardan sıyrılır hiçliklerle geceler!
Şöhret
Zirveyi tırmalayıp huyca inişe çıktım,
Her şeyi hiçe sayan bacaksız kafacıktım!
Nankör
Görenler aynasında göremedim halimi;
Nankörler deresinde,çaldırın kavalımı.
Son
Çıkış noktanızı biliniz ki siz;
Sonra olmayasınız sondan habersiz!
Ben-Zan
Tevazuunuzun neresinde ben’iniz,
Zannı değiştirmesini öğreniniz.
İnkâr
Güneş güneşte yanmaz su kalburda elenmez;
Hakk’ı inkâr etmekle gerçekler perdelenmez!
Yaratmak
Şirk, iblise eş olmuş ifadeyi tırtıklar;
Bilmem neyi yaratır(!) beyinsiz yaratıklar!
Aşk
Farkında mısınız siz aşk dilimin ucunda;
Gâh dizimin dibinde gâh nefsin avucunda!
Kabir
İlmin ne tedbirin ne, zevkusefa ne izi;
Tatminin ertesinde, Vah kaplar kabrimizi!
Avrupa Birliği!
Sömürgeci ne anlar, hak hukuk ve emekten;
Bunca zillet yetmez mi vazgeçin beklemekten! Ö
Leyle-i Berât
İkrâmlar dökülür “Zât”ından kat kat;
Tevbeye riayet Leyle-i Berât!
Avuttum
Sevgiliyi terk edip gölgelerini tuttum;
Kavuşma hayaliyle hep kendimi avuttum!
Nemelazım
Nasipsiz buyuruyor hakikat nemelazım;
Hakikatsiz yürekler taş cehenneme lazım!
Şems Gibi
Taklit edenler değil edilen olun nette;
Ve Şems gibi olunuz mevcudata hizmette.
Annem
Sina çölü gibi gözlerimde nem;
Yanağımdan kıstır öp beni annem!
Su-i zan
Zamanı anlayamaz zamanın antikleri;
Izansız tüm zanları, su-izan mantıkları…
Unut
Seviyorsan şayet gözlerimi tut,
Içinde eriyip gördüğün unut!
Samimiyet
En büyük ihanet şu bendeki ben;
Itiraf ilham aşk samimiyetten!
Nefs
Yüksek topuklu yâr terk edip ekti;
Hani ya tabuta aşk binecekti!
Zevk
Giydirilen yüzlerde terk-i diyar nem izi;
Gayeyi zevk eyledik su aldı teknemizi!
Dikizleriz
Görsellikten nasipsiz şeytan ifrit cin,
Görmeden dikizleriz sezdirmeksizin.
Koş!
Her halin ısmarlama davranışların sarhoş;
Koş istikametsiz koş! Azgın alevlere koş.
İnsan
Zamanın örtüsü ve ertesi ben;
Eşref-i mahlûku halifesi ben!
Ramazan
Seslenişin doruğu iftar ve ezan;
On bir ayın ziyneti hazzı ramazan
Kadın
İffet benim vuslat ben yavuklu ben eş benim;
Kalbi dudaklarında ağlayan nakış benim!
Marifet
Hüsrana uğrama marifet ette;
Gayeyi zevk etmek şirk marifette!
Dedem
Hele uzat nur elini ver dedem;
Ver öpeyim ver sarıklı seccadem!
Mahlûkatlar
Soyunuk vadilerde çakal havlar kelp ulur;
Tepişir mahlûkatlar ta öteden duyulur!
Aşk
Sabrın ötesinde fedakârlık var;
Aşka sabredenler gerçek bahtiyar!
Salâvat
Sesleniş yudumla samimiyet tat;
Kulluğu idrak et getir salâvat!
Efendiler!
Görüp düşünebilen sadece kendileri
Ve gayeden bihaber, halkın efendileri(!)
Eriyorum(!)
Gözlerimi kapamış gerçeğe eriyorum(!)
Zâtını düşündükçe şükür ürperiyorum!
Bak Gör
Terk edemediklerim şirkte ısrarın izi,
Gir de bak gör ne yapar akrepler kabrimizi!
İnsan
Ancak ve sadece indinde adın,
Eşrefi mahlûkat er-geç anladın.
Mânasız
Gecelerim hep gaflet, gündüzleri atlattım,
Gülüşleri manasız, çok espri patlattım!
Ben
İmkansızı deneyip ben ben’den kaçıyorum,
Çilelere muhalif sevdayı acıyorum.
Edep
Taşıyana şifadır, edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur
Afrika
Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun;
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun!
Gizlilik
Sonun sonu gelmeden düşün hisset uzat ver;
Gözyaşıyla gizlice verebilmektir hüner!
Seyr u Sülûk
Semerkand erleri aşka durmuşlar;
Ruhu körükleyip, kalp dondurmuşlar.
Micingirt
Okuyan yazan mı ben ve sazsız ozan mı ben
Alev alev her yanım; kaynayan kazan mı ben.
Kaydırak
Düşündüm tek mânayı, oyun ninniyi bırak;
Birden aklıma geldi, tabut denen kaydırak!
Sen Ne Güzel
Her güzel sana yanık, sen kevser, misk-i amber;
Sana kim olmaz meftûn, sen ne güzel Peygamber(sav) !
Köpekler kol geziyor, bu gün kafadan eyim;
Ürdün nâralar attım, nerde benim köpeğim!
Göçebeyim
Ne şairim nede edip; varlık O’na kulluk beyim.
Aslında ben gece gündüz, yük taşıyan göçebeyim!
Kominizimsin
Sözlerin karadelik,her sokakta izim var,
Bazen gözümde şair,bazen kominizimsin!
Nazımsın
Hikmetten sual olmaz, ismin gibi nazımsın,
Kızıpta giittin amma, yinede sen bizimsin.
Milli Şef
Yok ki vadedilen kutlu miraslar,yakıp çekip gitti gitti elendi.
Nerede milli şef ve ihtiraslar; belkide vicdanda kelepçelendi!
Had
Her yanda rahmet feyiz samimiyet var ama;
Haddini bilmeyende samimiyet arama
Afrika
Gördüm siyah yüzleri yaş döktüm izi olsun;
Görenlere tek sözüm hay Allah razı olsun!
Samimiyet
İdrâk ve irade, akli meleke sizin,
Her gayret nispeti, samimiyetinizin...
Kişne
Kişne doru kısrak şahlan ve kişne;
Akıncı nerede, nerde işi ne!
Sâmimiyet
Sâmimiyetsiz her iş delinmez duvar
Her başarıda, mutlak samimiyet var
Şiir
Mısraya edebi seremeyenler,
Şiirle kemâle eremeyenler.
İnsan
İnsan asla eskimez, derisi eskise de;
AK alnı buruştukça yenilenir secdede.
Edip
Her yer ateşten şafak, her yer ozonun dibi;
Sis sardı yeri göğü, zift bürüdü edibi.
Şaşkın
Zihnim kalbur gibi su elemekte,
Hakkı hakikatsiz bestelemekte…
İnfâk
Sadece, almadan verenler erecektir
Ve ölmeden ölenler dirilecektir.
Akıl
Aklın fazlasına delisin,
Gerçek hacminle perdelisin.
Ne Demeli
Dağlar muhteşem direk yağmur toprağa meme;
Alay eder nankörler canları cehenneme!
Uğultu
Mağripten Maşrıka mahşer uğultusu var;
Nefsin vuruşları, zevk-i sefa kovalar!
Yöneliş
İnkâra teslim etme, yaşam iki hecedir,
Kimine sırlı oyun, kimine bilmecedir.
Asâbiyet
Öyle bir milletiz ki, bütün tarih boyunca;
Her kavmi can eyledik, asâbiyet duyunca!
Bırakın
Uslanmaz heveslerim dönüp mâziye bakın;
Beni benden ziyâde, hasretimle bırakın!
Lâyezal
Sadakâtim sakattır, idrâk sağır izan lal;
Beni bana bırakma, ey Celil-i Lâyezal!
Endişe
Tükendim ben pişe pişe;
İzzet, zillet bin endişe!
Gaflet
Zihinler kırbaç gibi, arenası yuların.
Yaşayan kadavrası pervazsız uykuların!
Kim
Gölgeler bahçesinde, hiçe gömülmüş çiçek;
Hapsolan aydınlıkta, mehtâbı kim seçecek!
Zulmet Ve Nur
Zulmet… Benlikte yaşanan öteye veda…
Ve Nur… Takdirine rıza ulvi bir seda…
Tek
Tek hitap ve tek idrâk O’nu tefekkür her an;
Tek tek hesap sormalı yatarken ruhumuzdan!
Oyun
Dünya tek seans oyun, On’suz oynamam sette;
Tekrarı, telafisi var mı ki Âhirette!
İhânet
“Zan”ı bırak dön kendini ayıpla;
Tüketirsin koca ömrü kayıpla!
Mezarlık
Sonun ilk merhalesi, yokluk içinde varlık;
Mal mülkle dolmayacak tek mekândır mezarlık!
Hitabet
Hitabet sanattır sükût marifet,
Öze ermemişse gel de tarif et

Gayret ve tevekkül, Lâ duramayacaktır;
İnşallah tersine savuramayacaktır!
Secde
Hedefiniz kulluksa, mecburiyetindeyseniz;
Yüreğiniz dik durur, şu başınızı eğseniz!
Durak
Kim gafletten ayılır, çorba içer her sabah;
Üfül üfül yayılır, Durak’daki inşirah!
Ana
Gördüm ki tek sadık yârendir ana
Güftesi ses verir iki cihana…
Aklı kullan hâl konuş, isrâf etme sözü hâ,
Çok lâf etmek ne olâ, bakışların yanında.

Nesin
Aşk nerede yârin kimdir sen nesin,
Öze er ki sonsuzluğa eresin!
Kânaât
Varlık bir fırıldak döndürmek sanat;
Eşsiz zenginliktir gerçek kânaât!
Kalp
Kalbi dudaklarına sıkıca tuttur,
Her devirde bir Yunus mutlak mevcuttur!
Ihlâs
Seni senden kurtarır,
Yârin eline verir...
Takvâ
“Halvet der encümen” takvâlı kul der;
Takvâsız kulluğun sonu meçhûl der!
Tıpkı
İnkâr kine doyamamış, kuşatılmış sanırım;
Tıpkı aynen Nemrut gibi, ne haydutlar tanırım!
Ah
Seni kime anlatsam, kim ne bilir ah ana!
Öksüz yığınlar hasret, şefkat pişen tavana.
Secde...
Yüreğiniz dik durur başınızı eğseniz;
Sırâtel mustakîm mecburiyetindeyseniz!
Asâbiyet
Öyle bir milletiz ki, bütün tarih boyunca;
Her kavmi bir eyledik, asâbiyet duyunca!
Tartışma
Tartışmayı bırakıp, cahili ârif sayın;
Aptallarla uğraşıp, sebeple dalaşmayın!
Yâ Rab!
Yâ Rab! Hâdim eyle bizi ecdada;
Yüreğim Mekke’de alnım secdede!
Akıbet
Her şeyin sermaye idrakin para
Akıbet gelmeden kendini ara! ..
Nafile
Sahibi unutmaz hayvanlar bile,
Teslimiyet yoksa izâh nafile...
Mesûl
Gücünle mesûlsün unutma sakın,
Gerçekte vuslattır senin firakın...
Sürüngenler
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler;
İnsanlıktan nasipsiz ayaklı sürüngenler!
İşlemeli
Kibir gurur dünyalık,bilmem ki ne demeli;
Çokluktaki hiçliği,ruhlara işlemeli...
Tesettür
Giyim kuşam sınırsız hep beraber olduk hür,
Çıplaklığın renginde moda oldu tesettür…
Güzellik
Hakikate muhalif güzellikler beladır
Ne fark eder kardeşim mavi yeşil elâdır
Ömer Ekinci Micingirt
İffet
Sözüm hakikattir izahatım net;
Örtü moda oldu horlandı iffet!
Ö.E.Micingirt
Beni
Aklıma hükmedip kıstırdın beni
Sevi bıçağıyla kestirdin beni…
Ahmak
Dürtüleri bırak hakikati yaz
Gıybet ölü eti desem anlamaz
Ö.E.Micingirt
Sükût
Tahsisatın hüsranı sû-i zân'ı emiştir
Büyüklerin pek çoğu sükût tembihlemiştir
İrâde
Dürtü tende dikiş tutmaz bir çuldur;
Pes edenin akıbeti meçhuldür…
Veren El
Tahsisatı fark edip verebilirse eller
Çok belayı defeder, kin nefreti engeller
Mertebe
Mahlûkatlar görünce mertebeleri dürdüm
Ben’i benden almayan hayalleri süpürdüm
Helâllik
Su döküp kefenlenir ölü başı taranmaz
Caminin bahçesinde kardeş payı aranmaz
Şuûr
Bilincini diriltip zihni şuûra yasla
Unutma ki şuûrsuz amel olmaz ihlâsla
Endişe
Korkum hep habersiz karar yazarlar
Şiirsel ömrümü zarar yazarlar…
Örf
Soyunuk sokakları hiçe sayan var ama
Giyinik çıplaklar da sâmimiyet arama...
İzzet
Vereni görmektir edeb hâya ar
İffet bilmeyende izzet ne arar
Hesap
Yaşadığın sürece günlerine yan;
Gücünü gereğince kullanmıyorsan!
Hiçlik
Halk içinde hiçlik çokluğu rettir
Hiçlik samimiyet,aşk ibadettir
Sana
Vuslatın hâyaliyle sen yoksun diye sustum
Varlığımın sebebi ben hep sana mahsustum
Ben
Sükûti dinleyiniz, sırrı sır bilene açınız;
Yapabileceğiniz şey “ben”im diyenden kaçınız!
Ebeden
Ne öyle yâr sevesin,ne beden senin olsun;
Ve öyle yâr sevesin,ebeden senin olsun! ..
Aşk...
Aşkı zevk olanın yâri odudur;
Bütün sermayesi dedikodudur!
Görmek
Göresellik perde mi, görmek neye göredir;
Görmek ve göresellik,iki ayrı töredir! ...
Ben
İmtihan pek ağır, işte bu yüzden;
Ben “ben”den kaçarım gece gündüzden! ...
Tevbe
Benimle birlikte sen gel ağla yâr;
Nedâmet adına tevbelerim var…
O’na
Maksat hep O’na varmak, ölüm vuslat dediler,
Tasâvvuf deryasının muhabbet sularında…
Ayna
Tüm aynalar görmek için var ama;
Görmeleri aynalarda arama!
Asırladır
Gönül ehli bu millet vicdanın kalesidir
İmanla ışıldayan huzur şelâlesidir…
Bilfiil
Biri seni izleyip, cürümlerini yazsın;
Tekâmülü kaybeder gülüp ağlayamazsın!
Aksatır
Birşey olabilmekse yazdığın birkaç satır,
Birçok şeyi perdeler, çok şeyleri aksatır!
İhânet
Dört gözlü nankörlerin sadece işi yorum;
İhâneti gördükçe kızıp çekişiyorum!
Neden
Sevildiğimi söyler, sevgi samimiyet der;
Neden düşüme düşmez mademki beni sever.
Hesap
Değerlendiriniz, biraz aklınız varsa;
Hakikat değişmez tüm insanlık yalvarsa!
İtiraf
Elinde kumandası tanımadım veledi;
Dizilerin emrinde yuvanı iskeleti!
Sır
Dil besler kalp öğütür, tefekkürün memesi
Ne güzel şey çok şeyin, aksettirilmemesi…
Kur’an
İnsanlık iksiri kurtuluş yâren;
İstikâmet muştu kılavuz Kur’an.
Ayna
Benlikteyse şâyet ne bilsin nankör;
Görmeden gösteren aynalarda var!
Eskidim
Sâmimiyet nedir mükemmellik kim
Var’ı tanımadan yoğa eskidim…
Fark
Mânasız kafiyeler, hırıltılı şarkılar;
İzâhata ne gerek, anırtıdan farkı var!
Değer
Kıymetin gayretindir, dürüst çalış diri gez;
Cesedinin pahası ırkınla ölçülemez! ..
Akıbet...
Zevk-i safa bürünür yaşayın derdi;
Ölüm geldi ağzının payını verdi! ..
Tespit
Duânın isyankâr adı;
Ölüm sana yakışmadı!
Arayış
Varlığın pençesinde yokluğun boğum boğum,
Ben beni arıyorum,ah peşinden koştuğum! ..
Nesil
Nur zulmette aranmaz, maneviyat maddede;
Sözler kafesten duvar, torun nankör mad dede!
Ölüm
Sırra er yakınlık uzaklığı bil;
Sen hep benimlesin uzakta değil…
Takdir
Yitirdiğim dünyalık, kardeşlikte ahretsin;
Takdir edeni bilir, demem Allah kahretsin!
Hesap
Dedikodu dörtnala, ateş gibi ecelim
Eceli düşündükçe ihtiyarlar mecâlim
Şüheda...
Geçmiş ve gelecek, vakitlere var mı ek;
Şehit şühedada yaşam bulur ölmemek!
İfadeler
Yasama yakınım, ölüme uzak;
Her sözüm afakî her sözüm tuzak! ..
Terk
Terk edemediklerin hırs kin nefret bir anlık;
Kahrolsun dedikodu,yaşasın unutkanlık! ..
Yazdıklarım
Her beyit hesaplandım brüt toplandı netle;
Sözün bağı çözüldü,toparladım gayretle! ..
Riba
Fâizler ve bankalar, ribâ arsıza meme;
İthal koçlar türetti, sahip oldu ülkeme!
Gıpta
Hisler çok şey söyler çok şeyi tanır;
Gıpta bilmeyenler ancak kıskanır…
Isı
Karlı baharlara ilâçtır ısı;
Vûslata vesile umut sancısı…
Benlik
Ah bir sıyırsaydım benlikten beni!
Felâh bulacaktı ruhun düzeni…
Gam
Teslime sesleniş yaşadığım gam;
Geçmişe sığmazdı çizseydi ressam!
Sabır
Gereğince düşün sabreyle sığın;
Zamana ihânet, fırsatsızlığın! ...
İfâdeler
Ağabey dadaş bizde, halaya deriz bibi;
Eskimez ifâdeler bükülemez kol gibi! ...
Sıdk
Hûriyi kıskandırır yaşlı ninem eriyle;
Sadakat mermer duvar,aşkın köşeleriyle! ..
Gerçek
Ben-sen kim hakikat ne, sonsuz gerçeği tanı;
Pişmanlığa bağlama beynindeki urganı! ...
İrtica
Paletleri yürütüp özür rica yazdılar;
Kahpeleri oynattı,din irtica yazdılar! ..
Ben
Ne var benliğimde, “ben” benden ayrı;
Sermayem yok başka, cürümden gayrı!
İnsan-ihsan
İnsan kimdir dediler; insan hikmet insan sır,
Gerçek insan odur ki, ihsanı hatırlatır...
Aşk
Âşk var sûkuta evli ve benzersiz balayı;
Âşkı âşka söyletmek,âşıkların dileği! ..
Aşk
Aşk var yaktı külliyen, gel gõr yüreğim elle;
Hayırlara erdirsin, Allah Azze ve Celle...
Aşk
Aşk var aşk süreklidir, karşılıksız tek cümle;
Meşakatı sırtlayıp, hâl eyledim cürmümle...
Aşk
Aşk var yemin ederim,secde başında annem;
Aşk var zulüm zevk gazap,ihtivâsı cehennem! ..
Aşk
Aşk var dünyevî şehvet, iffet yok lânet olsun;
Aşk var amel-i sâlih, evlilik niyet olsun...
Aşk
Aşk var zikrin nizâmı, Yunus’un eteğinde;
Aşk var hikmet ve gayret, arının peteğinde.
Aşk
As k var ateş gibidir, çok can yakar bunu yaz;
Aşk var helâl lokmadır, bozulmaz bayatlamaz.
Aşk
Aşk var gönûl kulluğu,budur doğuş sancısı;
Aşk var tevbe gerekir sevdanın yalancısı! ..
Mağrur
Aczini bil kim mağrur, olanlari bilirsin;
Bir gün nefsi terbiye bulamayabilirsin
Son
Sonsuzluğa rastladım hep varın ertesinde;
Sonlu olmakta vardır, mezarın ertesinde! ..
Fan
Gerçeği hatırlayın, şöhret fanıza yazın;
“Kader adalet eder” fan kafanıza yazın!
Dün
Çok şeyleri bıraktık geçip giden her dünde
Öncesini hatırla, orjinallık kökünde!
Teslimat
Dolu başaklar gibi,nefsin önüne baksın;
Teslimat harmanında,sende arınacaksın...
Sen
Karanlıklardayım ben,sen ise bensiz teksin,
Neden diye haykırsam,belki gizleyeceksin!
Sevgilim
Yüzün sitem yağmuru, sözlerin dilim dilim;
Gözyaşlarım yeşerdi siteminle sevgilim...
Şifahi
Hak bâtıl ne bilirim ârif olmasam dahi;
Mâdem ki ben fâniyim izahatım şifâhî...
Asla
Haset ile gıpta, servet ne asla
Yâ Rab irâdemi şükrünle besle
Bencil
"Gassal elinde meyyit" olamadım ben hâla;
Ne acâyıp bir türüm,küstah bencil ukalâ!
Fıtrat
Kulun cihatıdır fıtrata niyet;
Saffet-i îman ve sâdıkıyet...
Meşrep
Kızgın ateşleri düşünürüm hep;
Beni korkutuyor,"ben"deki meşrep!
Ana
Anaya öf diyenler çok şeye maruz kalır;
Fikirsiz şiirlerde söz gider arûz kalïr...
Mâsiyet
Gecelerin gerdanında oynaşıyor mâsiyet,
Sokakların ıslâhı...kimden kime vasiyet!
Muhabbet
Yol bilen simâların ruh ve kalbi nemlidir,
Çileli sevdalarda muhâbbet önemlidir...
Onlar
Onlar hesap gününe hûşu ile erdiler;
Aşk ve ıstırapları aynı beraberdiler...
Biz
Ben sen o irtica, üç hece aşsak;
Bizli mısralarda hep karşılaşsak.
Tarih
Mukaddes’ten bihaber birkaç yobaza kandık;
Neslimize muzdarip, kökümüze düşmandık!
Çığlık
Sağırlar tekkesinde çığlık atmak mânasız;
Âşk flörtler doğurdu, musâllada anasız...
Nefs
Zilletin meşrebi dolgun ve etli;
Mevzû hevâ-i nefs ehemmiyetli!
Sen
Bakışları efsunlum, neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni yoksa sevmiyor musun
Kızmadım
Merhametsizcesine yerip andılar beni;
Kızmadım kardeşlere, şâir sandılar beni.
Tas
İrfân ile dolmalıdır bal tasın;
Yoksa irfân körkütük ya baltasın!
Diri
Şâirler ölse de şiirler diri,
Şiirler mevt ise getir tekbiri!
Birgün
Teneşirden hazzetmem,ömrü bölecek birgün;
Allah bilir v'az etmem,ölüm ölecek birgün...
Dua-aşk
Evrensel olmalı duâ ve niyet;
Duâ mecburiyet âşk mazhâriyet!
Yıkılış
Ne Firâvun ne Nemrut ne de Moğollar yıktı;
Yıkılışın sebebi,zevk maraz çıplaklıktı! ..
Vicdan
Haysiyetli kalemler, vicdanların nâsıdır;
Zulmün keskin kılıcı,hakkın müdafaasıdır!
Fildişi
Adam örfe Fransız,ne erkek it ne dişi;
Felsefeler müstehcen,davranışlar fildişi!
Göç
Bilene ölüm yoktur,perde perde göç vardır;
Pişmanlık kaygı ümit,sonsuzluğa geç vardır!
Nefs
Tüm kavgası inkâr, yönü şaşıdır,
İlmi anlayışı, aklın kışıdır! ...
Acz
Bazı mâhluklar var benzersiz tektir;
Bütün sermâyesi böbûrlenmektir!
Samimiyet
Tâkva sahipleri kibrine tandır;
Hulefâ-i Râşid ahlâkındandır.
Aktı
Sarstı tüm iffeti moda derinden;
Aktı şöhretleri memelerinden! ..
İnkâr
Tufan uyanacak kalmaz yarına;
Vuracak inkârın şah-damarına!
Aşk
Flört ne anlamam ben bilmem beyim;
Cana cân - aşka âşk, yükleneceğim;
Vücut şehvet tortusu biz ise hamalıyız;
Aklımızdan kefeni hiç çıkarmamalıyız!
Fıtrat
Hilelere aldanıp, binme şeytan atına;
İnsan düşman olur mu insanın fıtratına!
Yâr
Yoksul yalnızlığım hüzün tuvallerim var
Âşık olmak nasip işi, şairlere yâr! …
İslam
İzâha ne gerek kıtmir bir ittir,
İslam kurtuluştur İslam ümittir...
Kalp
Fitneyle başlamıştır her kalbin hârebesi;
En büyük muhârebe, nefsin muhârebesi!
Güzel
"Kıssalar güzeli " izzetten yana
Zindanlardan irfân sundu cihana
Dert
Ben olanı söyledim, bir şeylerde gözüm yok;
Avurtlarım dert dolu, ağlamaya lüzum yok…
Keşke
Günahkârın ahmağı günahını anmaktır;
Tevbelerin makbulü, gizli hayıflanmaktır…
Renk
Tüm insanlık tek renktir, netsinler derimizi;
Hakikat bahçesine, açın kalplerimizi! ...
Ecel
Belirsiz günde gelir, ya bir kayık ya gemi;
Satar gider tufana, beş paralık gövdemi! ..
İfşâ
İhânet sır ifşa zân, haneme kâr geçtiler,
Basitliği sırtlayıp; tekrar tekrar geçtiler!
Derbeder
Nankörde ne arar çile gam keder;
Duygu sevgi ölü, idrâk derbeder! ..
Fitne
Ağız şıpırtatmalar,fitne fücur ve kader;
Hikâyenin tamamı ve kin nereye kadar!
Öfke
Çarmıhlar ve Pilatus,derinleşiyor pusu;
Öfkenin müsebbibi,Pandora'nın kutusu!
Sevgi
Aynen ikbâl yıldızı, susmuş yazgıyı bekler
Her ne zaman ağlasa ona benzer bebekler
Arayış
Vuslatın baharıydı,namazı kıldığın gün;
Ben senindim seninle,benle anıldığın gün!
Yalan
Âsi rüzgârlar gibi, esip gitti gün battı,
Sonrada Don Kişot'dan hikâyeler anlattı!
Huzur
Rüyalar kekeliyor, yine yatamıyorum;
Dipsiz karanlıklara söz anlatamıyorum!
Ufuk
Bedduayla zıtlaştık hayrola kışlarımız,
Ufkumu karartıyor yuh ve alkışlarımız.
Baskı
Mâkes bulan fikirler,vicdanların sesidir,
Fikirleri susturmak,cehlin vesilesidir! ..
Hak-batıl
Faşizmin iştahıdır hazinenin memesi,
Çürüme doğruların çok türeyememesi!
İfşa
Çok şeylerim dökülür şiirleri elerim;
Hâlimi ifşa eder bütün kelimelerim!
Ölüm
Tüm münasebetlerde, ölüm hakikat deriz;
Yorgun ve hazırlıksız bir gün çekip gideriz!
İtiraf
Şâirane bir hisle,sağa sola doğruldum;
Düşündükçe kahreden duygularla yoğruldum.
Çözülüş
Kardeşlik bozuk para,ithaflar hırs kindarlık;
Çözülüşün sebebi, haysiyetsiz dindarlık! ..
Satılık
Düzenbaz orkestrası,menfez çalar sazları;
Fırtınaya pervane,kalemin yobazları! ..
Hayıflanma
Sitemim kendime,kendime mirim;
Rüzgâr ters esiyor ben derbederim!
Basın
Ticaret pek harami tehtid alıp nefret sat;
İfâdeler ihtilal,mürekkepler cerahat!
Moda
Zillete kovalıyor moda okşarken seni,
Hazzetmiyor izzeti, sattığımın düzeni!
Ben
Ve kibrin cazibesi,enâniyet ben ben ben,
Sendeki ben'sizliğin tılsımı tefekkürden...
Dua
Tahakküm çılgınlığı kıvrak zekanın pası;
Ruhun manivelası,erenlerin duâsı! ..
Ülke
İfâdeler ihtilal, tıpkı Mao'nun sazı;
Tüm renklere bürünüp kirlettiler beyazı!
Nefs
Heran hissediyorum korkutuyor sağımda;
Yarım yüzyıldan beri dudağı dudağımda! ..
İhtiras
İdrâki törpüleyip,şuuru rendeledim,
İhtiraslar başladı,titreyip sendeledim!
Hırs
İkbal hırs şöhret kin,paralı yorum,
Ve sükut vurdukca paralıyorum!
Hal-kal
Huzursuzluğum geniş,hâlde kuruntum uzun;
Lânetli düşmanlıklar kâlde kuruntumuzun!
Nefret
Ürkütmeden besleyin sadakatli itleri;
Çekin hakkı çarmığa nefretin müritleri!
Noel
Noel’e kurban ettik şu köydeki culuğu;
Avrupa’ya terk ettik mukaddes yolculuğu!
Gamsız
Şişe ve medeniyet, bildiğim şu pek şişmiş;
Şuur şiir bir yana, karın burun bitişmiş!
Keyfiyet
Dürzülere çiğnetme şiirin etlerini;
Zevkin piyonlarının yık keyfiyetlerini!
Nesin
İnsanlığa götüren istasyon da var mısın;
Yoksa ürüyen köpek,meleyen davar mısın?
Baskı
Jakoben her zihniyet zulmünü basmaktadır,
Konuşanı linç edip susanı asmaktadır! ..
Nifak
Çatladı izân irfân, kin nifâk fücur sesi;
Terazi de tartılmaz,vicdanın mahkemesi!
Arsız
Çile yok zikzak çoksa, pek kızmayın ham deyin;
Sakat tartışmaları, terk edip tamam deyin!
Girlik
Tarafgirliklerimiz, sağ-sol aradakiler;
Sonra kardeş kavgası ve mağaradakiler!
Faşist
Faşist zihniyetler edilemez test;
Bütün şahsiyetler menfaatperest!
Tenkit
Sürüyü kurt kaçırdı ürdükce itlerimiz;
İte değil çobana, bütün tenkitlerimiz!
Huşu
İçimdeki ürpertim, yüzü kendinden huşu;
Ruhumu fethetmesi, içten güzel oluşu...
Ümit
Vuslâta talibim, rüyam bu bayım,
İnşallah sonsuzluk vapurundayım!
İtiraf
Bakışları orjinal, şiirsel bir ayetti;
Yalnızlığı ıstırap, sükûtu şikâyetti...
Çarpıtma
Ecdât iştişâre der,müsbet "bir"de anlaşmak,
Doğruları çarpıtmak,zihnen gergedanlaşmak!
Birgün
Kadeh tokuşturup hıyânet süzün;
Dehşet rövanşı var mutlak songüzün!
Hayret
Hayretlerim artıyor,kaygısızlık zor;
Hengâmesi burjuva,tezatları oynuyor.
Malesef
Sefalet başlamıştır, vaz geçmişse "ar"ından,
Temiz el beklenemez, lağım yazarlarından!
Mesuliyet
Uyakta bezirgân irfanda etsiz;
Şâir hiç olur mu mesuliyetsiz!
Satılık
Güçlüye çaldı çanlar, kader kimleri eler,
Kalemleri sattılar, kravatlı köleler!
Adil
İstikâmet bozdurur,imtiyazın kâmeti,
Adaletle ölçülür sözün mukâvemeti!
Dua
Duâ ibâdettir,hâlini arzdır,
O'nun rahmetini tefekkür farzdır.
Gıpta
İnfâk ile süsleyip,nimetleri has edin,
Ve hayırda hırs eden,gıpta olur hasedin.
Gel-git
Olmazların tarifi güneş balçık göl gemi
Vâkitleri mıhlayıp değiştirin gölgemi…
İrfan
Şâirlerin tahsisatı şiirdir
Erenlerin şiirleri şuûrdur
Kalemler
Bağnazca makaleler,polemikten dehlizler;
Tarafgir intibâlar,şuursuzluğu izler! ..
İdrak
Âlim câhil bilge,ruhtur ten değil;
Buğdayı su öğütür değirmen değil.
Fetheden
Çağ açıp kıtalar fetheden ordu;
İsmini duyunca gül kokuyordu!
Maneviyat
Bu nasıl dindarlık, kirlilik dizde
Sakatlık mânevi terbiyemizde!
Gayya
Cehennem orduları böbürlenen başlardır
Ateş ve yakacağı,insanlarla taşlardır
Keşke
Keşke de sâmimiyet,gözlerdeki yaşlardır
"Yâ rabbi! .." nidâsıyla tevbe yakarışlardır
Edep
Taşıyana şifadır, edep öyle bir süstür
Zariflik ve tazelik ar bilene mahsustur
Sızlayış
Hüznü anlatamam tebessüm engin,
Hep bana bakmaktan ben gibi rengin…
Sitem
Yorgun bitkin ötesi, geceler har gibiyim;
Ben benden kalabalık, sende de var gibiyim.
Hasret
Ey ürkek ceylânım gizlenen yârim,
Gözlerin yakacak, göz-pınarlarım!
Nihayet
Uyku gelir insana, yıldız söner def terler;
Hizaya gelmeyene, ateş gelir defterler!
Ene
Gurur kibir ene’nin atlısı yayanı yok;
Şirk ile kirlenenin yıkayıp yuyanı yok!
Hikmet
Acı ve zorluklarım hikmetin aletidir;
Arşın sahibinin sonsuz adaletlidir...

Vehim
Emperyal dûrtülerle ihtilaller yoklarım,
Paranoya devşirir,vehimleri çoklarım.
Emperyal dûrtülerle ihtilaller yoklarım,
Paranoya devşirir,vehimleri çoklarım...
İfadeler
Zihnimi kemiriyor, kalbime gelen ısı;
Çığlığımın soluğu, kalemin şırıltısı...
Hesap
Ruha irfân doğurtmak, edipliğin ebesi;
Dudakların cihadı, sözün muhasebesi!
Melâl
İzzet-iffet emzirir, şehvet fışkıran meme;
İzdivaçlar süprüntü, izleyenler mahkeme.
İmge
“Şiirler hikmettir “bilemezsin yâr,
İmgeden çok gayri hakikatler var.
Tefekkür
Sokak lambası gibi, gece gözlerini aç,
Seherler ezanlara,yalnızlık sana muhtaç.
Hissiyat
Namus onur haysiyet emek;
Ebedi yaşam sonsuz demek.
Mesul
Duygu ve hakikatler,şiirdeki usulüm
Şüphesiz tüketilen her heceden mes'ulüm
Tavır
Dudaklardan kalplere doğrulsa dillerimiz;
Sâmimiyet ışıldar,gönül kandillerimiz!
Suizan
Babıâli isli kazan, köşebaşları cadı;
İzânı ateş sardı, olduk fikir cellâdı!
Çokluk
Çevre kalabalık ruhum hep tektir;
Ve ölüm akşamı tek inecektir!
İnkâr
Ferâset zayıflığı, şöhretle azabilir;
İstikâmet hükmedip inkârı yazabilir.
Ar
Öl değer ölçüsü öl,ihânet zevk gelecek,
Yuvanın ar duvarı,flörtle yükselecek (!)
Câhil meclisinde tartışmak puttur
Terktir en güzeli veya sükûttur...
Eriş
Hakikatte erir ehil olanlar;
Ermeye kapalı cahil olanlar!
Son
Fatiha’yla seslenin, korkularıma girin;
Sessiz sessiz okuyup, yavaş yavaş indirin.
Hasret
Çok şeyler yasakladık, hasret girdi araya;
Ve sükûtu yamadık, kahreden manzaraya!
Aşk
Aşk gönüllü hamallık, karşılıksız emektir;
Bir delinin uğruna bir ömür beklemektir!
Keşke
Keşkelerin nispeti bugün yarın dün;
Terk edebildiklerimizi düşünün! ..
Hitap
Enâniyet yapmadan, yapacağın tek husus;
Tevâzuyla hitap et ”hayır konuş ya da sus”!
Eller
Öksüze gözyaşı, düşünen eller,
Cürüm misvaklıyor canlı heykeller!
Yakarış
His ırmağında ıslan, seher vakitleri yan;
Sevgiliyi bulursun, samimiyet haykırsan!
İffet
Çıplaklık süreduran, iffetin etlerine;
Ya başkasına benzer ya şer kuvvetlerine.
Erimek
Gözdeki her sükût yakarış medet;
Yaş dökse ibâdet sussa ibadet!
Gelincik
Erkek evinin bahçıvanı beyidir
"Kadın erkeğin gelincik çiçeğidir"
Söz
Hiç zannetmiyorum söz etmek harcım
Duyuş acz sezgiler, cürüm ve borcum
Hedef
Şâirin heyecan hedefi tektir
Ölünce varlığı pekişecektir!
Noksan bir simânın alâmetidir;
Sözlerim ahvâlin malumatıdır!
Kâl
Hâl, hep vasıfsızlık lâfızla andım;
Ben ile yoruldum ben’le paslandım!
Elliler
Kolejlere gönderdik,tahsil göre itleri;
Haçı takıp oldular,papazın müritleri!
Aşk
Aşk uğruna büyüdükçe ufalıp;
Gerçek aşkı bulanlara aşk olsun!
Duâ
Gözyaşıyla yıkanıp dili kalbe almaktır;
Duâ O'na yakarış,kapısını çalmaktır! ..
Tefe
Fâiz en vahşi düzen,sen çalış ben yiyeyim;
Ribâ Nemrudlarına, bilmem ki ne diyeyim! ..
Hesap
Ömür binasından her gün bir tuğla;
Düştükçe hesap yap, tâbi ol ağla!
Gerici
Sâmimiyettir İslam, kanaat vericilik;
Tüm renklere hürmettir,gerisi gericilik
İmkan
Görmelerim imkânsız hecelerim cansızdır,
İmkânsızı başarmak, gerçekte imkânsızdır.
İstismar
Orijinal giysilerden görgü ne güzel kılık,
En çirkin vasıfsızlık, dini istismarcılık!
Varış
Sırt sırta ve diz dize, göz göze ve el ele;
Tevhide tırmanıştır, budur bütün mesele.
Ümit
Söze değiniyorum sonsuzluk hayâliyle;
Hep hayal ediyorum,ümidin vebâlıyla.
Hüzün
Hasta bedenlere ilaçsa acı haplar;
Sûfi kalpleredir hüzün ve ıstıraplar.
Nerde
Liyâkatlar yerlerde bilmem ne olur yarın;
Nerde din kardeşlikler, oyuncağı inkârın!
Yoga
Yeni dinler türedi,hammaddesi âyetsiz;
Merak ile başlayan tahrip var nihayetsiz.
Ben
Ben ben’i terk eyleyip kendime varıyorum
Kendimi değiştirip, kendimi arıyorum…
Elif...
Besmele hayrın başı, Rabbimin remzi elif;
Mânâ derin gizemli, rivâyetler muhtelif...
"Ene"
"O" na nankörlüktür,kibir gurur zân;
“Ya Rab ben pişmanım “müthişti O an!
Tevbe
Yıkar arındırır, keşke rumuzu
Kalp ve dudağımız ve ruhumuzu
Kime
Ölüm madem kesin öleceğim net,
Kime ne diyeyim her şey emânet.
Basın
Nefis-perest köşeler, zillet yalar zift eler;
Oldu cellat korosu, namussuz piyadeler!
Bir
Korkak kişilerde yaratan çoktur,
Yârı “bir” olanın korkusu yoktur.
Fıtrat
Her hâlin fıtratsa yalan giremez;
Girse de izini kaybettiremez!
Şiir
Şiir ruh duruş benttir;
Çok şeylere kementtir.
Fitne
İfşâ birçok şeye ayak bağıdır,
Fitne nankörlüğün sacayağıdır.
Kalp
Aptalca söz etmez safa girenler;
Kalbi temiz olan eleştirenler(!)
Başarı
Başarının ana gücü gayrettir,
Basiret ferâset ve de hayrettir.
Flört
Hayâ edep ar etmez
Flört iffet üretmez!
Takas
Mıhlandım tenhasına boğuştum hayat ile
Sonu takasa koydum sonsuz nihâyet ile.
Görme
Hasrete gürz salladım, yandı gözlerim pişti,
Şiir sessizliğime, görmek zihnime düştü...
Azgınlık
Cismanî ve bedenî,azgınlık ve azdırma;
Allahım bu milleti,azgın kavim yazdırma!
İnsan
İnsan olmak var iken, şâirlik neme lazım,
Şâirliğe lüzum yok insan olmak tek hazzım.
Milli
Mâzisine muhâlif epey şâir var ama;
Milliyetsiz şâirde,milli şiir arama! ..
Tefekkür
Bir gülün açılması vaaz,oku düşün yaz;
İnsan insandan kaçar,vaazlardan kaçamaz.
Yüzleşme
Mevsim mânevi harman, ara ara O'ndayım;
Çukur beni bekliyor, ben hâlâ balkondayım.
Denge
Akrep saat hafta ay, tilki-tavuk bal-ayı
Kişne şimşek es rüzgâr, bu bambaşka balayı
Köleyi
Dehlizlerden çıkarıp azat etti hür etti,
Hüzünlü tepelere lütfuyla mâmur etti.
Haya
Edebi olmayan yayadır;
"İslâm'ın ahlâkı hayadır"
Küfür
Edebi olmayanın ebedi yoktur
Küfrün sığınacak mâbedi yoktur
İktisat
Kanaat yok mutlu etmez yazlığı,
İktisat mevt, mevzû şükür azlığı…
Gibi
Fırtına gülüşlerim Sibirya’da kış gibi;
Sessizliğim ihtilâl, idama bakış gibi.
Harf
Şiir deseler de yazdıklarım harf;
Belki birkaç sözcük belki bir paraf.
Gül
Kalpte yağmur has bahçede gül'dünüz,
Neyiniz var; keyifsizce güldünüz! ..
Sus
Hiçbir şey zâyi olmaz,O Rab’dır madem Hak’tır;
Düşen tüm mazlumları, tekrar kaldıracaktır! ..
Yok
Şehitlere cehennem delilere hesap yok;
Fiyâkalı kardeşim üstünlükte nesep yok.
Töre
İnanç ve akideyle örf ahlaka aç olur
İmansızlık taşıyan törelerde suç olur
Nerede
Hırs ve ihânetler mansıp pâyeler,
Nerde mesuliyet, yüksek gayeler…
Şuur
Kalbi inkişaflar,alınlarda nur,
Ruhun inkılâbı kolektif şuur…
Allah'ım
İfrât ve tefritlerden, yüz kızartan etlerden
Fahşâdan uzak eyle,hayvanî lezzetlerden
Soykırım
Sevgiyle kucakladık, gürcü ermeni rumu;
Bangır bangır soykırım batı'nın uçurumu!
Söz
Söz söyle ki mücevherden az olsun;
Gün ışısın, çiçek açsın,yaz olsun...
Nifak
Hakikat sis duman küfr-ü mutlak bir;
Korkarım kardeşlik tehlikededir!
Zevk-safa
Duygular ıstırabın kapıdır,
Zevk safa şâirin girdabıdır.
Yok
Seslenişe kör olana ter yoktur
Pusulası zevk olana yâr yoktur
Bir
Çok şeye vesile Veysel’de hırka
Ve bir'de birleştik bilmem kaç fırka
Hayal
Hayâllerin iş merkezi ettendir
Gerçek olmaması adâlettendir
Müslüman!
Ziyân olduk virânede kum gibi;
Utancımdan eriyorum mum gibi! ...
Sebep
Gözyaşıyla kaynıyorsa; İsrail’in kazanı,
Buna sebep Müslümanlar ve krallık düzeni!
Niye
Bunca ahmaklık niye mademki aciz kulsun;
O’nun kapısında dur, yaşam yerini bulsun!
Siret
Moda ihtilâl yaptı, şöhret aştı sireti;
Deyyûs sokaklarında epey katır türedi!
Tespit
Güçlülerin cazgırlıkları çok olur;
Ve gün gelir bir gecede yok olur! ..
Ahlâk
Ruhun fıtratı tektir, insana saygı haktır;
Tıpkı cennet bahçesi” İslâm güzel ahlâktır”
Sabır
Hayat hep sınav yurdu,durma çalış sefer et
Hastalık, keder, hüzün günahlara kefaret...
Uyak
Ahkâm kesti söz koktu, hiç yandı diri diri
İmge mâna terk etti, uyak yıktı şiiri!
Akıbet
Tertemiz alınlarla haşreyle ya Rab bizi,
Mağrıptan ta Maşrıka aşk eyle secdemizi.
Doku
Kim yıkım rejisörü kim katletti dokuyu
Hangi rejim getirir,topraktaki kokuyu...
Gıybet
Cehenneme ilhâktır haset nifâk kin ene,
Kusurlar araştırıp, ölü eti yiyene...
Söz
Bütün sözler biter son aralıkta
Söz var arşı geçer zamparalıkta
Merhamet
Rahman Rahîm Raûf elbet var ama;
“R”lere körlerde şefkat arama!
Yükseliş
Yükselişler sürekli sabır gayret yanıştır
Çokluklarla çarpışıp hiçliğe tırmanıştır
Alçalış
Ahkâm döktürürüm altımda halı
Vicdan yerle yeksan dilim kapalı
Belki
İlklere heves etmem,ruh yoksa ilki kalır
Ciddiyet ölçüsünde bir şiir belki kalır…
Namaz
Sessizliğinde ömrün, hiçe vuruştur namaz
Secdelerde öpüşmek aşka duruştur namaz
Münafık
Etkili münafıklar tapar gibi yaparlar
Rabb olanı bırakıp tanrılara taparlar
Hak
Haysiyetli kalemler, vicdanların nâsıdır
Zûlmün keskin kılıcı hakkın müdafaasıdır
Şefkat
Hayatın lezzetleri, şükret ruhunu dindir
Rahmet-i İlahi’ye “şefkat aşktan keskindir”
Vicdan
Şakakları zonklatmak kalemlerin kârıdır
Hak hukuku var etmek, vicdanın şiârıdır
Duâ
Düşünmek sabırsa affetmek yârdır
Duâyı şaşırtan duâlar vardır...
Seher
Oku hayretle bak göze yaş ekle
Akıbeti düşün, seheri bekle…
Bir Ömür
Gayret ceht ölçektir mücadele hak
Zaferden sana ne, seferine bak
Sükût
Susan kelimeler his dünyama dem
Sözün derinliği, Allahu a'lem...
Oruç
Oruç İblise kement,mümin oruçtan emin
Oruçluya kapalı, kapısı cehennemin.
Şükür
Şükür kanaattir, yetinmek azla,
Tokluktan ölenler açlardan fazla.
Terbiye
Ahlâkı temsil etme, nefsi terbiyede var
Nefs musallat olmuşsa er-geç kendine yontar
Yâr
Yaşat senin yoluna, öldür senin için yâr;
Kulluğunla taçlandır kalbim durana kadar.
Lâf
Sadece konuşan her vâkit dündür
Nefsine nâsihat eden üstündür...
Mukadder
Nifâk tohumları boy verdi bir bir,
Bekliyor cehennem ve mukadderdir.
Hissiyat
Kabristan acımasız,çığlıklar meçhûl
Üç şeyi görüyorum,öksüz yetim dul
Dinle
Hedefe varılmaz fısk fücûr kinle
Sükûnet kuşanıp, kendini dinle.
Tekâbül
Bir gayeye bağlanmazsan ne kabul
Her meşakkat, başarıya tekâbül...
Cüceler
Lâkırdı çok söz köksüz,koca koca adamlar,
Şahsiyeti çürütmüş, hesapsız ihtiramlar! ..
Ar edep dini töredir
Ölçü imana göredir
Batı'nın
Köpeğinden faksız görün utanın
Zihni Frenkleşmiş taraf tutanın.
Zân
Derin düşünmeleri, düş'e düşürmek işim
Baktım söylenenlere zannedersin dervişim
Ebed
İslâm'la yoğrulmak eşsiz varlıktır,
Varlık ki ebedi bahtiyarlıktır.
Yol
Sırt dön taarruzlara, kapıları ört,
Ehlisünnet yolu bir,hak mezhepler dört.
İki Şey
Birçok şeyi fırlat, iki şeyi tut
Zevk sefa şan şöhret, beşik ve tabut
Asabiyet
Öyle büyük bir lâf ki, halife dendi bize
Asabiyet kondurma, kardeşlik kubbemize
Yol
Garip yolculara ıstırap zevktir
Yakıcı közlere râzı demektir
Ana
Yansımaları olsun, dedi öyle bir yaz ki;
Sığmaz nasıl yazayım şiirlere sığmaz ki.
Hakikat
Mâziye sevdalıyız,barışığız atiyle
Zulmeti kazacağız Hakk'ın hakikatiyle
Net
Ne varsa kaynaklanan hususiyetler nette
İmkân ve fırsat bilip; buluşalım cennette.
Tebessüm
Kendine gel haddin bil, toprak ol bahçe gibi
Güler yüz ve tatlı dil; gül kokan bohça gibi
Söz
Güzel söz söylemek hak hakikattir
Ahlaklı bir zekâ bozulmaz tattır
Siz
Milletine hep neden yâd gözüyle baktınız;
Mâzisine küfreden, siz zâten alçaktınız! ..
Siccîn
Gerçek hürriyet veren, engin öğütlerle din
Ki dinsiz özgürlükler, Melut altında Siccîn
Kalemim sabit kılıp; dilimi koru Yâ Rab;
Yazdıkça kanatlansın imânım nuru Yâ Rab!
Hiçbir-şey zâyi olmaz, o Rab’dır madem Hakk’tır,
Düşen tüm mazlumları, tekrar kaldıracaktır…
Çok şey isen şayet,bir şey değilsin;
Hiç ol ki birçok şey, haddini bilsin!
Yaşar
Dindarla sorunlu Dündar'la dosttu
Ve mevt çukuruna serildi postu!
Secde
Secdesiz yüzde nur olamaz,
Kul olamayan hür olamaz!
Evrim
Hakikat kapsına, Darwin kulpu taktınız,
Küfrün ayak sesleri,alçaktan alçaktınız!
Töre
Edep ar dini töredir,
İdrak vicdana göredir.
Üç Oy
Gel de kızma şu anıran eşeğe,
Üç oy deyip sığınmıştır şişeye!
Şöhret
Yat şöhret avlusunda yat şeytandan çokbilmiş
Çarklar ve zemberekler, zaman hepsini silmiş
İğdiş
Namussuz ve iğdiş imge iliği
Şiir diye sunar, müptezelliği
Şiirler
Temiz hür kalemden beslenir şiir
Şiirler şâirin hâysiyetidir!
Endişe
Zaman ömüre leçek,gece elmastan peçe
Hesap, kitap, tahsisat, sır ve ifşa iç içe!
Hak
Küçük görmelere vaktimiz yoktur
Davamız pek büyük terakki haktır
Arayış
Kendime uğrarım bir selâ duysam
Ve bana koşarım ben'i bulduysam
Tespit
Şiirler yazıyorum yüreğe değen
Kalp ehli yazabilsem kalp eskitmeyen
Dert
Zevk-safa ölüyoruz her gün birimiz beyim,
Derdi olmayan hasta; ölü dirimiz beyim!
Tesettür
Taarruza göz yumup fıtri olmayanı sür
Örtüyü tak cilvelen, adını koy tesettür
Dert
Affeyle Allah'ım vakt-i seherde
Bütün gamsızları düşür Sen derde
Vatan
Tevhîd rükû, Hilâle şandır
'Vatan sevgisi imandandır'
15
Ruhlara diriliş, meydanlara ses;
Şehitlik pek yüce vatan mukaddes!
Aşk
Aşk vatan deriz biz, iki hece tek cümle;
Şehâdeti sırtlayıp koşarım tüm gücümle!
Sermaye
Gitti tüm hayatım kalanı kısmet
Kalanı fark ettim, gidene nispet
Ölüm
İfadenin dehşet adı;
“Ölüm sana yakışmadı”
Hile
Şâir bir bilmezse; her sözü hile,
Küfrün sazı çalar her perde ile!
Hedef
Gideceği yol belliyse koş deme
Ümit dolu gözlere yokuş deme
Yiyin
Gıybet kazanında, insan eti var;
Hesap var mizân var yiyin o kadar!
Vazife
Kelâm fıkıh ahlak ehl-i sünnet bir;
Kur’an-ı yaşamak vazifemizdir!
Avuçlar semada secdelere var
Duâlar duâlar duâlar...
Her söz medeniyet ruhta o anki
Yaz be üstad diyor; katibim sanki
Hadis'siz din diyenler,siz söyleyin biz yuttuk
Şunu bilesiniz ki, "İpinden sıkı" tuttuk! ..
Batı pek haysiyetsiz,medeniyet kör,
Garbın hâk anlayışı, sömürü terör!
Kalbim kulağını aç, şâkir olup kıyam et;
Şükürsüzlük illettir, kıyamsızlık kıyamet!
Vatikan hür tefeci, zulmün sözcüsü AHİM
Kiliseler hükümran, kalk "Milleti İbrahim"!
Gözyaşını silmeden tebessümü beğendin
Tutkuların esiri, sevgiyi bilmeyendin.
Hakikat vatan aşkı,can vermektir ertesi;
Şehâdetin cilvesi, mukadder şehit sesi!
Allah’ım
Sonsuzluğu muhâlif, özgürlüğü tutturma
Her ne varsa unuttur, ölümü Unutturma
Ne kadar çoğaldı üredi tek tek;
Siyongiller ile leş yiyen köpek!
Kartal konmaz alçak dağın üstüne;
Alçaklığın altı nedir üstü ne!
Âtiyi hayal et, hakikatle bak;
İlâhi mesajla fısıldar bayrak.
Mutlu olmak için kalbi O’na sun
Gayri şeyi unut, aşkın âşk olsun
İnsan medeniyet, kalbî ettendir;
Silip parıldatmak mürüvvettendir.
Ruhun zikzak çiziyorsa kork âsım
Cürümleri saklanamaz morktasın
Gömlek atar fıtratında her yılan
Fıtrat giyer günahından sıyrılan
Yokluğun intihar sükûneti var
Sensiz boğar gibi beni buralar
Kan içtikçe kudurur,çokça ölümdür kârı
Peşindedir Müslüman küfrün entrikaları
Ölmek bir şey değil, ölmek çok şeydir,
Ölmeden ölmeyi bilmek çok şeydir.
Fazileti pek büyük, gün bu gündür aşure;
Tevbe sunmuş Âdem’e,müjdelemiş beşere.
Micingirt
Duygu bilmez insanları bırak kaç;
Veyahut sus,sessiz kalmak tek araç.
Hesap mizân ve ceza,öl ölmeden kâbre var;
Kâbrin hemen ertesi, Mahkeme-i Kübrâ var!
Âhir zaman illeti, ümmetteki sessizlik;
Ve mimsiz medenilik,din imân meshepsizlik!
İnfak
Veren ele raf çoktur,
Vermekte israf yoktur.
Hakiki iki söz Kadir ve Bedir
Ne güzel lütuf-u İlâhiyedir
Bismillâh de olma münkirlere el;
İsm-i a'zam oku fıtratına gel!
Ruh idrâka su gibi, ceset sefer tasıdır;
Taşırmadan içirmek hareket mikyasıdır.
Benlik postunu sarsa;
Kölelikten kurtarsa! ..
Küfretmekti milletine tek derdi,
Küfrü ile gömülerek geberdi!
Kültür taarruzuyla,cemiyet kürnetmiştir,
Kapitalist eşekler, köleliğe yetmiştir!
Fıtratın şiddetiyle, ebediyet var olur,
İzahsız hissiyatlar, zillete medar olur.
Çok şey var ki hissiyattır yazılmaz,
Hissedersin, hissedenle gezilmez.
Vâkit hep ısıtan hisler eliyor
İmgeler yağdırıp söz çiseliyor
Kökü kopmaz şuur var mı yâdında,
Hangi kültür sürgün istidadında!
Mâzinin nağmeleri tekbire çalan sazlar,
Karanlık dağılıyor, geçti durduramazlar.
Batıda Puşt oynaşır,doğuda vicdan sızlar,
Bir varil petrol için, oynaşır vicdansızlar!
Koşup kendini bulmak, bulup taşımak niyet
İbadetle taçlanan, şuurdur ubudiyet
Dünya ebedi değil,sevip esir olmadık;
Meşakkati sırtlayıp müteessir olmadık.
Ehl-i hakikatın parıldar aklı;
Muhkem bir itikat Kur'ân ahlâklı.
Bir’i tutsan tutamazsın sen seni;
Sen tutmazsan ecel tutar enseni.
Sonun zili çaldıkça, aklı aralıyorum;
Derdimle rahatlıyor,dertsiz daralıyorum!
Parâzit denilir, pireye bite;
İt demek vebâl mi it oğlu ite!
Yanık tatlı lisânlar, anlat bana bestemi;
Veysel’deki telde mi, Mozart’taki seste mi!
Gör iblise eş olmuş, ifâdeyi tırtıklar;
Yaratmaktan dem vurur,beyinsiz yaratıklar!
Şu kâinat külliyatı, âşk sesi,
Hissiyata çağırıyor herkesi.
Nifâk tahribattır yol tektir Hak’tan;
Ümmet şaşı oldu, yol şaşırmaktan!
Her şey fâş oldu rafta;
Vicdan hangi tarafta!
Sadakat fethetmektir göz yaşartan bir gülle,
Tek nüsha noktaları, çözemedim virgülle.
Cumâ yolculuk burak,
Tâbi olmak, son durak.
Çağın tahribatları, riyakâr ve diyetsiz;
Kasıtlı ihtilâflar, sanma ehemmiyetsiz!
Dengedir havf reca,denge yol açar
“Allah'tan korkanlar Allah'a kaçar."
Sensin cevher cevher siz,
Kalamam ben cevhersiz...
Ferâset müslümanın şahlanan atlarıdır,
İmân dinin temeli, âmel sıfatlarıdır.
Yıka öp ırmak gibi, bilirim çoşkulusun,
Usulca buluntlandır hevenkle çoşkulu sun.
Tevhid-i İlâhîye ziyâfet der minâre;
Ses verir muhabbetle, alır götürür yâre.
Manâsına ermeden dine tahrip dediler;
İnkâr ve dalâletle, bir nesili yediler!
Feryatlarım kuru, muhâbbet buzluk;
Keza; susuzluğum sırf duygusuzluk.
Âşkın yüceliğine ermektir gaye,
Gayretin zevk ise,âşk mevt hikâye.
Felsefeyi havlattıkça sanat der,
Hikmet ehlî Fatih'a saltanat der.
Şuûrsuz ağızda kelime leştir;
Kilit vur rezile,kelimeleştir!

Nâsibe engel yoktur, teessür yok haydi gül,
Hâvf recâ kursağımda,ezberimde tevekkül.
Muhâlif tevhide kalbin kini set,
Yaşasın kardeşlik,geber husumet!
Hikmet tefekkürde fikreyle sınâ,
Düşme felsefenin fesatlığına!
Üstün meziyettir hem sükutû dilin,
Serde irfân yoksa; esfel-i sâfilîn!
Duâların sahibi, senden ummak niyetim;
Ey yokları var eden,hayrolsun musibetim.
Nedir bu söz sahtekâr,“İkrâ” varsa kanun var,
Nedir muhafazakâr; tek söz Müslümanım var!
Kardeşi çekiştirmek hangi dinin mantığı
Peki kim taşıyacak soğuk gözsüz sandığı
Büyük inkılaba vakfeder alın;
Fıtrat kıvamında tüm duyguların.
İdrak ve irade,akli meleke sizin
Her gayret nisbeti samimiyetinizin
Azgınlar ve maskeler, azdıkça susuyorum;
Susmanın en güzeli, yazdıkça susuyorum!
Her sokağın arkası, gözledim doldum,
Sütûnları kirlettik, âşk sevmez oldum!
Varın ötesinde nice sırlar var,
Kopar zincirini gör azar azar.
Ziyneti zevk olan sevdası şirktir,
Leylayı aramak Leylayı terktir.
İdrâka göredir sevgi ve saffet,
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet.
Sana hoş havf reca,şüphesiz asla,
Havf doldur beynimi recayla besle.
Gözyaşım âkıbet derdiyle aksa;
Ümmete ağlasın, ağlayacaka.
Secdeler bizi bekler, yürü abdest alalım;
Aşk bürünsün yürekler, gelin namaz kılalım.
Maskeler kapış kapış,düzen alçaktan alçak;
Herkes ölüm tadacak, toprağa yaslanacak.
İfâdeyi istismar hem, kepâze sözdür ulân;
Besmelesiz hurafeler, sözlüklere sokulan!
Âşkın zirvesi âslı niyettir,
Manivelası samimiyettir.
Kahrım sabır rüzgârı,düşe kalka beklerim,
Şerri çarmığa çeker belki gözbebeklerim.
Namaz niyâzlarda ahlaktır neden;
Ahlak sonsuzluktur,ahlak ebeden.
O, aşktan sancak gibi; hasretle yanan ocak;
Göz kırpmadan cân verip cânana yaslanacak!
Öl sen islam alemi, öl ki ölüdür yazsın
Sen ki garba oyuncak, aymazdan da aymazsın
Pers, sonrası zerdüştlük, şiâsında kem vardır,
Kem kusan korkaklarda kan gözyaşı nem vardır.
Yığın yığın aydınlar;
İzâh,hepsi bu kadar!
Dindar kitapsızlık garbın niyeti;
Şarkın tevhitte ki müphemiyeti!
Gücün avuçlarında yaşıyor fetret;
Emperyalizm moda,terk etti fıtrat!
Teşrih teşhisler sönük, İfadelerimiz çiğ;
Hâl ve kâl noktasında,yaptıklarımız tebliğ.
İfsat şeytanidir, şeytani tattır,
Yalan münafıkça bir hakikattır!
Uçup gidiyor günler,herkeste bir arayış var;
Aşkın fevkindekiler, yalnız hep O’nu arar.
İkrâmlar akseder Zâtından kat kat;
Tevbeye riayet Leyle-i Berât!
Ancak ve sadece infâk varlıktır,
En büyük varlığın fedakârlıktır.
Hakikat cephesini görebilen lâl olsam;
Tefekkür kırıntısı, üflenen kaval olsam!
Kendine yaşayan mahlûkat tektir,
Çoklukta arama, boşa emektir.
İrfân bilmez aydınlar,ara ara ıhlanır,
Kemalatın sancısı gönüllere mıhlanır.
Allah için sevin aşklar aşk olur,
Acı münakaşa, sen-ben kaybolur.
Beşik ve mezarlar ben sen o hani;
Nankörler gösterin, pörsümeyeni!
Memur bey Micingirt öldü diye yaz;
Kütükten düşmekle kelem yıpranmaz.
Zevkin değirmeninde, aşka yol yok elendik;
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik!
Bireysellik benliktir, terk edebilmek erdem;
ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem.
Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum;
Zihnim ayaz kapalı, buz kar çekişiyorum.
Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum,
Bir yerlere kaydolmuş, sessizce bekliyorum.
Kafam hoş, yüreğim titrek ve cahil;
Kapımda bekliyor sanki Azrail.
Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık;
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık!
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler;
Okyanusta yürüyen, ayaklı sürüngenler.
Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa,
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa!
Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim,
Gözlerini kapayıp, basitlikte gizlendim.
Vicdanlar çiğnenir köşe başında, kimisi anırır kimisi ulur,
Sessizce izliyor kalabalıklar,sükût kükreyince sular durulur!
Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr,
Cennetlik kokusunu fark edenler bahtiyar.
Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez;
Emâneti baltalar, nefsini rendelemez.
Fısk fücür münakaşa beni taşıyan güğüm,
samimiyet izafi,teslimiyet kördüğüm!
Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin,
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin!
Dünya cebimde benim, cebimde saklı kat kat,
Zulmet ve nur şu dünya, hakikatte meşakkat.
Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime,
Benim olur kâinat eli değse elime!
O gün sermayeni kurtlar yiyecek!
“Terk-i Terk” edenler eskimeyecek.
Zanna göre yaşadığın din olur;
Ve putların bin değil yüz bin olur!
Fark edip gördünüz mü erendeki yanışı;
Hikmet tespit sesleniş, ulvi dalgalanışı.
Bireysellik adına estim yağdım gürledim,
İçgüdüyle küçülüp hiçe ihtiyarladım!
Gerçeğin gözlerine taklit zehri sürüyor,
Çoğu aza terk etmiş,nefsini götürüyor.
Daha henüz ölmedim sağ olmaya sağım da;
Yaşamı bekliyorum ecelim kucağımda.
Istırabın temeli ter kokmayan yemekten;
Tahsisatı fark edip, vazgeçin esnemekten.
Ritmin mihengidir notada esler,
Pembe mor ney gibi diri nefesler.
Görmelerim artıyor, basitliğe varınca;
Ben ben'den kaçıyorum karınca kararınca.
Gözyaşı damla damla yanaklarda nem izi;
Tufanın kollarında su aldı teknemizi!
Rütbe itibar makam, prangadır pâyeler,
Şöhretin tutsağıdır, hedefsiz hikâyeler!
Dur durak yürüyorum, hep kendime hancıyım
Ve kendimden ziyade, kendime yabancıyım!
Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla,
Ağla sen Micingirt tâbi ol ağla!
Vermedi deyip almayan bendim,
Benliğe soyundu idrâk tülbendim!
Yaş kırk yedi kırk sekiz, zulmet nur adım adım,
Ödünç dakikaları çalıp ihtiyarladım.
Enâniyet gizledim iki büklüm halime;
ihânetle yağlayıp “keşke” sürün kel’ime!
Tebessüm hep buğulu kahkaha asla dedin,
Ashap ile ağlayıp ashapla gülümsedin.
Gerçek ve ötesinde, yaşadıklarım anlık,
Tedbirde telafisiz,kahrolsun unutkanlık!
Ve ibret vesikası insanlara karınca,
Karıncayı görürüm gözlerim kararınca!
Kalbim temizdir deme,
Od lâzım cehenneme!
Senin ile sensizlik, bu üslûp ne kadar zor,
Mahrem bilmez güzeller güzelliği yoruyor.
Kaç neslin feryâdı durur masamda
Yağan fırtınayım, ağlamasam da.
Ümmet ve kavgaları aklıma düştü Kırım,
Ateşim yükseldikçe, sabreder sığınırım.
Söz ve ifadeler tâat değil araç,
İdrakin sırrıdır secdede miraç.
Kalpten dudaklara birkaç bardak çay,
Orkestra başladı, Hay Allah’ım Hay.
Ruhumu coşturan bir cezve şiir,
Şiirden ziyâde, hayret ve seyir.
Beyhude bir sıtayış,şirk yığınak kiminde,
Mazluma hak aranmaz, bâtılın ikliminde.
Hakkın manivelası, sabır ve âhtır,
Sebepte semere yok, veren Allah'tır.
Yalnızlığım kalabalık, sanki Salıpazarı var;
Kalb-i selîm olanlara,ehlullâhın nazarı var.
Kalp var Gazze gibi kalp var velidir,
Kalbi yumuşatan, yârin elidir.
Medeni yâ felsefe var, ışığı bol sözün adı,
Tasvirliyor havariler"ölüm sana yakışmadı".
Din slogana sığmaz;
Susun ağlayalım az!
Derin yamaç, yeşil sargıdır kabir,
Yârı anmak nefse burgudur kabir!
Yürekten yüreğe fikrim aklım "bir"
Diril ülkem benim, dirilmektedir...
Terör silah kavga,hedefleri biz
Büyük olacaktır kardeşliğimiz!
Hâkikat şuur yaz, gerisi duyum,
Üslûp şu; acaba okunur muyum.
Edep özleyişlerim, faziletin enleri,
Alkış öptü patladı, edibin frenleri!
Susuz okyanuslar yürüyen gemi,
Çokluk ıslatamaz, gözdeki nemi.
Tefekkür, ön şartı şuurdur “İkra”;
Cinâyet meyletmek kitapsız fikre.
Seni izâhatta mevt, âcizdir dilim
Sende kemâl buldu cevami’ul-kelim
Beşikten mezara inanan yapı
İmân, sonsuzluğa açılan kapı
Mizâna giderken mevta hak almaz,
Ölümsüz davalar, arafta kalmaz! ..
Hikmetsiz süsleyemez, kalp mârifet evini,
Felsefeyle besledik, nefs emmare devini.
Şiirsel bulgularım, kalemimin nemidir,
Şüphesiz ki yaklaşan hakikat dönemidir.
Sahibi dururken iti lâf etme
Ürdüreni fark et, itilâf etme
Fıtratın sıfatıyla, kebâriden çık,
Küstahlığı bırak olma münafık.
Yığınlar kavgalar yolculuklar var
“Allah'a gitmeyen yol neye yarar”
Hissiyatımdaki meçhûl deyişler,
Varın emzirdiği son bekleyişler.
Pek öndeyiz teşhirde, ilkesizlik ne saklar;
Sanki seyret şöleni, ar der ardan aksaklar!
Polemik yok net soru,sen teşhire et misin;
Müjdelenen ana mı, eşliğe namzet misin!
Seslerin ötesinde,nice sessiz sesler var,
Gömüp unutsak ta biz,onlar bizi arzular.
Menfaatperestlik batılda vardır,
Milli fedakârlık, küfre şamardır.
Gözler tıpkı cehennem dudaklarında hayâ,
Şuur ötesi varlık, sığmaz iki mısraya.
Garbın çarmıhları ne son ne ilktir,
Susup görmemezlik divâneliktir.
İnsanın infâkı secdesi kârdır.
Ve pahası, irâdesi kadardır.
Kavruk gecelerde devran eder gam,
Yastık kıyam olur, yorganlar ahkâm.
Anarşistliği bırak, "bir"likte terle,
Büyük ehemmiyetli hakikatlerle.
Hû bilmez kalplere hûşu çeşmesi,
Tasâvvuf edebin küllîleşmesi…
Nifâktan besleniyor Firavun ’un atları,
Rahatlığa giriftar, bütün kemalâtları.
Tâsâvvufi hûşu, tevbeler vardır,
Ve yâra yürüyüş nasûh kadardır.
Görüp görünmeyen enler,
Salih amel işleyenler.
Metânet gözyaşları, bulutlanıp durdular,
Sevinçle bekliyorum,sanma unutturdular.
Kâl dilini tut ki; hâl, dilin aşa,
Gel Yunusça yaşa düşme ataşa.
Menfaatperestin ameli çürük,
Ahlaksız imânın,temeli çürük.
Tek perdelik oyun bu, yer yer ürperdik sette;
Bâzen nefse oyuncak bâzen mutlu müsvedde!
İçimdeki ateş gibi sen de yan,
Hiçlik çıkışların maskaralıktan!
Oyuncağa takılmam, varış bir nefes beyim,
Sağ-sol düşünceleri, bir gün geberteceğim.
Kelimeler konuşuyor, hecelerim uluyorlar,
Çokluktaki yalnızlıklar ipe çekip suluyorlar.
Vahdet diliyoruz, ârz kapısı sen;
İcâbet sahibi, sensin hükmeden!
Hâdis imanımdır, kaynak âyettir,
Lâf etmek küfürdür ve cinâyettir.
Arzuları bırakıp; kalbin diline varın,
Kendince zikri vardır, bütün zihayatların.
İkiyüzlü mâhiyet, kaba sığmayan kelâm,
Kardeş eti yiyerken bekliyor dârüsselâm!
Fiil hasbi hâllerin,hakikatli arzıdır,
Duâ kulun niyâzı yakarışı farzıdır.
Fiilde şöhretperst, kâlde ihlâs okuyur;
Enâniyet dürttükçe münâfıklık kokuyor.
İfâdeler mahzûn, sensiz perişan;
Nasıl anlatayım, ey! büyük insan.
Şâirin hasreti, bu bendeki kin,
Bir beyite sığmaz iki güvercin!
Gözyaşlarım pek yorgun avuçlarım diridir,
Şiirler benden sonra bir ömrün teşhiridir.
Koşun koşun koşun secde bekliyor;
Tefekkür mimarı vecde bekliyor.
İnfâkın mimarı, ufku âhiler,
Ve nefsin askeri şu ibâhiler.
Yürek burkan bakışlara diyemem ki sen inle;
Suskulara hû doldurup, inliyorum seninle!
Fetih gerek yolcuya, tez atları getirin,
Tez medeni cehâlet, tezatları getirin.
Kafa kâğıdım Ömer âdil olsa üst adım,
Hâvf-recâ imgelerim ölülerse üstadım.
Nefsin kaypaklığı sendeki tapu,
Zamansız kaydırır,kapanır kapı.
Sermayesi suizan, ebleh durmadan yazar,
Sessiz bahtiyarlığı bilmez yürüyen mezar!
Riyakâr sığınışlar; üslûp kronik silme,
Şizofren dudaklarda kutsiyet beğenilme.
Ey varlığa müptelâ yokluk öpüyor tek tek,
Başlayınca mülâkat er meydana diyecek.
Bana softa diyen ahmak,softalıkta tam
Ömür kısa uğraşamam sükût vesselam
Tek kitaba dayan ve kendini bul,
Kadere sığınıp kederden kurtul.
Aç uyuyan bütün çocukları yaz,
İnfâk edilmeden insan olunmaz!
Küle döner hüzünlerim, elerim,
Ben sadece kulum derse gülerim.
Kalbin letâifidir,dilimizin eğesi,
Fıtrata sadakattir terbiyenin gâyesi.
Çölleri çiğ damlatır içimse hep vaha der,
Hayallerim serapta ruhum gel Allah’a der.
Acı hep imtihanım bir beyit iki satır,
İmtihanın zorluğu, hakikati kavratır.
Benzersiz dehşeti bekleyen tandır,
Münafığın sermayesi yalandır!
Heyulâ tarlaları ve sonra akbabalar,
Şeytanın zembereği gündelik akrabalar.
İnsan âciz insan âh,bâzen şirkte vahadır,
Şâir putları sevmez, kulluğu Allah’adır.
Haysiyet bilmeyen lâfta tat olmaz,
Söyleyen ağıza itimat olmaz.
İzdivâç kültürün oyuluşudur,
Oyuğa zilletin koyuluşudur!
Gerçek âşk tufanı, tevhidin dili,
Tek-bir-de toplanıp yakın kandili.
Tasâvvuf hem edeptir amel tâkva hâyadır,
Tevhid-i muâmele, tasâvvufsuz yayadır.
Kan sever sömürü, gırtlaklar her ân,
Kader hâktan yana dönüyor devrân.
Cennet nedir bilmeli devlet mademki ana,
Cehennemi de bilip; koşa şefkatten yana.
Alın secdeye değdi aklımda paralarım,
Kaza üstüne kaza, kendimi paralarım.
Tevekkül teslimiyet hâvf ve recâ beklerim
Koyunları kurt kaptı ürdükçe köpeklerim
Gerçeğe pervâne hür bulamadım,
Günahtan kaçacak yer bulamadım.
Haddini bilmeyen çok şeye gebe,
Var edeni düşün uyma sebebe.
Zevk sefa rahatı unutan doktor;
Lokman’ın varisi, emsâli yoktur.
Hikmetli fikirler muhabbet huya,
Mademki insanız küçüklük niye.
Ağlayınca görülür, ağzımdaki seyrek diş,
Ciddiyetsiz gülemem ve ölüm tek ciddi iş!
Felsefeler imânsız İfâdeler hep mistik,
Lâik yobaz ve dinci alayımız narsistik.
Zihin sağır kalp kara belediyeye yürür,
Vicdanını poşetler, sokaklara tükürür.
Edeb ve merhâmet ve erdemlilik,
Bu üç haslet yoksa; şahsiyet klik!
Akıl işi mi? Anla, düşün yaz,
“Dünya için din feda olunmaz”.
Oturuyordum dağın göğsünün hoşluğunda,
Tarifsiz hakikatler doluydu boşluğunda.
Gül yüzlü fikirleri kibre teslimat züldür,
Hak görmezi görmezlik namerde tenezzüldür,
Ezân ve şehâdetler susmuyorsa vatandır,
Kutsalları reddeden felsefe şarlatandır! ..
Kaderde çok şeyler var oku öğren anla yaz,
Kül edip yandırsan da odunlar anlayamaz!

Ömer Ekinci Micingirt
 

Benzer konular