Micingirt Beyitleri 2

#1
Geldi mevki gitti ar,
Vallâhi ahiret var !..
Âbidlik taslayıp; haddi aşmayın,
Verin infâk deyip kisralaşmayın.
İstiğfar et yaş dök söz ver O yâr'e;
Şeytandan şerlidir, nefs-i emmare.
İnsanlık müsveddesi, binbir türlü entrika,
Sömürdükçe çöküyor; çökecek Amerika!
Garpla şark kavgası,ötesi vardır,
“Söğüt” öğüt,ne diyoruz yıllardır.
At gözlüğü takıp; atlardan indik,
Görmek bedel ister korkusuz dimdik.
Ben ben gürültüsü zonklatır herdem,
Bilmek irfân ister, had bilmek erdem.
İdlip sokaklarında irin dünyanın vârı,
Düşündüren çağrışım,kelebeğin bahârı.
Kim ebediyet, hangimiz hak’ta,
Ben mabetteyim sen tapınakta.
İrfân kemal erdem, vefa emektir,
Vefa Allah için sevmek demektir.
Kibirli adamlar, fücurdan file,
Ar izzet beklemek boşa nafile.
Secde sahih olmaz umuma arzdır,
“İstibra” farz mıdır, elbette farzdır.
İrfân âhlak erdem â'sı âsım’ın.
Kıblesidir benim kafatasımın.
Körlemiş izânı der ki felekten,
Bir gün geçirirler ince elekten.
Fâil hodkâm ise falaka lazım,
Yalancı düzene yalaka lazım.
Tefekkür sorgulama,beyinsizlere yüktür,
Tanrı'ları çoğaltın ; beyin sizlere yüktür!
Hâkikat yazarım , hayrette huyum;
Nankörlük düşünmek okunur muyum
Hiçlikle var olmak eşsiz varlıktır,
Varlık ki, ebedi bahtiyarlıktır.
Sık dişini Mehmet’im, sık dişini daha var,
Mekke Medine Hira ve Hak bizle o kadar.
Islık çalın,duyuyor mu putunuz;
Duymuyorsa beyninizi tutunuz!
Secdeyle teskin olur yârin ismiyle yanan,
Yâradanı unutur, günahlara dadanan.

Ömür
Günbegün anbean karar yazdılar
Bir ömrü haneme zarar yazdılar
Övünme
Çok övünen
Çok dövünen
Vicdan
Her şey satılır rafta
Vicdan hangi tarafta
Kâinat
Şu kâinat billur billur aşk sesi
Bilal gibi çağırıyor herkesi
Ölüm
Ölüm bizi bekliyor,
Bu ölmekten daha zor.
İffet
Senin ile sensizlik bu üslûp ne kadar zor,
Mahrem bilmez işveler artık beni yoruyor
Basiret
İdrak, zekâ, tecrübe hakikati bilmektir
Leyla da ki hakikat cana gidebilmektir.
Kafiye
Manasız kafiyeler yırtık çula yamadır
Tefekkürden bihaber ifadeden âmâdır
On’a
Sakın beni zorlama belli benim sınırım
Hep tevbeyi sırtlayıp hep O’na sığınırım
Tuzak
Benim kalbim çok temiz demeyin bu tuzaktır
Hırs ifşâmız pek yakın telafisi uzaktır
Ben
Benimle ben iç içe benlik ve ben ikisi
Bu bende ki benlerin hangisi hakikisi
Şehir
Bu şehir boğuyor boğacak gibi
Ölümüm şafakta doğacak gibi
Ramazan
İnanç,teravih ezan
Şükür geldi Ramazan
Tevazu
Zirveyi hak eden kutlu tek mevzu
Mutlak samimiyet birde TEVAZU
Oruç
Sendedir ilacı süphesiz asla
Şu müflis beynimi oruçla besle
Dert
Gözyaşı âkıbet derdiyle aksın
Dert edip dertliyle ağlayacaksın
Ölümsüzlük
Zaman saklı elbette, zamanın kertesinde
Ölümsüzlük bekliyor ölümün ertesinde
Miraç
Söz ve ifadeler tâat değil araç
İdrâkin sırrıdır secdede miraç
İç İçe
Benimle hep iç içe dünya ile ecelim,
Kurt görmüş kısrak gibi çığlık atar mecalim.
Üslûp
Senin ile sensizlik,hoş üslûp ne kadar zor,
Mahrem bilmez sineler artık beni yoruyor.
Fedakârlık
Ancak ve sadece idrak varlıktır,
En büyük varlığın fedakârlıktır.
Benlik
Kendine yaşayan mahlûkat tektir,
Çoklukta arama boşa emektir.
Arayış
Uçup gidiyor günler, herkeste bir arayış var;
Aşkın fevkindekiler, yalnız hep O’nu arar.
Benlik
Benlik aslına varır,
Kölelikten kurtarır
Terk
Terk edebildiklerimiz geriye,
Terkimiz mükâfat idrâk hediye.
Kalp
Kalpten dudaklara birkaç bardak çay,
Orkestra başladı Hay Allah’ım Hay!
İdrak
Varın ötesinde nice sırlar var,
Kopar zincirini kır azar azar.
Zevk
Ziyneti zevk olan sevdası şirktir,
Leyla’yı aramak Leyla’yı terktir.
Sesleniş
Seslenişi fark etmeyen âmâdır!
Yârsiz olabilmek saçmalamadır.
Anne
Her dem imrenirim ben, gözü yaşlı anneme,
Adeta aşk tüllenir, inatla cehenneme.
Affet
İdrâka göredir sevgi ve saffet,
Sevmeyi bilmedim Allah’ım affet!
Sancı
Yer gök acı ses verir,ara ara ıhlanır,
Kuytuların sancısı gönüllere mıhlanır.
Göz
Gönül gözün kör ise kâinat sana dardır,
İhtiyacın yekûnu yaşadığın kadardır.
Seyir
Ruhumu coşturur bir cezve şiir,
Peşinden tefekkür peş peşe seyir.
Ben
Kaç asrın vebali durur masamda
Gözyaşım ağladı ağlamasam da
Tolerans
Gözlerin iffetini, moda ile vurdular
İffetin gözlerine, tolerans doldurdular
Ağla
Gurbet, hasret, ak-kara, ruhum ayaz gönlüm yaz
Ağla yüreğim ağla, ağlaşalım gel biraz
İdrâk
Samimiyet atını gözyaşıyla eğerlendiriniz
İdrâkiniz zamanı zamanında değerlendiriniz
Ölüm
Gömdüm rûha ölümü hoca salaya buyur
Aşkı ateş yakmıyor, yetiş gassala duyur
Ağla
Ağla ey deli gönlüm, ağla şu karşı parkta
Aşkın baharı çöktü, mevsim denen plâkta
Bir
Bir Rabim var ki benim, gazabından korkulur,
Aczini fark edenler, rahmetine gark olur.
Hesap
Vakit-miat, ak-kara yaşam bitmekmiş meğer
Hesap kitap bitti mi çığlık çığlığa değer
O Gün
Hayat eşya ve zaman, beni hüzünlere sor;
O gün gözümde tüter, istifamlar yoruyor...
İdrâk
Düşünüp idrâk etsem; idrâk kaplasa yekten,
Tefekkürü kaybetti, beynim törpülenmekten.
Son
Son’u boşluğa atsam, tutup da eteğinden;
Ölene dek beslensem sonsuzluk peteğinden…
Zaman
Geceleri terk ettim, saygı değer uykuya,
Yularımı kaptırdım, sükût bilmez hayhuya.
Af
Karışık bir benzeyiş,ne ölüyüm ne sağım,
Su-i zanlar susunuz! Affeder dayanağım!
Nice
Karanlıkta boşluğa,yalnız köpek mi üren!
Nice köpek türedi erenleri küstüren.
İğreti
Moda gece hırıltı, yamyam ve kadın eti
Yaşanan ham ruhlarda; ölüm azap iğreti
Tercih
Kendine tercih onu aslında mevzu derin,
Altındadır her zaman alan el verenlerin.
İhânet
Biliniz ki tattılar pişmanlığın hasını,
ihânetle birlikte zehrin manitasını.
Hâsıla
Zamanın ötesine gizlemiş yâr sılayı
Gözleriniz kapayıp; seyredin hâsılayı
Yerli
Sarmışlar dört bir yanım, hepsi bizden hep yerli
Kimi altından yular, kimi gümüş eğerli
Şirk
Yiyip içip çiftleşip ışıkta geceliyor
Hikmetinden ziyade şirk aklıma geliyor
Teslimiyet
Sabredenlerdenseniz sükût sizde fark olur;
Tüm varlık teslimiyet heybetinden korkulur.
Hesap
Ben ve bu gün iç içe, bana geçmişi getir;
Pişmanlığın haşyeti, yeryüzünü inletir.
İdrâk
Daha var ötesine kim ununu elemiş!
Bu bendeki rahatlık idrâki peçelemiş.
İlim-Amel
Fiillerim bir yana ilmim amelim yuttu,
Akıbeti unutup dirilisi kuruttu.
Aile
Bu ev sanki yabancı tanımadım veledi!
Ayaklarım altında, yuvanı iskeleti.
Tabu
Terk edemediklerim boynumda kement,
Fikri tüm şartlanmalar benzer element.
Hakikat
Seslenişe koşalım getirin şu yağız atı,
Özde bir yaşayalım çöl kokan hakikati.
Demokrasi
Ciğerlerimi dağlar cuntaların astığı;
Hainleri yatırmaz demokrasi yastığı!
Izdırap
Sadece gönülden aşk arıyorum;
Aşk gerçek ızdırap uyarıyorum!
Balayı
Nikâh ne gerek diyor namussuzlar alayı;
Flört kürtaj leş leşe! Ertesinde balayı.
Fedakâr
Sükût ve ifşa, fedakâr kimdir,
Seyredebilenler, seyre hâkimdir.
Zan
Liyakati doğrayıp samimiyet eledim,
“Zan”larıma takılıp; idrâkte sendeledim.
Hüsran
Gururun gövdesinde soyunarak yat uyu,
İyide suçlamak yok haşyet yayan kuytuyu.
Moda
Ecnebice kahkaha ve yerli gâvurdular;
Yamyamları çoğaltıp iffeti kavurdular!
Tasavvuf
İman can kafesinde iki âlemi saklar;
Ve perdeye takılır tasavvuftan aksaklar.
Aşk
Allah için sevin aşklar aşk olur,
Acı münakaşa, sen-ben kaybolur.
Sonuç
Beşik ve mezarlar ben sen o hani;
Nankörler gösterin, pörsümeyeni!
Bekleyiş
Memur bey Micingirt öldü diye yaz;
Kütükten düşmekle kalem yıpranmaz.
Tespit
Zevkin değirmeninde, aşka yol yok elendik;
Çözülüşle el ele çoktan kelepçelendik!
Perde
Bireysellik benliktir, terk edebilmek erdem;
Ben “ben”e uğramadan gerçeğe kalktı perdem.
Basiret
Deli ve ötesinde meczupça yaşıyorum;
Zihnim ayaz kapalı, buz kar çekişiyorum.
Arayış
Sol elim kalabalık sağ elimde bir forum,
Bir yerlere kaydolmuş, sessizce bekliyorum.
Sanki
Kafam hoş, yüreğim titrek ve cahil;
Kapımda bekliyor sanki Azrail.
Ağla
Zamanla yürüyoruz diri-ölü bir anlık;
Ağla Micingirt ağla kahrolsun unutkanlık!
Sürüngenler
İçgüdü boyasını sınırsızca sürenler;
Okyanusta yürüyen, ayaklı sürüngenler.
Afrika
Açlık siyaha kaldı mideyi soktum rafa,
Tefekkürü terk edip döndüm hissiz tarafa!
Zevkusefa
Enâniyet ziynetim zevk ile filizlendim
Gözlerini kapayıp,basitlikte gizlendim
Bâb-ı Âli
Vicdanlar çiğnenir köşe başında kimisi anırır kimisi ulur,
Sessizce izliyor kalabalıklar sükût kükreyince sular durulur!
Ana
Yaratıklar içinde yeri dolmayacak yâr
Marifet kokusunu fark edenler bahtiyar
Rende
Gece-gündüz dolaşır kendisine gelemez;
Emâneti baltalar nefsini rendelemez!
Kördüğüm
Dopdolu münakaşa beni taşıyan güğüm,
Samimiyet izafi teslimiyet kördüğüm!
Nerde
Hakikatin yolu ne biri bana bildirsin,
Nerde o babayiğit günahlarım sildirsin!
Dünya
Dünya cebimde benim cebimde saklı kat kat,
Zulmet ve nur şu dünya hakikatte meşakkat.
Lime Lime
Gittikçe iz bırakır hasretim lime lime,
Benim olur kâinat eli değse elime!
Dava
Bir ulu sancak ki o göklerde şahlanarak
Yol ettik Akdeniz’i tevhide yaslanarak
 

Benzer konular

Ziyaretçilerden Sorular

2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
704
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,778