Micingirt Aşk Şiirleri

#1
Yitik Yâr

Baş tacıdır ne verse,
Gülümserim rengiyle.
Vuslat derim severse;
Bir bahar ahengiyle...

Gam keder yaş silinir,
Mest eder beni yer yer.
Söz edepte bilinir,
Sükût altınsa eğer.

Ruhum yine tümsekte,
Pek zorluyor bedeni.
Yitik yâr pek yüksekte,
Göğe vuruyor beni.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Şiir Yaz Bana

Bana şiir yaz
Vuslâtın ritmiyle
Isıtsın güneş gibi
Umutlar vaat etsin
Geleceğe yön versin
Saadet devrini hatırlatsın

Şiir yaz bana şiir
Züleyhalara haykırsın sessizce
Yusuflar duyana kadar, birer birer
Hislerim sindire sindire
Yeşeren soluklarla

Teveccühe kalk
Gecenin bir yarısı
Ciddiyetle latifeyi unutmadan
Emanete sadakatle
Gözyaşını mürekkep
Tebessümü kalem ederek
Şiir yaz bana

Bana şiir yaz
İçinde elvedâ olmayan
Mâtem söylemeyen
Hep çileyle dopdolu

Mûsikiler yakarak
Takva zırhı takarak
Sonsuzluğa bakarak
Şiir yaz bana
Şiir...

Ömer Ekinci Micingirt


Su Gibi

Sen her daim sitemkâr sarıl iklimine sal
Gülüşlerin şevkiyle uzatıver ellerin
Gecelerin gergefi senle bitimsiz masal
Sen nadide sütunu örtülü güzellerin

Çakırkeyf sokaklarda kalk gör ben yürüyeni
Perişan gecelerim suskunluğumdan belli
Avuturum zamanı sevgisiz sürüyeni
Yaş damlamış gözüne teselliler besbelli

Taptazesin su gibi ışıkları vuracak
Her bakışın yepyeni rengârenk semâvîdir
Ömür bize yeniden bir ömür doğuracak
Ve seninle birlikte bir ömür masmavidir

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________


Nere Gidelim

Rüzgâr okşuyorum estikçe huşû
İkbâl soluyorum acep ne zaman
Mevsimin âhengi mahzun duruşu
Ezelden ebede beklerim her an

Dizeler zor sabrın izâhı derken
Yaz kış sabreyleyip bekleyip durdum
Ah ettim inledim her sabah erken
Laleye bülbülsüz vuslatı sordum

Üzülmem yâr olan yârene gider
Nedense vuslatı tükenir sandım
Ömrüm nağmeleri sorana gider
Günbegün kendimden kendim kıskandım

Rikkatle bak hele efsunlu hecem
Eğer bakmaz isen ne olur hâlim
Med vakti gel artık bitsin bilmecem
Öldüm ben nerdesin nere gidelim

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Anlatamadım

Kendini savurur boşluğa doğru
Alıp götürüyor hep mutsuzluğa
Gözlerim kupkuru içimde ağrı
Beni de düşürdü umutsuzluğa

Vuslata örülmüş ölüm kıskacı
Yüzüme yokluğun gizini sürer
Kuşkulu hislerin yoktur ilacı
Yer yer acısını bana da verir

İdrâki atlatıp yürekten geçti
Ruhumu çiğniyor hep adım adım
Kahır yudumlattı hareler saçtı
Baktım gözlerine anlatamadım

Ömer Ekinci Micingirt

____________________________________

Yüreğin Ver

Güz yüreğim sende açtı baharı
İçine sığmayan bir koruk tayım
Kimden kaptım hiç sönmeyen bu harı
Hem sende kendimi aramaktayım

Hüzün ikliminde gel sen hoş olur
Ruhum doğar bahar olur kış olur
Elin tutsam taşlar erir tuş olur
Yüreğin ver yüreğimde tutayım

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bu Akşam

Bilirsiniz ruhum yorgun
Sonum bilmem mecnun gibi
Şiirlerim bana dargın
Bu akşamda gidiyorum

Gidiyorum yavaş yavaş
Var sebebi var elbette
Sonsuz şarkı tatlı savaş
Bu akşamda gidiyorum

İşve sitem her haliyle
Ayrı vuslat ayrı mâna
Gitme der mi hâl diliyle
Bu akşamda gidiyorum

Ömer Ekinci Micingirt

Gözleri vurdu

Kavradı ruhumu feryadım durdu
Emsali olmayan sızı bıraktı
Kırgın bakışıyla gözleri vurdu
Ah deyip içlendim içimi yaktı

Uhrevi buğulu çocuk yüreği
Yanan yüreğimde sürprizler saklar
Belki bu yanmalar aşkın gereği
Şiir tulû eder sözü yasaklar

Beni hep o sarar susku rengârenk
Seherin bağrında yer gök uyanır
Nasıl anlatayım bu başka ahenk
Bilmem titrek kalbim nasıl dayanır

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Özlem

Bir özlem var içimde
Engin denizler aşar
Güneş başka biçimde
Dalga hep gece başlar

Kim içimde tek şarkım
Matemlenir yaralar
Belki benim tek farkım
Rengârenk makaralar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sen Bendesin

Canım sana can olsun
Sözümüz Kur’an olsun
Gözyaşım dört biryanda
Yâr olsun yâren olsun

Ömür denen caddede
Sen ben birde seccade
O efsunlu harmanda
Yaş dökelim hacca de

Gezme rüya içinde
Vakur nazlı biçimde
Talih gizli ummanda
Deliyim de hiçim de

Hem acaba desen de
Renkler aynı desende
Yürek sesi beyanda
Sen bendesin ben sende

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Nevhalar

Gecenin nevhaları dökülür birer birer
Keder ağlama sesi delinir göğün dibi
Hissettiğim hendese benim içinmiş meğer

Ne bir ağlama mevcut ne bir nidâ sesi var
Hasretin gayyaları beni fecirden tanır
Belki ulaşmak ister gece yağmur ben rüzgâr
Yapayalnız söz ve ben nesillere uzanır

Ömer Ekinci Micingirt
___________________________________

Sükût-u Lisan

Kimi arıyorum kime varmışım
Dışım karışıklık içim hafakan
Nutkum tutuluyor zonkluyor başım
Görünür bir ışık bilmem ne zaman

Ölümün vaktine sözlerin kalır
Tutsağım ben sana mevzu derine
Her gecem sabaha titrer mıhlanır
Eşiğin olmuşum eşiklerine

Sızlar kuytularım inceden ince
Yanar yüreğimi alır gözlerim
İçime ayrılık hissi gelince
Eşsiz bir hasretle dolar gözlerim

Sükût-u Lisan hem senle duyulur
Renklerin köpürür ruhuma eser
Bu bendeki sevda senle yol bulur
Gül mahzun düşlerim senle gülümser

Ömer Ekinci Micingirt

Mor Düğün

Apayrı işveyle yaktı sözlerin
Sana o hasretten sunmayayım mı
Ruhumu kuşatmış yağmur gözlerin
Şu akan çeşmeden kanmayayım mı

Bendeki sır rüya o gün sorduğun
Aşkın füsunu mu yoksa mor düğün
Rikkatle bakınca vuslat gördüğün
Sultanım adını anmayayım mı

Sendeki bekleyiş çok şeye gebe
Sahilsiz günlerde kalmaz engebe
Köz olmak ne güzel yıktım sebebe
Seninle köz olup yanmayayım mı

Ömer Ekinci Micingirt


Bir Akşamüstü

Yağmurla gürleyip bulutla inle
Beni de dâhil et bükülsün aşkın
Yakala hüznümü tut gözlerinle
Hüzün damlaları süzülsün şaşkın

Bu başka hâsılat gençliğim yedi
Çok şeyler görürsün dön bana bak da
Ve derin sonsuzluk hep örseledi
Saatler yılları uğurlamakta

Var olan yok olan yakılan benim
Yokluğun çığlığı rüyalarımda
Hesap ırmağına dökülen benim
Titrek yakarış var dualarımda

Aynen yaprak gibi rüzgâra karşı
Seherler üfürür zâr zâr yandırır
Geceye bağlarım yedi kat arşı
Bir deli uykudan hep uyandırır

Sükût ne beklersin gel beni sustur
Yüz vermez garibe neden ki sustu
Her şey O’na ait O’na mahsustur
Dayanır kapıya bir akşamüstü

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yokluk Vakti

Kan kırmızı düşler yirmi dört saat
Dahası herkese açılmıyor ki
Yazmakla bitmez ki çile nihâyet
Zehirli zamanlar içilmiyor ki

Nefesim bir soluk aileden ırsi
Sıtmamsı bir durum yer altan alttan
Döşüme yatırdım ölümle hırsı
Hırs ölüm bende mi yoksa fıtrattan

Elliye yaklaştım bizarım kırktan
Sabır taşlarımı bitirmişim hem
Bıçak emiyorum susuz çıkrıktan
Mavzerden dert kardım hançerden merhem

Deli serkeşliğim dem diyecekler
Yok yok frengili bendeki yürek
Görünce upuzun kim diyecekler
Kiminde mor kazma kimin de kürek

Sende bir kazma vur bin bir âh işit
Paramparça hüzzâm susar bu şehir
Ellerime yaslan hissetmeden git
Yokluk vâkti ateş kusar bu şehir

Buz kar yağmur dolu gözlerimde sis
Kitap yazdım oku ay ışığında
Yılan çıyan gelir cürmüme mahsus
Feryadımı sakla kırışığında

Titrek sarsıntıyla buldum huzuru
Sonun eteğinde öyle bir gece
Biraz keşke’lerim biraz göz nuru
Ağlarım ayrılık genişledikçe

Ömer Ekinci Micingirt

Baştacı

Şiir gibi gözleri mısra mısra sürüyor
Dostluğunun işvesi içime üfürüyor
Yumuyorum heceyi hüzün oldu dudakta
His kokan renkleriyle eşsiz soluk veriyor

Sabır üflüyorum hep şirazesiz bu sızı
Ufuklara dökülse terk etse ikimizi
Ezanlara karışsa nağmeleşen şafakta
Sen hep bende baş tacı seni sevda hırsızı

Ömer Ekinci Micingirt

Efsunlu Rüya

Seni bekliyordum hemen ilerde
Bu sendeki işve ağulu pıtrak
Sitemi fark etmiş bizimkilerde
Farkında değilsin uslup pek matrak

Edep iffet sükun benim sultanım
Musiki dinlerim ney nefesinden
Bilmem ki nedense ateş heryanım
Bir anda irkildim tatlı sesinden

Yüzün alev alev kirpiklerin ok
Bense hüzün ağı hisler karışık
Böylesi görmedim başka yerde yok
Bakma öyle bana sevdalı âşık

Efsunlu rüya yâr yaklaş kaçırma
Büyüle ruhumu Itrili sesle
El ele verelim gel hele durma
O’nun bestesiyle beni de besle

Ömer Ekinci Micingirt

Vuslat Deme

Vuslat deme uhrevisiz her aşka
Geceleri ses gelirdi derinden
İçimdeki fısıltılar bambaşka
Hissiyatın kopup gelir yerinden

Sırlı rüya unutamam hisleri
Hüzün nevhaları içimde zar zar
Sana versem içimdeki sesleri
Ümit kuytularım ensende yaşar

Ömer Ekinci Micingirt


Gizemli Renkler

Hüzün yamaçlarım neşve bezenmiş
Bir müthiş cümbüşün bucağındayım
Gülün fısıltısı vadiye inmiş
Gizemli renklerin kucağındayım

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Musikin Olayım

İçimdeki sevinç sahilsiz ada
Zorun kuytuları içimde yaşar
Sanma ölümlüler ölür dünyada
Hep seni yaşarlar hep seni arar

Yer yer kapışırım yokluk sesiyle
Boşlukta bekleyen esirler gibi
Hazan gölgesinde ağlasam bile
Gözyaşım hecesiz nesirler gibi

Gece dökülürken dağın döşüne
Kuşatır yamacı gölge gerilir
Kimler bakıverir fecrin peşine
Bendeyse matemsi sala verilir

Karalar bağlamış yorgun notalar
Uzatma bir tanem sus ara ara
Hep sende bendeki tatlı yaralar
Musikin olayım senli bahara

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gölgeni Görüyorum

Yaş döken hecelerle ben hep sana hasretim
Sadakatin iksiri ve üslubun mihengi
Sen apayrı bir mâna sen büyülü kesretim
Hiç olmanın ötesi sen hiçliğin ahengi

Ve zamandan bihaber zamanı yoruyorum
Şuh kuşatan iklimde şafaklar tez ağarır
Az ötede her yerde gölgeni görüyorum
Var edenin hazzıyla ruhum hep sana varır

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Belki

Her gece bir sokakta
Eyüp sabrı duyulur
O yok ve ben yatakta
Bir acayip şey olur

O benden de elemli
Yansın geceler yansın
Fer yok yüreğim demli
Biri bana dayansın

Tat kalmadı damakta
Duygu nefesim keser
Kapı gıcırdamakta
Belki gelir gülümser

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Dinliyorum

Bakışların dizseydim hecelerin yerine
Hüzünlü bir edayla sabahın sularında
Ruhumun çığlıkları aksaydı içerine
Uyanırdı gözlerim tenha uykularında

Kalbim ateş yağıyor irade yeksan yerle,
Sensiz o günden beri derinden inliyorum.
Sen yokken yıkanırım simsiyah köpüklerle
Veda yok dönemeçte havf,reca dinliyorum

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Neredesin Can

Zannını geçmekse,seyir hem madem;
Hiçliği değişmem, saraya yat’a.
Ademiyet benim, asli ifadem
Ruhum feda olsun büyük sanata!

Kafam boş gönlüm boş, bitti takatim,
Acizlik bu olsa, insanlık hâli...
Sanmayın üç dörtlük tek liyakatim,
Bende ki bu acı hâlin vebali?

Yönelişim Ona, neredesin can?
Aşk bir arayıştır, belki arifi.
Zıtları cem eyle yüreğimde yan,
Belki aşk yanıştır, var mı tarifi!

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Gecelere Sordum

Köz döken gözlerim aleve sabret
Gözler tasavvuru ateşe verir
Belki göz yaşlarda gizlidir ebet
Aşkı düşündükçe ruhum yeşerir

Bende anlamadım bendeki huyu
Bazen renksiz kalır bazen pembe mor
Günbegün tükenir beynimin suyu
Rüya ikliminde sanki kudurur

Donakalır rüya ve sonra biter
Nasıl anlatayım bilmem ki bunu
Uyanırım baygın dört biryanım ter
Gecelere sordum derin uykunu

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yıka Gözlerinle

Gökte bulut gibi, yerde dupduru,
Kılıçtan keskinsin ve kıldan ince.
Sen hep ağlamaklı bense kupkuru,
Bana ölümü ver, ölmeden önce

Sonra mahsun mahun çağırana bak,
Birlikte yıkasın, pak tenimizi.
Hissiz duygularla ağlaşsın sokak,
Hırsızlar yıkasın bedenimizi.

Kefenin içinde, sarıl sar bırak,
Fırsat melekleri gelmeden önce...
Yıka gözlerinle öp ıslanarak;
Bana son kez dokun haber gelince!

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gülizâr

Düşlerimin hârı hep senden gelen
Aşkım susuşlarım dindi gülizâr
Kime müptelasın bensiz ellerde
Köz oldu sevdamız yandı gülizâr

Ney mızrap ses olsa sessiz gizine
Yüreğimi salıp essem yüzüne
Güzellikler saldın göğün yüzüne
Sevenler geriye döndü gülizâr

Edep işve neşve vefa nerede
En derin acılar kimi yâr ede
Bülbüller zarlanır karşı derede
Çağlayan zemheri dondu gülizâr

Yüreğim dağlıyor okşayan dilin
İffetin ahengi hele ver elin
Ilıtır çözülmez büyülü hâlin
İçime akışın sondu gülizâr

Leyla’yı mecnunu arzu kamber’i
Ben o deli adam sense bir peri
Gülizâr feleğin zorlu çemberi
Yıkıldı düşlerin bendi gülizâr

Ömer Ekinci Micingirt

Koşuyor

O titrek bir ceylan bekliyor hâlâ
Sükûtu duyulur her an gün boyu...
Hep benle beraber hep benim ile
Dertleri boşaltır derin uykuya

Ürperten yalnızlık ve yokuş diyar
Yürüyor geceye boyun bükerek
Bazen bir ilkbahar, zemheri yer yer
Boşluğa koşuyor beni çekerek

Ömer Ekinci Micingirt


Vuslat Ver

Aşkta akıl iflâs, aşk ürkek ceylan,
Bir şehri kuşatır, dünyayı yer yer.
Adeta eriyen mum gibi her an,
Bazen de cân verir canını ister.

Aşk nedir mecnun kim Leyla ne söyle,
Belki de hep yanmak, yanmak hep böyle,
Allah’ım gayeyi hayırlı eyle,
Sabır ve metânet birde vuslât ver.

Ömer Ekinci Micingirt

Sus

Ağlama yaş döküp gözlerine yük
Fısıldayan köhne zamanlarda sus
Sükûtun ahengi tatlı bir ufuk
Şafağı inleten kemanlarda sus

Umut huzmeleri her gece çeşit
İçim çağıldıyor kulak ver işit
Geçmişi hatırla derinlere git
Ayazlarda konuş yangınlarda sus

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gözlerime Bak

Vakti yoruyorum yine bendeniz,
Beklenen liman var huzura doğru.
Ne bir nefes kalır nede gölgemiz,
Tıpkı Aras gibi Hazar’a doğru...

Sönmüş ocak gibi ezelden yanık,
Şehri mâtem basmış ben mi uyanık,
Yüzümü okşayıp gözlerime bak,
Arada bir can, mezara doğru.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vuslat Sarığı

"Eriyen erendir" der ehli kâmil,
An olur nazar aşk gizinde olur.
Hivâ,Yesî,Taşkent,nedir Şeyh Şâmil,
O’na giden yollar izinde olur.

Kulun râbıtası sonun merağı,
İnancın renkleri közünde olur.
Seherde sarmalar vuslat sarığı,
Ve kutlu arayış özünde olur

Azaptır kendine, kulun kendisi,
Çehrenin zifiri hazzında olur.
Lâkayt her sine ne efendisi,
Çılgınlık cinneti vâzında olur.

İçim hep burkuntu yaş oldu elli,
Yanış tek birinin dizinde olur.
Sonun tesellisi nabzımdan belli,
Dönüş tekbirinin bezinde olur.

Getir salâvatı, zirâ bir satır,
Uhrevi derinlik sözünde olur.
Korkutan gerçeği kim hatırlatır.
Belki de bir veli gözünde olur.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Geçecek

Kuşatıp gecemi verdin acını
Eşsiz duvarları atlattın tek tek
Nasipse içersem hiç ilacını
O gün bütün güller renk renk açacak

Hep mağrip duygular ruhumu eler
Sahilsiz koşturur sabahlara dek
Zihnim hendesesi derin geceler
İnşallah hayırla gelip geçecek

Ömer Ekinci Micingirt

Gözlerin Gizemi

Bu bendeki neşe sevinç aşk senden
Gözlerin gizemi ah neler neler
Sen beni çıkardın küflü mahzenden
Hem yaşanmışlıklar kimi örseler

Yalnızlığa değer seni bulduysam
Dokunur ruhuma rengi simânın
Ne zaman bir yerde adını duysam
Çığlığı olurum sensiz zamanın

Yelken açıyorum masumca her an
Coşkulara doğru "keşke"li yorum
Bambaşka yaratmış seni yaratan
Bütün engelleri lanetliyorum

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Neredesin

İçimde akşamın mehtâbı kaldı
Seyrine doyamam hoş manası var
Aşka mahkûm etti ömrüm çoğaldı
Yüzün hak kokmalı ölene kadar

Nerede görürsen gölgemi şayet
Koş gel kavuşalım leyla’ya inat
Hasret köz düşürür yakar nihayet
Beni yakan ateş senide yakar

Geldik gidiyoruz neredesin yâr
Canımın nazlısı sende bir hâl var
Huşu secdeleri eylesek ikrâr
Vuslata kapalı aşk neye yarar

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Ki

Tasvirledim seni hüzne sakladım
Yer yer gülümsedin darılmadım ki
Yokun dudağında yok kucakladım
Siretin görüldü görülmedin ki

Söküklerim arttı seni görünce
Zamanı unuttum,zamandan önce
Mısralar döktürdüm sessiz derince
Sözüme ram olup durulmadın ki

Üşüyorum yaklaş hele tut beni
Kuşat güneşinle sar ıslat beni
Bahtiyâr eyler ki bu vuslât beni
Bir ömür boynuma sarılmadın ki

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sessizlik

Muttasıl bakışlar yorgun ifâde
Veyahut müşterek sözlere varmak
Maksadı arz etmek sözden ziyâde
Melali anlatmak belki yalvarmak

Yine akşam geldi bilsen hayatım
Ölümlü geceyi sağıyor herkes
Vakit mışıl mışıl uyku bir atım
Derin bir ürperti sessizlik tek ses

Tesbih çekiyorum şeytana inat
Mısralar yol yürür uykular tekler
Şu mor dörtlüklerim kime emânet
Alnı seccadede birini bekler

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Bakışın

İhlâsın renkleri sendeki hayâ
Bakışın yeterli beni ihyâya
Hislerin büyüsü apayrı bahar
İbrişim örülü sendeki maya

Bulut gibi yüzün benzersin aya
Sensizlik içinde başladım Hayy’a
Hep, hiçlik uğruna meçhullerim var
Ve O’na sığındım Emri Rızâ’ya

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sensiz

İçimi yakıyor sevdanın tülü
Bu gün yine geçti bir günüm sensiz
Kayboldu güneşim duman örtülü
Soymayın ölürsem atın kefensiz

Bir tatlı hasret ki her şey bilmece
Ümitle bekledim yine bu gece
Her günüm ızdırap her gün işkence
Yapayalnız ruhum çıplak, bedensiz

Çileyle yoğruldum daha ne kadar
Gözlerim kan revan yaşlar duâdar
Yanarım sabırla böyleyse kader
Sevdam duman duman kavruldum sensiz

Yüreğim karakış temmuz ayında
Micingirt perişan kendi hayında
Aklım terki diyar aşk sarayında
Deli divaneyim cepsiz cepkensiz

Ömer Ekinci Micingirt

Öyle Güzel ki

Yosun gibi serin
Ve ıslak mimikleri tedirgin
Öyle güzel ki bakışı

Boşluklara koşuyorum onu görünce
Körpe beden sessizliği
Seher yeli tıpkı saçları
Yüzü dupduru yağmur bulutu
Öyle güzel ki bakışı

Yokluğu tutsak gibi
Gözyaşları inci gülüşün toy düğün
Hele elleri ellerin sorma
Öpmüşüm gözlerini
İçimde hatmelenmiş
Öyle güzel ki bakışı
Öyle güzel ki

Ömer Ekinci Micingirt

Gözler

Rengârenk tılsımlı nurdan örtülü
Sihirli türküler anlatır gözler
Hüzünle yayılır sevdanın tülü
Sevdayı içime damlatır gözler

Göz vardır mercandan sarayı görmez
Göz vardır gönülde yarayı görmez
Göz vardır simsiyah karayı görmez
Bazen de kafayı demletir gözler

Çisil çisil endam adeta peri
Göz vardır kıskanır kır çiçekleri
Göz vardır çok özel kalbimde yeri
Bir başka musiki dinletir gözler

Göz vardır insanı nara götürür
Göz vardır yareni yara götürür
Göz vardır adamı gora götürür
Civanı nazarla gümletir gözler

Elası mavisi yeşili vardır
Hüzünlü vefalı neşeli vardır
Ceylanı elvanı cilveli vardır
Duyguyla mesajı anlatır gözler

Göz vardır kehribar Bilal’a benzer
Göz vardır bal gibi şifalı anzer
Göz gördüm kahveden gönlümü bezer
Sevdalı gönlümü nemletir gözler

Renk renk çeşit çeşit gözler var ama
Sevda bilmezlerde şifa arama
Merhem oldu ağu gözler yarama
Gören soluklarla sonlatır gözler

Gören göz aradım derinden sessiz
Boyasız sürmesiz riyasız süssüz
Sevdaya sevdalı sevdası eşsiz
Yaralı Ömer’i inletir gözler

30.06.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

İklimin Olayım

Yoksa boğulurum uzat elin ver
Beni itekleyip ırmağa attın
Büyülü duygular hoş seslenişler
Füsunkâr tatları benimle tattın

Seven sevdiğine kapı aralar
Vaktin uzunluğu kimin günâhı
Benli hasret değil vuslat yaralar
Aynen kabir gibi sabrın eyvâhı

Bu nasıl seyahat yolcu nerdesin
Gündüzler çok ağır geceler çetin
İklimin olayım hangi yerdesin
Bensiz iki büklüm senin hicretin

Ömer Ekinci Micingirt

Ağlatmam Seni

Acı gün dileyip gözyaşı versen
Versen de ben artık ağlatmam seni
Tarumar eylesen çulumu sersen
Sersen de ben artık ağlatmam seni

Yüreğimde yeşer hüznün ver ya da
Hazan çiçeklerim gitmesin yâda
Senden başka kimin var ki dünyada
Dersen de ben artık ağlatmam seni

Gün dönümü saça düşen ağlarım
Duygu sardı yine yürek dağlarım
Mevsim hazan sorma niçin ağlarım
Sorsan da ben artık ağlatmam seni

Bende keder sende sevinç neşe var
Yaşım daha hele elli beşe var
Yorma beni güneş doğar kışa var
Yorsan da ben artık ağlatmam seni

Senle ben sevmişim giz’li çilemi
Çilelerde saklı aşkın kelamı
Fırlatıp başıma vursan kalemi
Vursan da ben artık ağlatmam seni

Bendeki sessizlik huzurun sesi
Sükûtu heceler hece ötesi
Gelsen doluverse vuslat teknesi
Dursan da ben artık ağlatmam seni

06.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

--------------------------------------------------------------------------------


Dar Vâkit

Tasvirledim doyamadım
Ay çehreli güneş neymiş
Ses buğulu duyamadım
Yüreğimde çalan ney’miş

Akşamüstü kışa doğru
Öpüyorum yaş gözleri
Koşuyorum boşa doğru
Akîk, Necef hoş gözleri

Kaçıyorum satır satır
Tenhâlarda içim sızlar
Biraz sitem ve hâl hatır
Dar vâkitte hû avazlar

04.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

--------------------------------------------------------------------------------

Aşk İle

Anlatabilecek kafamda nice
Dörtlükler sakladım beyitler ile
Hep seni seyrettim sessiz gizlice
Markatlı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile
Yaş döktü o kütük dile gelince
Sokakta kahkaha bendeki çile
Yer-gök raks ederdi yüzün gülünce

Gözleri mâbedim özlemin mihrâp
Kölesi olayım ömür boyunca
Gönlümün fermânı aşk olsun yârâb
Yandıkça yanayım ismi duyunca

Ömer Ekinci Micingirt

------------------------------------------------------------------------------

Hâlâ Gelmedin

Unutamadığım ismin andığım
Mor çiçekler açtı hâlâ gelmedin
Nerelerdesin sen yârim sandığım
Kasırgalar geçti hâlâ gelmedin

Kimseler duymasın gözlerime bak
Ben sende kavruldum güneşte toprak
Gel firar bahçemde uç yaprak yaprak
Zaman zehri içti hâlâ gelmedin

İffet reçinesi tenha geceler
Zihnim muallâkta nasıl niceler
Yuvayı besleyen derin heceler
Vakitlerim kaçtı hâlâ gelmedin

Uzun hava çaldı bam telimde dün
İçimde fışkıran köpüğü yosun
Sensiz çığlığımı duyuyor musun
Ömre ömür biçti hâlâ gelmedin

İçli uçurumlar koş adım adım
Bir yığın sözüm var birkaç saatim
Yüreğim yanıyor anlatamadım
Öldüm gece üçte hâlâ gelmedin

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Mahmur Bakış

Kimse anlayamaz bendeki hâli
Anlat deme bana anlatamam ki
Ömrümü tükettim seni bileli
Bana bir hal oldu seni görünce

Hüznü kucaklarım matemle her an
Sürüyen yazgı bu benle numayan
Biraz gülümseyip secdeye dayan
İdrak vecde geldi seni görünce

O mahzun yüzünü özledim gene
Gel mahmur bakışla bakmayı dene
Vuslat yakın olur duâ edene
Sevda vuslat buldu seni görünce

Bakışın kıvılcım üslup hâralı
Zümrüdî iklimin mahzun maralı
Dörtlükler acemi bağrım yaralı
Yaralarım soldu seni görünce

Ben hep seninleyim sen sitem yine
Geçmişi eğirip aşka gelsene
İffet abidesi, şirin çingene
Ruhum sende kaldı seni görünce

O mahzun yüzünü özledim gene
Gel mahmur bakışla bakmayı dene
Sende doğdum öldüm, öldüm bin kere
Aklım sende kaldı seni görünce

Gözlerin yâr o gözlerin
Yâr o mahmur o gözlerin
Kurban olur yoluna hep
Ölene dek o gözlerin
Yâr o mahmur yâr gözlerin

Gözyaşı yolladım yazı kadere
Ölüm çığlıkları bizdeki töre
Senle doğdum senle öldüm bin kere
Bana bir hâl oldu seni görünce

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Sevi

Ömrümün en baharı âşıklarsın narası
Takatimi eşeler duyguların yarası
Çile heceliyorum yangın dörtlüklerde var
Uğultuya bürünür gözlerimin karası

Ben hüzünler sağdıkça yağmur gülümser gökte
Hissiyatım toy düğün çok şey saklı yürekte
Mevsimin serinliği yer yer ters eser rüzgâr
Gidin bakın asılı hıçkırıklar direkte

Huzur besle micingirt O’na sergile varın
Sevi almadan vermek sevmek çocuktan nârin
Gerekirse dizüstü ona koşmak bir ömür
Muhâbbeti vuslatsa git yolunda öl yârin

17.12.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------


Aşk Olsun

Anlatabilecek kafamda nice
Dörtlükler sakladım beyitler ile
Hep seni seyrettim sessiz gizlice
Markatlı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile
Yaş döktü o kütük dile gelince
Sokakta kahkaha bendeki çile
Yer-gök raks ederdi yüzün gülünce

Gözleri mâbedim özlemin mihrâp
Kölesi olayım ömür boyunca
Gönlümün fermânı aşk olsun yârâb
Yandıkça yanayım ismi duyunca

08.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


-------------------------------------------------------------------


Aşk Hizmettir

Aşk öyle bir yanış ki; yananlar anlar,
Mevcudata hizmettir, aşk heyecanlar.
Tasavvuf gerçekte aşk, aşk yaşayanlar,
Aşkta ısınamazlar, ısıtmayanlar…

17.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Aşkı Helâl

Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk
Sevda besler çile tüter sonsuz aşk
Ar kalmadı düğünlerde toylarda
Mecnûn gibi yanar mı hiç donsuz aşk
Vuslat bilmez neşvelerdir sensiz aşk

Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk
Hiç olur mu hissiyatsız cansız aşk
“Bir” kalmadı en cezbeli aylarda
İstikâmet müstakimdir yansız aşk
Leylâ sesi fısıldaşır zânsız aşk

Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk
Tutsağıdır her zilletin dinsiz aşk
Sır kalmadı aşk denilen şeylerde
Boş hırıltı Ona rağmen Onsuz aşk
Tek menzildir aşk-ı helâl “ben”siz aşk

23.01.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Yitiğim

Benzersiz realite tüllenir ara ara
Bu öyle bir güzel ki bahar verir bahara

Dökülecek bak yine derdimin huzmeleri
Ona sevda dedirten gözyaşı hızmaları

Sitemli günlerdeyim oldukça doludizgin
O benden de perişan o benden daha üzgün

Sen içimde teberrük eşsiz hatıra gibi
Sükûnumun mayası sen evimin edibi

Ömer Ekinci Micingirt

Ağladı

Yüreğim nigârdır susmuş dedim de
Çevirdi yüzünü güldü ağladı
Tasvirler izâha küsmüş dedim de
Unuttu gülmeyi daldı ağladı

Sabrı çekiyorum vaktin benzine
Benim gibi hüzün geldi yüzüne
Bilmezleri sardım hasret bezine
Aklımdan geçeni saldı ağladı

İlan-ı aşk yoktur aşk bahçesinde
Yalnızlık birikir yâr bohçasında
Sessiz bir yorgunluk var lehçesinde
Peşimden namazı kıldı ağladı

Titreyen elleri saklıdır giz’de
Mevsimler tükendi gitti bu yazda
Sevenler ölmezmiş duydum vaazda
Her gece uykumu böldü ağladı

05.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

-------------------------------------------------------------------

Aşkı Huzur

umutlarım gürül gürül
eskittim kuşkuları
elma şekeri çocukluğum
sevda şerbeti sürdüm dilime
ve hasadım taşlı tarla
aşk kaçmış gözlerime

gecelerin zifrine ne destanlar sakladım
koşuyorum sabır taşlarını dökerek
öfkem cehennem
yeşillerim kar altında mevsim uzun
sözlerim utangaç gözbebeklerim ustura
yüreğim gecekondu
ya yürüyüşüm yürüyüşümü sormayın
çakırkeyf şizofren sarhoş
yaş gözlerim
gözlerime aşk kaçmış

vuslat sokağına nedamet toprağı sermişim
avuç dolusu acı küfeler dolusu hüzün
gam keder fedakârlık zaman bakış
hasret şarkıları söylüyorum
tespite vasıta benim bahçenin
yediverenleri
huzursuzluğum kaç bahardır
mısralarım dargın ve yorgun
ve eskidim
neredesin aşk-ı huzur

aşk mavisi dörtlüklerim şiirlerim pek artist
cümlelerim sihirli hecelerim tabutluk
sahifeler ayışığı yazdıklarım muâllakta
gözlerime aşk kaçmış
aşk kaçmış gözlerime

08.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

--------------------------------------------------------------------------------

Desinler

Sevgilim otağım yürek ocağım
Göğe kurşun sıkıp aşk vuracağım
Sensiz kavgaları durduracağım
Kimin divanesi sarhoş desinler

Sensizlik kaygısı sardı sinemi
Gülüşün katresi yoksa bene mi
Ben sendeyim sende gördüm ene’mi
Kimin pervanesi koş koş desinler

19.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Büyüler

Ay ışığı gibi kalp atışları
Sükûtu yaydıkça çiçekler solar
Hasret yudumlarım günbatışları
Mahzun ıssızlıklar içime dolar

Rahmete sığınıp kuytuya yattım
İzahı imkânsız uykular tattım
Çok şeyler izledim gözü kapattım
Rüyayı büyüler birazdan gelir

25.02.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Sitem

Deşmek değil benim derdim yaranı
Seni yoruyorum yine bendeniz
Gölgeme değmişti masum gölgeniz
Gitti Leylâ gibi açtı aranı

Benim sitemlerim ezelden yanık
Senli uykularda sensiz uyanık
Rüyalar göresin gözlerime bak
Sonra el basayım gönder Kur’an-ı

19.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


--------------------------------------------------------------------------------

Yak Beni

Göm kalbine boşluğun parmaklarını
dinle kendini üzüntüdesin
tükür öpücükleri
aşkın çekirdeğine
eri tüken
yok ol

Kanat gözyaşlarımdan başla
yıllanmış oluyorum sensiz
enkaz şiirler
ve ben

Dinle kendini artık üzüntüdesin
salıver güzelliklerini
gel zaptet beni
yak beni serinlet
erit tüket yok et
yak beni
yak

11.03.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Yağmur Gibi

Geceme eser mi târifsiz rüzgâr
Tedbir ve takdirler gerçekte denge
Dirilten çeşmeler tasavvufta var
Şükür ki kaptırdım aynı âhenge

Gerçeğe vakıfsın ondandır yağman
Aynen yağmur gibi sırtımdan öptü
Zamana sarıldım her şeye rağmen
Ötesiz ne varsa her şey köpüktü

Ömer Ekinci Micingirt

--------------------------------------------------------------------------------

Gel de Anlatıver

Uykuyu solukla gel bende uyan
Demirlerle kaplı sedire yasla
Hasretimle kırpış yüzümle boyan
Yüreğin tutayım hoş iltimasla

Kuytular tertemiz sensizlik izi
Sabretmek gerek ki olsun meyvası
Ötenin gölgesi aşkın temyizi
Yosmalara mahsus nefsin hevası

İzânı eskimiş arda kördü hep
Namusluda namus namussuz da et
Engerek çıyanlar zânnı ördü hep
Bakışı hâinlik sözü necaset

Aşkın derinliği vakitlere bent
Ömürlere ömür doğuşa ebe
Kim bilir belki de Leyla’ya kement
Gel de anlatıver aşkı merkebe

Ömer Ekinci Micingirt

Ömer Ekinci Micingirt

Yüzün Döküle

İster konuş, ister sus,
Sırla el ele verdim.
Gül gülümle mukaddes,
İsmini güle verdim.

Her lahza hasret çekmek,
Tükendim ben vesselam.
Aşk yaraya tuz, ekmek,
Ben beni sele verdim.

Nam, nişan güle güle,
Kendimi yere serdim.
Bensiz yüzün döküle,
Ruhumu bile verdim

Ömer Ekinci Micingi

Maksat

Kuşat azabım dindir
Her kuytu avaz avaz
Ses ve mahrem senindir
Sus terk eyle mânâ yaz

Sözlerin yorgun gibi
Koşa koşa aksadı
Ülke boyu terkibi
Aşıyor bu maksadı

Hissedersin hem madem
Nerde şimdi çilekeş
Aşk meşk değil ifadem
Renk koku ses diriliş…

Ömer Ekinci Micingirt

Ahvâlin

Rüzgâra denizler bana sen gerek
Azgına tutsaklık urganı kalın
Gitmek istiyorsan bakma gülerek
Dilinin ucunda hep hoşçakalın

Umutsuzlukların umutlar deler
Sesler ve korkular birde perdeler
Ve sevinçlerimiz sâhi nerdeler
Sahtekârlıklar açık ve yalın

Yer yer derunuma kalleşlikler tam
Yerleşmek isterken reddeder kanmam
Bir ömür hep seni yazsam uslanmam
Alın dörtlükleri mahremsiz alın

Yıllardır koşarım mısra arası
Yalnızlık salıyor fecrin narası
Yarenin güzeli yürek yarası
Ölümden farksızdır ölümsüz hâlin

Yazdıklarım boğuk vakit hep gece
Saatler ihtiyar zamansız hece
Zihnimi tırmalar derin düşünce
Ruhumun çığlığı senin ahvâlin

25.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Hayallerimiz

Islat gözlerimi yalnızlık aksın
Yorgun sabahların yazgılarıyla
Beni sensizlikte arayacaksın
Umutsuzlukların çizgileriyle

Sakın terk ederken isteme izin
Çok şeye gebedir belki bu şehir
Ateş ve kelebek seçmemeksizin
İçimde yanardağ mısra ve şiir

Böyle sürmeyecek kahretsin teksin
Yine bak boşlukta hay ellerimiz
Yer yer gençliğimi isteyeceksin
Uçurumlar gibi hayallerimiz

Ömer Ekinci Micingirt

Sende Gittim

Sen beni terk edince terk edip bende gittim
Yüreğine gizlenip, gitme desende gittim
Hakikat noktasında edebi tende gittim
Gitmelerin tarifi, izâhı dönüşsüzdür
Hep seninle beraber birlikte sende gittim

19.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

İhânet Olmaz

İfâdem giyinik sözlerim fasıl
Sözün en kısası sükûttur asıl
Nefsin hakikatı nerde ve nasıl
Kuru şikâyetler doldursan dolmaz

Buz kar yağmur dolu buhardan ayrı
Öze erilmeden seyr olmaz gayri
Gecenin şerriyle sabahın hayrı
Vehmi hesapladım hesaba gelmez

Gerçekte güzeldir sevdanın büstü
Şüpheyle koşanda kırılır testi
Çekip gidesim var bir akşamüstü
Haddini bilende ihânet olmaz

11.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Duygu

“Seslenişe kör olana ter yoktur
Pusulası zevk olana yâr yoktur
Organları taşısa da vebâldir
Benlikteyse duygulara yer yoktur”

02.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Aşkı

Aşkı göremezsin göz attığında
Aşkı aşkta görmek idrâk meziyet
Aşk bir yanıştır ki anlattığında
Yanana eziyet aşka eziyet

28.08.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt


Aşklar Vesile

Kaderin ziyneti seçtiğim sensin
Ömrünü ömrüme biçtiğim sensin
Ve çölde su gibi içtiğim sensin
Acıyan hislerim senle tatlanır
Istırap yüklenip kaçtığım sensin

Aşka gider yollar kalk senin ile
Duygular yeşerdi rüyalar bile
Vuslatı ben değil Allah’dan dile
Ölümsüzlük başlar aşk kanatlanır
Gâye O’na gitmek aşklar vesile

Ömer Ekinci Micingirt

Sükûtu Hayâller

Faş eyledim ara ara derdimi
Çile nerde biz nerdeyiz sus bayım
Korku gelip ifşa sırrı verdi mi
Varlıkta yokluğu unutmaktayım

Cahaletim çok laf ettim seneme
Her şey açık biriktirdik ahları
Cürümler doldurdum fakirhaneme
Seherden sehere gel sabahları

Buz kar yağmur ve tasavvuf ilmine
İtibar yok işaretler yanıyor
Boyun eğdik zevkin azgın zulmüne
Zillet boyasıyla aşk boyanıyor

Neredesin bekliyorum gel ey yâr
Dün ve yarın vakitlerim düş oldu
Aşk pahalı sevmeler yoz hesap var
Sükûtu hayâller aşk cümbüş oldu

06.08.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Vuslat Barınağım

Gülüşlerini yelpaze yapıyor
Hüzün darbeleriyle sendeliyor
Kelimelerle boğuşuyor topraklar savuruyorum

Geceleri hasır-altı
Sus sıkıntılarıyla huy duvarlarını örseliyor
Suskunluğunu kuşatıyorum

Manasına eremediğim sözler ediyorum
Çile rüzgârının öpücüğü altında
Beynime evrensel…

Zaman savurgan, mevsimler izâfi
Bir şeyler yapmak lazım
Geçit’e hızlı tren Yunuseli’ne havaalanı
Bana da sen lazım

Tahta evler yok
Ve kaybetme korkusu
Tahsisatım sen

Gözlerinde ıslanmış üzüntüler
Yer yer serüven biriktiriyorum
Gelsen artık
Vuslat barınağım

02.08.13 Bursa


Hal Düştü

Hasretimin göğsüne omuz çöktü dal düştü
Vuslata eremeden çığlıklarım lâl düştü
İstikâmet gel-gitler ışığımı kaybettim
Istıraptan öteye bir bambaşka hâl düştü

23.07.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Aşk Diliyorum

İçimde fırtına yer gök inledi
Naz akşamlarıydı gözlerin tül tül
Yorgunum bu günler gam perçinledi
Çağır kaygıları şiire dökül

Ruhum yıkıldıkça saklanıp sına
Vefasız kentlerin şivesi aksın
Saklanıp uzaklaş koşarcasına
Yoksam da sesimi hep duyacaksın

Bütün yalnızlığım suskunluğum sen
Katıksız tertemiz sözler var amma
Yine dalıp gittim boş ver istersen
Yalan bakışlara asla aldanma

Ne çok yokuş çıktım altında karın
Öksüz çocuk gibi bekledim seni
Peşinden koşturdum ağır kumarın
Yüzyıllar beklerim gitsen gelmeni

Ben senle arındım tasadan kirden
Ne güzel yokuşun sırtını oğmak
Uzattım elleri diledim bir’den
Düşündüm zor değil yeniden doğmak

Gözleri mühürlüm sitemkâr yârim
Taptaze baharım doyumsuz şarkım
Azgın rüzgârlarda senle eserim
Her daim tertemiz dupduru arkım

Sensiz ölüyüm de kucakla yine
Düşleri kamaştır sabahlara dek
Zamanı itekle hemen peşine
Koruman olayım elimde değnek

Açıp kapıları çözsek düğümü
Kalpsizin birisin sus biliyorum
Bilsen gözlerinde hep öldüğümü
Hissettir azıcık aşk diliyorum

23.05.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Sen Gelirsin

Hüzün yağmurlarıyla özlemleri giyince
Ölüm başlar peşinden şehir çöker başıma
Ağulu fırtınalar yüreklere değince
Şu ömrün yokuşunda sen gelirsin düşüme

Gelişlerin asuman gözlerim nem sürüyor
Talihim, tek senfonim uzaklık üfürüyor
Gölgelerin yokluğun varlığına yürüyor
Meltemin çıkışında sen gelirsin düşüme

Sen gelirsin büyülüm hasret derin hisler giz
Her bir köşe başında bulut benim güneş siz
Pencereni kapama kalamam ben güneşsiz
Boşluğa bakışımda sen gelirsin düşüme

Sensiz mısra yazsam ne, pek bir değeri yoktur
Şiirlerime dokun, beni sana yaklaştır
Umutlarım hep mahsun hayallerim çocuktur
Hararetli kışımda sen gelirsin düşüme

Islak velvelelere öykümüzün eliyle
Üç lâf etsem şiirsel, günâhı vebâliyle
Sükût ve çığlıklarım yaş oluyor hâliyle
Sen hep benim düşümde, sen gelirsin düşüme

Ömer Ekinci Micingirt


Yol Boyunca

Gurbet elden ıssız dağın başına
Kaçar iken yol boyunca ağladım
Düşmüşüm ben virâneler düşüne
Duçar iken yol boyunca ağladım

Mor tepeler sessizliğe açılır
Türlü türlü vakitlere geçilir
Yaş ekilir hüzünlerim biçilir
Biçer iken yol boyunca ağladım

Yağmur bile mutsuzluğa yağıyor
Rüyalarım delik-deşik boğuyor
Gün düşerken yenileri doğuyor
Geçer iken yol boyunca ağladım

Tek tesellim şiirlerim felekten
Özlemlerim geçirilir elekten
Hasret sarar pişirir hep yürekten
Naçar iken yol boyunca ağladım

Ninemi aradım yüzünde peçe
Köy ile mezarlık girmiş iç içe
Cemreler üşütür Micingirt göçe
Göçer iken yol boyunca ağladım

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Tutulacak

Ürkek şiirlerim karmaşık duâ
Kurak mısralara yağmur bulacak
Artık kar yağmıyor bak Uludağ’a
Yüreğim yanacak gün tutulacak

Leylâk kokuyordu girdim bir bağa
Kelebek misâli kondum yaprağa
Sığınmışım Veysel gibi toprağa
Yüreğim yanacak gün tutulacak

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Matemin Aşk

Tuzak bilmez yer gök gölge rüzgâr
Geceler bitti aşk ihtiyar yorgun
Güzelden sonra öl iplik iplik yâr
Şiir kursağında rüyâyı kuşat

Ovaları topla çiz hudutları
İlham fışkırdıkça rüyam kapkara
Dağları uçur vur haydutları
Uzan ufuklara gel ara ara

Hoyrat ol fısılda yalnızlıklara
Bazen susmuş bulut bensiz kol kola
Ay ışığında hep sürüklen vara
Şarkılar söylersin belki gün ola

Beni götür sana, bana sen getir
Şeffaf ve samimi gayri olmasın
Geceler hep siyah hep simsiyahtir
Matemin aşk olsun bitmesin yasın

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sözlerim Yarım

Renkleri elimde yüzü var dağda
Kar yağar rüzgârla birde ben varım
Ağrıma tuz basıp ağular sağda
Belki tamamlarım sözlerim yarım

Yüzüm hep dökünük güldü tut dedi
Geceler yırtılır bedbaht sat dedi
Ölüm derinliği gelen git dedi
Yağmurlu bir yokluk karşımda duran

Nice ceylan gözlü çirkinler gördüm
Adeta yıkılmış izandan çoğu
Boşluğa bağırdım, bağırdım durdum
Mazgala terk etmiş gitmiş çocuğu

Çok şey icat ettik bilmem ki niye
Aklımda başka şey içimde sızı
Usulca bakarım utansın diye
Sustu celallendi izzet hırsızı

Fikirler tanımsız öldüren zehir
Kederden mevsimler gamdan vakitler
Aşkı düşündükçe eriyor şehir
Sokakta sevişir küpeli itler

23.10.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Helâlim

Gülümsemen baharım, susmaların kış dedim
Yüzün hep ayışığı, kaşların nakış dedim
Hem ben sana ne dedim yaklaş hele helâlim
Gözlerini ayırma,sıkıca bakış dedim! ...

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Güzel

Cennet izâhsızdır cehennem özel
Kıymetli varlıktır el ayak göz el
Sermaye emânet tâbi ol O’na
Aşklar karşılıksız öp beni güzel

Sevmek güzel lâkin özletme beni
Fazla azap verme öperken emi
Kader bu iman et tâbi ol O’na
Misâli gerçek say, yaz hikayemi

Gözyaşı yıkarmış her güzel yüzü
Yüz yüzü yuyarmış temyiz temyizi
İçten el’amân et tâbi ol O’na
Belki bu rüyalar aşk vuslat izi

Ömer Ekinci Micingirt

Hayallerimiz

Islat gözlerimi yalnızlık aksın
Yorgun sabahların yazgılarıyla
Beni sensizlikte arayacaksın
Umutsuzlukların çizgileriyle

Sakın terk ederken isteme izin
Çok şeye gebedir belki bu şehir
Ateş ve kelebek seçmemeksizin
İçimde yanardağ mısra ve şiir

Böyle sürmeyecek kahretsin teksin
Yine bak boşlukta hay ellerimiz
Yer yer gençliğimi isteyeceksin
Uçurumlar gibi hayallerimiz

Ömer Ekinci Micingirt

Sevgili

Sevgili dediğin evden çıkınca
Yıldızları arkasından yürütür
Ejderhalar peşi sıra bakınca
Kem gözleri iffetiyle çürütür

Tomurcuk tomurcuk aşk taneleri
Yeşile çevirir viraneleri
Tennûreyi giymiş bahaneleri
Şefkatinde tüm renkleri arıtır

Yazgılarda onsuz sesler boğulur
Gülüşünde mürekkepler sağılır
Zülüfleri İnce ince dağılır
An gelir ki seneleri eritir

Yüreğe dokunan yaprağı bilir
Sevgili var kara toprağı bilir
Yanakta efsunlu yaşmağı bilir
Sevgili var başkasına kırıtır

Sevgili var ûhrevi bir enginlik
Sahip olmak ne büyük bir zenginlik
Onlu yarınlara ektim dinginlik
Gölgeleri beni ona sürütür

Ömer Ekinci Micingirt

Sende Gittim

Sen beni terk edince terk edip bende gittim
Yüreğine gizlenip, gitme desende gittim
Hakikat noktasında edebi tende gittim
Gitmelerin tarifi, izâhı dönüşsüzdür
Hep seninle beraber birlikte sende gittim

Ömer Ekinci Micingirt

Kaçarken

Gizem bardağında ağaran eller
Kalır akşamların hissiz çoğunda
Eşsiz savrulmalar ve bahaneler
Dikenler aranmaz yârin bağında

Sızılar yer etti ta dizlerimde
Gizlerin sızısı genizlerimde
Sözler ifşâ eder ben gizlerim de
Ne çok haydutlar var solun sağında

Unutma dertdaşım yoksan ya varken
Yosun toplarım ben her sabah erken
Şiirleri götür benden kaçarken
Oku tefekkür et yalnızlığında

13.12.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ataş

Bana sevdalı derdi; bir gönlü paşa,
Mârifet sülûkunde zannetmem hâşa!
Bir şâir parçasıyım ilhâmda kısır,
Yakın tüm şiirlerim atın ataşa!

Ömer Ekinci Micingirt

Aşık Olmak

Zihnim bulut gibi dolu,kalbim gam sarar
Bugünler nedense ılık esmiyor rüzgâr
Düşünmesi ağır derin, sonu belirsiz
Kim kime yâr olur söyle, yaz kahırlara yâr!

Yoksul yalnızlığım hüzün tuvallerim var
Hissiz yalnızlıklarda söz neye yarar
Kederler toplarım şaşkın yorgun belirsiz
Âşık olmak nasip işi, şairlere yâr! ..

Ömer Ekinci Micingirt

Sadâkat

Gözlerin yaş dolup çarpsa da yürek
Kaybolup gitmeden sözlerimi yaz
Çıkar bir vefâsız yerim boşalmaz
Sonra unutturur kopup gelerek

Dudaklar yorgunsa zihin de almaz
Dedem derdi her güzelden eş olmaz
Gözlerin yaş dolup çarpsa da yürek
Benimki belki de boşuna kürek

Benimki belki de boşuna kürek
İzahatım kırık sıkıntılı az
Aslında susmaktır en büyük vaaz
Şiirler de düşer düşünce direk

Hicivlerde detay vermem hoş kalmaz
Yaz dedim sözleri şakaya gelmez
Gözlerin yaş dolup çarpsa da yürek
Benimki belki de boşuna kürek

18.12.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Nice

Nice imge saklı âşk iliğinde
Nice pehlivanlar gelmiştir dize
Nice gizler vardır maviliğinde
Nice gemi yaktım her ikimize

Nice eller vardır el tutmadığım
Nice gözler gördüm iffet süslemiş
Nice sözler yazdım unutmadığım
Nice seherlerde vecde seslemiş

Nice yıllar geçti benimle yoksun
Nice mâveralar izlettin mirim
Nice yerde gördüm ne kadar çoksun
Nice hiçlikleri ezberletirim…

30.12.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Seni Seyrettim

Anlatabilecek kafamda nice
Dörtlükler sakladım beyitler ile
Hep seni seyrettim sensiz gizlice
Markatlı beldede seyitler ile

Sana emin dedi bahtsızlar bile
Yaş döktü hoş kütük dile gelince
Sokakta kahkaha bende hep çile
Yer-gök raksederdi yüzün gülünce

Sözlerin mâbedim özlemin mihrap
Bilal\’in olayım ömür boyunca
Son demim aşk olsun aşk olsun yârab
Yandıkça yanayım ismin duyunca

Ömer Ekinci Micingirt

Keyfi Gelsin

Sevda ırmağından akıver
kardeşlik türküsü söyle
gidemesen de el salla o hüzün diyârına
el salla mektup yaz koş ona
koş ki keyfi gelsin

S/onsuzluk gurbetine imgeleri hasret düşür
vuslatın farkına var bir ah çek derinden
ya da çevir arada ona bütün olanaklarını
sakın erteleme el salla ısıt ruhunu ağlat üşüt
sığınağa koş emrindeyim izindeyim efendim de
onun olmadığı gölgeleri gölge sayma
her sabah onun ismiyle karış
baş döndüren musikili ahenge
bekle efendim geliyorum de
onu düşünmek ne güzel, ne güzel gülleri ne güzel öyle
gülüşlerini ona sakla en güzel şeylerini
ona sun ona arz et, ona arz etki
keyfi gelsin

Sofrada onu hatırla az ye az konuş şükre koş
yetimler çarşısını dolaş, unut senden kalan ne varsa
unut onu hatırla onu kokla öğrenci ol ona
defterini göster öğrenciliğini fark ettir
hep erken kalk çok erken
onsuzluğun ıstırabını yudumla
bekle onu hep bekle gelir bir sabah kim bilir
sonra tekrardan bir ah çek, ah efendim ah de
mahzun mazlum gözlerle yaş dök
iki damla belki iki damla yaş vesile olur
düşürür senide sevda ırmağına
hiç düşündün mü ona ilticayı
düşün düşünki
Keyfi gelsin

Şiirleri öp ona yazılan bütün şiirleri
boynunu bükerek, nefsi tokatla küfrü bozguna uğrat
cürmün heykellerin yık temizlen
yıkan tıpkı bir bebek gibi çığlık at
dupduru samimi pirüpak çığlık at ki
keyfi gelsin

Varlık gözlüğünü çıkarmayı dene
hiçliğe koş hiçliğin tutsağı ol
kandil akşamlarına koş yıka gözlerini
benlik yelkenini indir sonuna kadar
ıslak bir seccade bırak ardın sıra
iklimin çatlak kıvrımlarına yağmur ol yanan yüreklere
gözkapaklarını kapama seherlerde
yeşersin buharlaşsın ezan sesiyle
göğsün sol yanına hu hu saliseleri vursun
aşkın zembereğine vursun ki
keyfi Gelsin

Sevdalan aşkı onda tat sevin ağla onsuz vakitlere
o olmasaydı aşk olur muydu bulut gürler
su şakır mıydı söyle he şakır mıydı
aşk onun adı,ona aşık ol aşkı onda tat
ona aşık ol ki aşkın aşk olsun
aşkın aşk olsun ki
aşkın keyfi gelsin

Teslimiyet kucakla, seslenişi gözle
idrâkince uykusuz kal gözlerinde kan yüreğinde yan
emânete sahip çık,sözünde dur ahdini bozma
pervâne ol mecnun ol kul ol ümmet ol
ümmet ol ki keyfi gelsin
kâinatın efendisinin…

14.01.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Ar

Sükûtu âşk olanın gülüşleri mor olur
Rahmetinde ıslanır hiçliklerde var olur
Ötelere uzanır ince zârif bembeyaz
Çilekeş yüreklere yâren olur yâr olur

İffet izzet sessizlik gözlerinde ar olur
Ne saltanat ne şöhret hep eşsiz vakar olur
Ve aşklarda yıkanıp gizli gizli şiir yaz
Ruhun tenden sökülür senden kalan bâr olur

10.01.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

İçime

Zihnim şiir birikintisi ve sen yabancı
konuk oldum ara ara yürek evine
devrik çınar dipleri yalnızlıklar
yüzün ıslak ılık ve ilk günkü gibi
mahzun tedirgin

bense kurak düşünceler
sarmalında parapamparça
sensizlikte kocamış
bir hiç

peki sen
nasıl becerdin kahkahaları
fırlattın hüzünleri

ve artık çakal sürüleri
peşinden koşturdukça
suçla beni engebelere sığdırıp
içime bir cehennem
bırakarak
git…

21.01.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Senli

Şiire çökmüşüm dokuzdan beri
Bu gün de düşürdüm yine bir tuğla
Ben ölgün imgeyim ruhum serseri
İmgelerde dolaş benimle ağla

Kırpık gözlerim hep sensizlik doldu
Asfaltlarda bağır kimseler duya
Sanki gelmeyişin yüzyıllar oldu
Bekledim bekledim yattım uykuya

Uzaktan bir ses ver kalkınca sabah
“Bir lokma bir hırka” çıkmaz aklımda
Fersiz mısralara gözyaşı mübah
Senli ifâdeler her şey saklımda…

05.02.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Benimlesin

Mahcupken derûnuma sayısız hâl gibisin
Renksiz kesitlerime mor pembe al gibisin
Sendeki çağrışımlar içimde gökkuşağı
Mısralarımda imge kovukta bal gibisin

İçimde benimlesin elime el gibisin
Bazen yanı başımda bazen meçhul gibisin
Bilmem ne demeliyim özlemimin ışığı
Sitemkâr hüzünlerde yabancı el gibisin

Dilimde yalan olmaz, duvakta tel gibisin
Bir vurdun ki gönlüme, bağrımda yel gibisin
Sazıma mızrab oldun,canımın son beşiği
Susuz kalan çölüme, can veren sel gibisin

Hırçın eşsiz musikim gülünce gül gibisin
Sevdalarla süzülmüş hasreti bol gibisin
Her ardımdan bakarken pencereden aşağı
Ne yalan söyleyeyim tekrardan gel gibisin

27.01.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingt

Çiftgül
İmgele umut verme aslında kandır beni
Şiirler gönderdikçe gülümse yandır beni
Sen hep bir rüyâ gibi umutlara âşina
Gözlerine bakınca uyut uyandır beni
.
Çiftgül versen kâr etmez su döküp söndür beni
Aşkın yaktığı gibi yakamaz tandır beni
Hayatın sarmalında ben hep yalnız başına
Uzaklardan ses eyle pervâne döndür beni
Ömer Ekinci Micingirt

Gelir

Beklerim sessizce her sabah erken
Gün vakte kayarsa gelir inşallah
Nice beklemeler daha var derken
Kalp kalbe değerse gelir inşallah

Mecâlim kalmadı hasret harına
Bugün de gelmedi belki yarına
Türküler dinler gel naralarına
Sesimi duyarsa gelir inşallah

Benli sürgünleri terk ettim bugün
Yanan yüreğimi fark ettim bugün
Ölü heceleri kırk ettim bu gün
Oturup sayarsa gelir inşallah

Yazgılar anlattım kendime göre
Mağripten Maşrıka birkaç bin kere
Yazdıkça ellerim bulandı tere
Gözyaşım yuyarsa gelir inşallah

19.02.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingit

Sükûnet

Yalnız iklimlerin suskun kadını
Cezbe avlusuna yazdım adını

Saçların tütsülü yüzün Mevlevî
Gözlerin işvesi yeşertmiş evi

Humâ kuşu gibi her kanat çırpış
Vuslat rıhtımında yâra göz kırpış

Dökül sükûnetle beyitler derle
İmgeler seslendir musikilerle

19.02.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Kıskandığımsın

Sözlerin sitemli yüzün pek ılık
Belli ki düşlerin çok kalabalık
Sağnaklar yağdırıp kime diyorsun
Deme bana beni sevmiyor musun

Sensiz ben neyim ki sen güzel yetim
Secdede yaş gibi samimiyetim
Elâ cezbe gözlüm bakışı yosun
Deme bana beni sevmiyor musun

Aynı soluğuz biz ikimiz bir cân
Sonsuzluğuma eş gönlüme sultan
Yüreğime “elif” zor günlerde “nun”
Deme bana beni sevmiyor musun

Senle efsûnlandı bu bendeki gam
Yâr sevdanın adı iffet aşk endâm
Şiir şarkım yârim vallah sen busun
Deme bana beni sevmiyor musun

Hayat hasâdını senle eledim
Hüznünü görünce hep sendeledim
Bir tane cikken var iki de tosun
Deme bana beni sevmiyor musun

Kıskandığımsın sen duy hisset işit
Hep seni görürsün imgelere git
Güldüğüm sustuğum ağladığımsın
Deme bana beni sevmiyor musun

Ömer Ekinci Micingirt

Çöle Döndü

Dereler çiftleşir dağlar yeşerir
Ağarıp kendine gelecek misin
Teslim ol kalbine sesleniş verir
Gölgeyi yolcuyu bilecek misin

Bahar tartışılmaz aşk hiçbir zaman
Yoksa hep pervazsız gülecek misin
Sözlerin arası ateş köz duman
Yanışlar gözyaşı alacak mısın

Sevdalar rahmetler teslim geceler
Yüreğin sesinde kalacak mısın
Ozanlara mahsus derin heceler
Hasret sessizliğim olacak mısın

Hüznün akisleri örtülü şarkı
Kalbime sal gitsin salacak mısın
Lâhûti mavilik doldursa arkı
Bekle denizine dalacak mısın

Acılar bitirdi yorgun zekâmı
Kuruyup benimle solacak mısın
Sen söyle iki söz sevmek hata mı
Bir ömür benimle kalacak mısın

Ömer Ekinci Micingirt

Sensin

Soygun çağrışımla ecelim sensin
Ben şubatta öldüm vakit tamam ki
Yüzüm bileklerim mecalim de sen
Alış deme bana alışamam ki

Çığlığım gümbürtüm vebalim sensin
Irgadım kahırım melalim de sen
Korkum bereketim maralım sensin
Suskun paramparça dolaşamam ki

Çile çektirsen de moralim sensin
Bebeğim kundağım hayalim de sen
Selamım sevincim zevalim sensin
Baskın güzellerle anlaşamam ki

Gözüm eşyam rızkım masalım sensin
Fiilden ziyâde hâl elim de sen
Kaderin sunduğu helâlim sensin
Senden başkasıyla buluşamam ki

20.02.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Neden

Yine neden bugün gözlerin ıslak
Tozlu yalnızlıklar dost eyledin sen
Bakış bir küheylan duruş mor kısrak
Yüreğim çiğneyip post eyledin sen

Hep seni düşündüm senden ziyâde
Çok şeyler atlatıp test eyledin sen
Çileyi üstüme çektin dünyada
İffet salıverdin mest eyledin sen

Elimde yüreğin gittiğin zaman
Hâlin gülümserken rest eyledin sen
Sanki kesilecek soluğum her an
Aşkım neden aşka kasteyledin sen

25.02.14 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Yalnız

Yazdıklarım arzuhale varıyor
Güya beni yalnızlıktan koruyor
Sözlerimi sözlerine çevirme
Artık yalnız dil dudağı yoruyor

Çaresizlik kahırlara vuruyor
Kalbim öyle paramparça duruyor
Gözlerini gözlerime çevirme
Sen gülünce dudaklarım kuruyor

Ömer Ekinci Micingirt

Ah Gerek

İmge mâna el ele
Koşarım hâr almaya
Reyhan yüzlüm gel hele
Âh gerek daralmaya

Koşuşlarım meçhûl yâr
Dokunan hisler arar
Ben yağmurum sen rüzgâr
Âh gerek daralmaya

Hisseder bir şey demem
Sen hep gözlerimde nem
Haklı olmak istemem
Âh gerek daralmaya

İsmin emri okumak
Yüreklere dokumak
Başın eğip bana bak
Âh gerek daralmaya

Ömer Ekinci Micingirt
 

Benzer konular

Ziyaretçilerden Sorular

2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
695
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,770