Micingirt Aşk Şiirleri 2

#1
Hoşgeldiniz efendim, okuyacağınız aşk şiirleri yaşanmış/yaşanmamış aşk şiirlerdir... Ancak roman yazan yazarlar cinayet romanı yazdıklarında cinayet işlemedikleri gibi aşk şiirleri yazan herkes aşk yaşamıştır denemez...Bu minvalde hiç aşk yaşamamışta denemez:)

Âşıklar

Hep hayâl ederim ümitlenirim
Büyük neticeye kilitlenirim
Yaratılış âşktır imtihân budur
Âşk yoksa kelâmlar dedikodudur

Mecazı âşk ise kökü gaflettir
İhlâssız ıstırap sonsuza settir
Gel gör âşıkların âşkında ısın
Yusuf’un aşkının farkında mısın

Ömer Ekinci Micingirt

Aşk

Aşk tarifsiz dediler; aşklar hikmet aşklar sır
Gerçek aşklar odur ki, Yusuf’u hatırlatır

Aşk var sûkuta evli ve benzersiz balayı
Aşkı aşka söyletmek, âşıkların dileği

Aşk var yüreği vermek, karşılıksız tek cümle
Meşakkati sırtlayıp aşk söyletsem gücümle

Aşk var mevzide Mehmet,secde başında annem
Aşk var zulüm zevk gazap, ihtivası cehennem

Aşk var dünyevî şehvet iffet yok lânet olsun
Aşk var amel-i sâlih, evlilik niyet olsun

Aşk var zikrin nizâmı, erenin eteğinde
Aşk var hikmet yol gayret arının peteğinde

Aşk var öpüştüğünde olâ secdeye cuma
Aşk var yerli arabesk, gelir leylaya kuma

Aşk var gayya gibidir, çok can yakar bunu yaz
Aşk var helâl lokmadır, bozulmaz bayatlamaz

Aşk var kalbin yanışı, ebed doğuş sancısı
Aşk var tevbe gerekir, sevdanın yalancısı

Aşk var çölde adalet, adım Ömer’dir amma
Adildir kavgalarım, vuslat var mı muamma

Aşk var yakar külliyen,gel gõr yüreğim elle
Hayırlara erdirsin, Allah Azze ve Celle

Ömer Ekinci Micingirt

Hicap

Hey benim buğulu sitemkâr yârim
Sevdanın sükûnu kaplamış seni
O zümrüt gözlerin içinde varım
Baktıkça sarıyor mahrem deseni

Her lahza tenhada hicaptan yana
Biz aynı bahçeden aynı yan yana
Dahası silinmez ziya ve mana
Peşinden koşturdu talih hep beni

Hislerim tüy gibi dört yanım lâle
Bir başka yürürüm bindim hayale
Beşinci mevsimden seslensem bile
Zaman tamam artık halvet dönemi

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sus Bülbül

Sabır yangınında vuslat var ama
Bilmem daha nasıl kalabilirim
Ötme bülbül ötme değme yarama
Belki kokusunu alabilirim

Her seher her seher sesleniyorum
Hicran katarından besleniyorum
Yakıyor ötüşün hisleniyorum
Seni de sevdaya salabilirim

Ağardı saçlarım verdim ecele
İster ezber oku ister hecele
Ezanlar okunur işim acele
Görünce secdede ölebilirim

Fecir büyülendi bak yavaş yavaş
Yüreğim sancılı gözlerimde yaş
Ağlaştık bülbülle olduk arkadaş
Bir tatlı rüyada bulabilirim

Ömer Ekinci Micingirt

Aşk

Aşklarımız aşk mıdır âşk böyle mi hilkâten
Çok şey var yazmıyorum âşıklara hürmeten
Biri gelsin anlatsın âşk nedir hakikatten
Aşk yanıştır gerçekte yananlara merhaba

Ömer Ekinci Micingirt

Sevgili

Mahremin bahçesinde hayâ ile diz dize
Yüreğime yürüyen nur sevgili isterim
Vuslatın ahengiyle, bana ait biz bize
Bakışını koruyan hür sevgili isterim

Kuğu gibi süzülen kâkülleri örtülü
Duyguları rengârenk ruhu bana örgülü
Sevdaları tılsımlı, tâ ezelden görgülü
Beni benle yaşayan yâr sevgili isterim

Tebessüm soluklayan, mest eden bakışıyla
Üfül üfül her lahza cenneti kokuşuyla
Güzelliği solmayan ruhuma akışıyla
Çözülüşe kapalı, zor sevgili isterim

Boğum boğum sevdamı yüreğinde hisseden
Seccademde gözyaşım, gözlerimde rakseden
Tutuşunca el ele yıldızlara akseden
Leyla’yı kıskandıran bir sevgili isterim

Yürekten o nağmeler vermem asla cihana
Hem gönlüme yavuklu hem yavruma nur ana
Sevinç-hüzün göz göze, yeminliyim Kuran’a
Başkasını görmeyen pir sevgili isterim

Cilve nedir istemem! İstemem ben işveli
Alev alev sokaklar kırıtırlar neşveli
Raksa gelmiş yosmalar Avrupa’dan şiveli
İffeti soluklayan nur sevgili isterim

Ömer Ekinci Micingirt

Aşk Nedir

Kimine bir mızrak kimine oktur
Gerçek târifini bilende yoktur
Hasrette hastadır vuslatta doktor
Göreni görmeden göremezsiniz
Aşk seyir izâhı epeyce çoktur

Ömer Ekinci Micingirt


Gökkuşağı

Yüksek dağlar gibi mağrur gözlerin
Uzaktan büyüle hele dön bak ta
Yamacın koynunda saklı gizlerin
Ben hep seninleyim sen hep ırakta

Seninle birlikte sen seni dinle
Sükûnun manası ne kadar derin
Gördüm ki ben senle ruhum seninle
Çehren gökkuşağı renk renk izlerin

Ömer Ekinci Micingirt

Sevgili Dediğin

Sevgili dediğin evden çıkınca
Yıldızları arkasından yürütür
Ejderhalar peşi sıra bakınca
Kem gözleri iffetiyle çürütür

Tomurcuk tomurcuk aşk taneleri
İkbâle çevirir virâneleri
Tennûreyi giymiş bahaneleri
Şefkatinde tüm renkleri arıtır

Yazgılar da onsuz sesler boğulur
Gülüşünde mürekkepler sağılır
Zülüfleri İnce ince dağılır
An gelir ki seneleri sürütür

Yüreğe dokunan yaprağı bilir
Taptâze tomurcuk toprağı bilir
Yanakta efsunu yaşmağı bilir
Sevgili var başkasına kırıtır

Sevgili var ûhrevi bir enginlik
Sahip olmak ne büyük bir zenginlik
Onlu yarınlara ektim dinginlik
Ar işvesi vuslat sarar eritir

19.09.13 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Aradım

Gerçek muhabbeti derdi aradım
Yoklukla var olan yurdu aradım
“Aşk ile gel imdi Allah diyelim”
Secde hâlindeki merdi aradım

Ömer Ekinci Micingirt

Zümrüt Tentene

Hidayet takva iffet
Yüzün ne kadar güzel
Hele anlat tarif et
Lütfeylemiş gizli el

Ve incecik kâkülün
Sanki zümrüt tentene
Gülü müsün bülbülün
Yok, emsalim desene

Her gün böyle olacak
Sükûn sarmış her yanı
Adeta yitik sancak
Cezp ediyor insanı

Ömer Ekinci Micingirt

Ferace

Dörtlüklere el ele
Yürüyorum tek hece
Şiir yüzlüm gel hele
Gel kaçalım bu gece

Dört biryanım meçhul yâr
Mecnun gönlüm ne arar
Sen çiçeğim sen rüzgâr
Sen sihirli bilmece

Koş sonsuza durma gel
Tutsağın et beni al
Benimle doğ benle öl
Sen ruhumda ferace

Ömer Ekinci Micingirt

Son Dantelâm

İçime sensizlik çöker yaralar
Hasret yağmurları girer düşüme
Yokluk eşya varlık başlar naralar
Ayaz günlerdeyim gel de üşüme

Renklerin buğulu, hislerim eşsiz
Son dantelâm; sen ki yaş ol yaşıma
Kuşat gel ruhumu gizlice sessiz
Tabutum geçerken gelme peşime

Ömer Ekinci Micingirt

Müstesnam

Bin bir tını geliyor üfül üfül sesinden
Avuçlarım müstesnam uzat rengini bulsun
Serinliğe koşalım iffetin testisinden
O efsunlu sözlerin aksın içime dolsun

Söyle müstesnam hele müslüman rüyaları
Şu firâvun gurbette yürüme nazlanarak
Tıpkı bir kuğu gibi arşınla kayaları
Gözlerimin içinde aşk vakti gizlenerek

31.10.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Kadın

Leyla değil sen devlet
Sen Yüceden emanet
Sarıl ruhuma şad et
Çocuk, afacan kadın

Sen sultandan sultansın
Mecnun kimmiş koy yansın
Vur sevdamız uyansın
Baba, babacan kadın

Hem gönüllü kılavuz
Sen cennetsin sen sonsuz
Can şefkati bol havuz
Canan, cana can kadın

Ömer Ekinci Micingirt



Köpüren tebessüm içimde bade
Ötenin şevkiyle ruhumu sarar
Eşsiz hazinedir lakin dünyada
Vuslatı bilmeyen eş neye yarar

Ömer Ekinci Micingirt


Ağlatma Beni

Sitemim sanadır gönlümün gülü
O mahmur bakışla bekletme beni
Vefasız tabut sen bense bir ölü
Sarılıp sessizce ağlatma beni

Bir tatlı tebessüm gösterip gel çık
Belki de sevdamız vuslata açık
Leyla gelin olmaz sevdalar uçuk
Büyülü dönüşte dağlatma beni

Vefa ne vücutta nede tendedir
Bir ucu tabutta biraz bendedir
Salayım kendimi yâr kefendedir
Öpmeden kefene bağlatma beni

23.07.08 Bursa

............................................................

Ağlatma Meni

Sitemim senedir, könlümün gülü,
O süzgün baxışla gözletme meni.
Sen vefasız tabut, mense bir ölü,
Sarılıb sessizce ağlatma meni.

Bir şirin tebessüm göster de gel çıx,
Belke de sevdamız vüsala açıq,
Leyla gelin olmaz, sevdalar uçuq,
Füsunkar dönüşle dağlatma meni.

Vefa ne vücudda, ne bedendedir,
Bir ucu tabutda, bir az mendedir,
Ferz et ki, yarını sen kefenledin,
Öpmeden kefene bağlatma meni.

Azeri lehçesine çeviren Yazar Xalide Efendiyeva Hanımefendiye teşekkürler...

Ömer Ekinci Micingirt
__________________________________

Yarım Umut

Sensiz zamanlar yaktım ömrümün yollarına
Aşk şırıltılarıyla gözyaşıma geliver
Beklemeler eyvâllah çöl olsam çöllerine
Çiğ dokunur dokunmaz son kışıma geliver

Sen yağsa şehirlere sensizlik kan kusmakta
Çığlıkla sana koşsam dilsiz oldum susmakta
Hasret izdüşümleri nefesimi kesmekte
Tenhalarda gizlice tek başıma geliver

Benimki nâz mektubu belki de yarım umut
Belki yürek yangını nolur yüreğimden tut
Sensiz düşlerim sağır sen bendeki hakikat
Ey sevgili ey güzel naaşıma geliver

Ömer Ekinci Micingirt

Ceyhun Bakışın

Ne güzel musiki fecirde güneş
Bitmeyen bir soluk hüzünlü yoldaş
Hep onu düşündüm sevinç matem eş
Ve sensiz halimle gözlerimde yaş

Bu kadar sessizlik içimi yaktı
Arzuhal eyledik sükut bıraktı
Şu geçen güzel kim nereye baktı
Pas tutmuş vefasız secde sen yetiş

Hazan vurmuş sanki zaman gün aya
Kasvet türküleri saldım fezaya
Beni de al götür Emri Rıza’ya
Sal ceyhun bakışın gülsün bu ayyaş

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________


Ağladım

Yaşın koydum hecelerin yerine
Bir kelebek ömrü uçtu ağladım
Rehin verdim beni yakan soruna
Gözlerin gözüme geçti ağladım

Benim yaşım sende saklı sende çok
Hep seni aradım giden gelen yok
İster oku ister bırak ister yak
Gizlerin gizime geçti ağladım

Seninle seviden kubbeler kurduk
Hakikat ruhuyla pek kafa yorduk
El ele yan yana âhenkle durduk
Nazların nâzıma geçti ağladım

Anımsat gel ne yazdığım bilinmez
Seni yazdım dört dörtlüğe silinmez
Sessiz sevdalarla Leylâ olunmaz
Sözlerin sözüme geçti ağladım

Ömer Ekinci Micingirt

Unuttun

Bakışları efsunlum, neden gözlerin yosun
Unuttun mu sen beni, yoksa sevmiyor musun

Ömer Ekinci Micingirt

Vur Beni Kadın

Sensiz gecelerim ölüm varlığı
Seni bekliyorum sar beni kadın
Sende peyda ettim ihtiyarlığı
Dile düşmüşlere sor beni kadın

O gözlerin benden aldı rengini
Sen bulmuşsun bende dengi dengini
Hem sevda tanımaz fakir zengini
Umutsuz aşkınla yor beni kadın

Ne eski köşküm var ne yıkık hamam
Kör olsun gözlerim tamam de tamam
Vuslat dalgaları söyle ne zaman
Azapsız günüm yok gör beni kadın

Ömür tükeniyor nağmenin dibi
İsmin yutkunurum mecnunlar gibi
Ölmeden öldürme sensiz edibi
Eriyip gitmeden vur beni kadın

Şiir çiziyorum yaş oldu elli
Varlıkta yokluğun belli besbelli
Benimki olmasın kuru teselli
Sensizlik ömrümü yer beni kadın

Ömer Ekinci Micingirt

Yâr

Ne kadar samimi hakikatsin yâr
Gözyaşı peyledin sen benim için
Hasret sütunları senden yadigâr
Mor türkü söyledin hem benim için

Yorgun gecelerde ateş hârımsın
Ellerin elimde helal yârimsin
Vuslata efsunlu sitemkârımsın
Ahuzâr eyledin dem benim için

Ne kadar muhtacım canım demeye
Masum bir iltifat nağme nağmeye
Gözlerim al götür gülümsemeye
Sen beni neyledin can benim için

Ömer Ekinci Micingirt


Yâr

Yâr zülfüne yaş dökerek
Çisil çisil süzülüyor
İltifat et hem ne gerek
Bak dizlerim çözülüyor

Aşk yaşların akışında
Sonsuzluk var bakışında
Üç heceyim nakışında
Buram buram seziliyor

Kement attım ay yıldıza
Mevsim döndü sanki bize
Gel sahip çık gönlümüze
Bestelerim köz oluyor

Leyla Mecnunu arattı
Kerem Aslıyı sır etti
Aşk ve vuslat nere gitti
Desem de kem söz oluyor

Ben yolcuyum ben seferi
Hakka bırak her şey gri
Ay parçası sen bir peri
Ne söylesem az oluyor

Ömer Ekinci Micingirt

Yâr Benim

Duyguların yamacına yaslanan
İffet gözlü bahar tenli yâr benim
Gözyaşımın huzmesinde ıslanan
Hatmesine gölgelenen hâr benim

Uzağında yakınına varmışım
Ufuktaki belirlenen zor benim
Feda olsun ömrüm ona kardeşim
Mecnun kimmiş ateş alev kor benim

Ömer Ekinci Micingirt

Öyle Derinki

Taptaze büyülü bir rüya yüzün
Doğrusu seninki nurdan musiki
İçimde çarpıyor rengârenk hüzün
Her gece üflüyor sanki bir iki

Göründün bir ara her halin enfes
Tıpkı Leyla gibi şive ve nefes
Gizlice yaklaştın kıskandı herkes
Bu sevda çok derin öyle derin ki

Hurimi melek mi kız senin adın
Göz göze duygular süzdün anladın
Yüreğim senin ki senin aşk vadin
Bu garip deliye bu sitem neki...

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Meçhul Gibi

Aşkın sütununa kazdım ismini
Teberrük misali gizledim seni
Gözyaşım boyayıp çizdim resmini
Vuslatı giydirip sözledim seni

Uzat yüreğini ses ver sesime
Yüreğini uzat his ol hissime
Gelip sitemkâr ol son nefesime
Bir bilsen ne kadar özledim seni

Tılsımlı oyunun kader setinde
Zerrecik bir leke yok iffetinde
Aşure gününde binbir hatim’de
Sükûta yaslayıp gözledim seni

Dinmedi içimde kahreden hüzün
Ölüm soluyorum sezdirmeksizin
Tahtası olsaydı aşk kabrimizin
Aşkın gizemiyle giz’ledim seni

Sebebim tükendi mecalim geçti
Bu akşamüstünden kaç ölüm geçti
Gece yarıladı ecelim geçti
Hep bir meçhul gibi izledim seni

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bana Baktı

En keskin mevsimlerde engebe yürüyorum
Uğultunun içinde alev ateş yaş aktı
Zihnim tarla ben sapan durmadan sürüyorum
İçime bir coşkunluk bir suskunluk bıraktı

Yüzüme bir ağartı aslıma varıyorum
Daha gün başlamadan belki bir kuşluk vakti
Her eylemim ölçülü, mihenge vuruyorum
Kim şair hem kim edip kim usta kim çıraktı

Söz dokunur dokunmaz bir şeyler arıyorum
Varoluş yok oluşlar kimler kimleri yaktı
Dağ varsa vardır Ferhat, ak-kara soruyorum
Ara ara oynanan meçhul bir çıngıraktı

Son güz izdüşümleri eylüle vuruyorum
Geçmişi peçeledim yaşanmış bir pıtraktı
Duygularım saltanat zihnimi yoruyorum
Her daim aynı tören yaz kış aynı fraktı

Bir sükût kadar derin saygıyla duruyorum
Az daha büyüleyip aklımı alacaktı
Ki hoşluk yaşıyorum ermeden eriyorum
Tüm varlığı benim ki benim ya bana baktı

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gözlerin İnşirâh

Sevi bahçesinde çiçeksin açan
Bahar şenliğinin sıcağı gibi
Hüznün arkasında büzülüp yatan
Umutsuz bir aşkın kucağı gibi

Sözlerin başköşe başımın tacı
Gözyaşı derleyip buldun ilacı
Kıvrak vücudumda üç köşe acı
Kaçtım hep bir asker kaçağı gibi

Kahrolası rüzgâr aşka es dedim
Çevirdim akrebi kaç mevsim yedim
Ben ağu yutarken sen gülümsedin
Gözlerin inşirâh bıçağı gibi

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gurbet El

Beni ettin otağımdan yurdumdan
Ne demeli sana bilmem gurbet el
Hasretin bırakmaz gezer ardımdan
Hastayım kasvetten gülmem gurbet el

Rüyalarda Micingirt’te gezerim
Karabasan sabahlarım gurbet el
Kaf dağından köye mektup yazarım
Zehir oldu yataklarım gurbet el

Ömür gitti bahar gitti kış gitti
Sevdalarım heba oldu gurbet el
Amcaların mezarında ot bitti
Hülyalarım dibe vurdu gurbet el

Bizde büyüklere hürmet varidi
Burda moruk olmuş baba gurbet el
Nasırlıydı eller rahmet varidi
Çıbanım çok ağır veba gurbet el

Sinem kebap oldu kalmadı ciğer
Duygular köpürdü yine gurbet el
Saçlarım ağardı ak düşmüş meğer
Ömrümü bitirdi Ömer gurbet el

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

İlham Olsun

Nakış nakış hece hece
Eller sana ilham olsun
Yâr koklayıp aşk gelince
Güller sana ilham olsun

Huzme huzme huzur sarsa
Edirne’den serhat Kars’a
Ay yıldızı sorarlarsa
Allar sana ilham olsun

Mevsim sarhoş vakit buruk
Hisler renk renk gece kırık
Gâh mutluluk gâh hıçkırık
Hâller sana ilham olsun

Neredesin kutlu şarkı
Sende buldum gerçek farkı
Fırdönüyor yaşım kırkı
Diller sana ilham olsun

Kan damlıyor bu aralar
Asrı boğdu sığ veralar
Kulu yine kul yaralar
Kullar sana ilham olsun

Yüzen zaman mâna madde
Gözyaşlarım kızgın cadde
Gül yüz imam çöl seccade
Çöller sana ilham olsun

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Yel alsın

Yaş döken yürekle koş gel bin kere
İsmimi hecele dokun el alsın
İçten ağlamaklı söyle ezbere
Cehenneme hâram bana helâlsin

Taptaze duygular eser serince
Şiir gibi yüzün mâna derince
Bu başka balayı yan yeterince
Sen belki de ateş yüzlü zülâlsin

İçimi besliyor elâ verâlar
Beni hep sitemkâr sözler yaralar
Züleyha’nın aşkı günah mı arar
Hicâbı bilmeyen dili yel alsın

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gözyaşların

Uyumayıp ara ara çık cama
Çevir bana gün görmemiş yüzünü
Nilüferler kuruyunca suçlama
Sona bırak yaprak gibi güzünü

Çalkaladık çok bol ettik niyâzı
Sarhoş günler leyla ettik bu yazı
Kenetlenmiş ayrılığa kim razı
Zemheriye saklamışım sözünü

Hislerinle hareket et beri gel
İsmin gibi kalbe dokun duru gel
Siyah giyip perdelenip geri gel
Ülfetlerin hâr ediyor közünü

Şair derler ben deliye habire
Şiirleri gömdüm taştan kabire
Korkuyorum teslim oldum kebire
Unutmuşum fark etmenin izini

Sen macera sevmezsin ki gel hele
Kalp çizelim el değmemiş kumsala
Gözyaşların kar üstüne ne âlâ
Esirgeme benden mahzun gizini

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Izdırabım

Mâtem rüzgârları yokuş desem de
Füsunlu bakışla düz etti gitti
Doldurun hüznümü pişsin kâsem de
Benli hissiyatı biz etti gitti

Serin özlemlere vuslat pek ırak
Ömrüm ikindisi hâlime bırak
Şaire yalnızlık başka ne gerek
İffetin hissiyle va’z etti gitti

Taşkın sular gibi estik takıştık
Hasbıhâl eyledik dostça bakıştık
Kaderde böyleymiş böyle yakıştık
Bilmem ki ne kadar hazzetti gitti

Çocuksu gözlerde yaş vardı hâlâ
Izdırabım ol hem gitme gel hele
Sarkan boşluklarda tutsak el ele
Apayrı manalar va’z etti gitti

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gecenin Türküsü

Rüya düştü gece gitti desen de
Tekrar sardı hislerinin büyüsü
Yalnızlık yok,sen bendesin ben sende
Ağır olur, sensizliğin öyküsü.

Keşke güneş doğmasaydı kal biraz
Tebessüm et, yüreğime ismin yaz
Rüyalarda var mıydı hem itiraz
Tadımlık düş şairlerin uykusu

Ruhunu aç gerçek mana ser gelsin
İşvelerin duyuşumu ne bilsin
Rüya bu ya hissiyattan sebilsin
Senin değil bu, gecenin türküsü

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Hazan

Sitem yok işveyle aramam seni
Hem zaten yüreğim arasında sen
Hislerim köpürür göremem seni
Zifiri sevdamın karasında sen

Senle bütün renkler aslına vardı
Gökkuşağı yüzün yarısında sen
Bütün mevsimlerim senle ağardı
Bilmem ki mevsimin neresinde sen

Tat oldun ruhuma gözlerimde nem
Sevdamın ahengi küresinde sen.
Gecelerim hazan sensiz cehennem
Sızılar yüreğim yarasında sen

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Senden Sonra

Başın koyup yamacıma yaslanan
Düşündükçe senden bana hal oldu
Sessiz suskun yüreğimde ıslanan
Sütbeyazı yanakların al oldu

Rüya gibi söz eyledin naz ettin
Buz ellerin vur sineme hazzettin
Aşk oduna attın beni köz ettin
Hasret hicran sevdalarım kül oldu

Gül- i ranâm helalimsin dön bir bak
Yüreğimin zifirine ışık yak
Şu gönlümün feryadına taş bırak
İçimdeki o işveler bal oldu

Sen derdimin dert ortağı zarısın
Sen ciğerim ciğerimin harısın
Sen benimsin söyle kimin yârisin
Deme bana bir acayip kul oldu

Yol eyledim gam dağının başını
Güne sakla silme gözün yaşını
Gözyaşımla sürmeledim kaşını
Senden sonra gözyaşlarım bol oldu

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Peçelemişim

Uyurgezer oldum içimde hüzün
Ve parka bakarken gecelemişim
Göğü aydınlattı bendeki yüzün
İsmin çocuk gibi hecelemiş

Yalnızlık yenilgi fakir zengine
Neyi yaşamışsak dengi dengine
Rengin çevirmişim, rengim rengine
Aşkı desen desen keçelemişim

Kaygı bekleyişi mısralar ama
Kader yazgısında kural arama
Tez gel yosun gözlüm tuz bas yarama
Yokluk hasat edip hiç elemişim

Ağlayan gülenim ağıt türküm sen
Büyülü zamanım yaşam farkım sen
Songüz’üm baharım dönen çarkım sen
Vuslatı kendimce nicelemişim

Seni sayıklarken kurudu dilim
Çorak yüreğime tez gel sevgilim
Balım, karçiçeğim hele ver elin
Sensiz yeryüzünü peçelemişim

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

________________________________________

Gelmezsin

Nedir bilmem sendeki bu endaze
Yok olmuşum gizlerinde gelmezsin
Ruhum sarar taptaze bir firuze
Ne var bilmem sözlerimde gelmezsin

Tıpkı mecnun gibi belki bu şair
Hüzün vadileri bire bin verir
Gözyaşlarım zemheride buz erir
Uyusam hep dizlerinde gelmezsin

Gurur kibir tekmilini yıkıp gel
Ağla biraz ciğerparen bakıp gel
Bir kerecik bir kerecik çıkıp gel
Ölsem sulu gözlerinde gelmezsin

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Seviyorum ki

Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki

Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Vuslat Çiçekleri

Nasıl seviyorum hele bir bilsen
Beni bana bırak elden sor beni
Gölgesiz gecede naz ile gel sen
Sürç-ü lisan etsem hâlden sor beni

Sakın haram sürme dişe dudağa
Vuslat çiçekleri eksek bu bağa
Sevdanı işledim taşa toprağa
Efsuni nakışlı şaldan sor beni

Bu bir sitem değil belki amandır
Mutluluk ararım hayli zamandır
Duyuyor musun can gel bari kandır
Gözlerini sakla tülden sor beni

Hep seni yazmışım bir kırık kalem
Sen benim her şeyim sen dünya âlem
Yetiş rüsva etme öl de ben ölem
Umutsuz bir hasta kuldan sor beni

Hâlimi arz ettim gelirim söz de
Sevdanın ahı var ağlayan gözde
Yaram pek amansız yine bu güzde
Mavzer gibi yaktın külden sor beni

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Oldu

Ben ben’le oynaşır beynim de bile
Gürbüz gecelerle hâl bahçem oldu
Saklı efkârlarla geldim ne hâle
Hoyrat mangasında bol bahçem oldu

Hiçlik çağıltısı tüter gözümde
Dürtüler başköşe aklım dizimde
Bir varlık bir yokluk bencil sözümde
Kuru bir kavga ki kâl bahçem oldu

Gündelik konuştum gündelik aldım
Hüznü katleyleyip neşveye daldım
Pörsümüş ömrümle bir ömür çaldım
Sonun uğultusu çöl bahçem oldu

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Kara Kız

Bakışların pakize efsunluydu dillerin
Gül bahçemde hazan var çıkıp gittin kara kız

Yanakların rengârenk morarırdı alların
Aklım aldı gülüşün yıkıp gittin kara kız

Gamzelerin tüllenir ter kokardı ellerin
Bir buselik sevgiyi ekip gittin kara kız

Sekişlerin can yakar kıskanırdı güllerin
Mahmur mahmur bakışıp çekip gittin kara kız

Ay parçası mor çiçek atlastan eteklerin
Alev alev sevdamız yakıp gittin kara kız

Visalın yalan mıydı ne oldu cilvelerin
Sevdamızı ateşe döküp gittin kara kız

Huri miydin melek mi mest etti gelgellerin
Yudum yudum içmeden akıp gittin kara kız

Senin olsun peteğin çiçeklerin balların
Kovanıma çomağı sokup gittin kara kız

Muammaydı el eden mektupların pulların
Ciğerimi kökünden söküp gittin kara kız

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Tut Elimden

Gözyaşlarım ateşinde yeşerir
Mecnun gibi boş dağlara ağlarım
Ateş söner dört biryana dem verir
Yokluğunu yokluğuma bağlarım

Muhabbetin merhem olur yarama
Engebeler engebeyi öteler
Çile varsa büyük vuslat var ama
Yokuş biraz aşılmıyor tepeler

Gözlerimi gözlerinle boya can
Ve diz çöküp yakınına varmışım
Bu aç ruhum güzelliğe doya can
Sensizliğin kollarında durmuşum

Son şafakta markatına al beni
Korkarım ki başka köye koyarlar
Tut elimden efkârıma sal beni
Sen almazsan sensizlikte yuyarlar

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Neylerim

Çokluklarım hiçliğimi öldürdü,
Tedbirlerim takdirine uymadı.
Bir şey olmak içgüdümü güldürdü,
Gözyaşlarım gözyaşımı yuymadı.

Hâlin arzı ilham katar efkâra,
Teslim olmak yakarıştır O Yâr’e
Şaşıyorum inkârdaki inkâra,
İdrâk edip bu ben beni duymadı.

Ağalarım paşalarım beylerim,
Ben kabımın nispetinde söylerim,
Geçmiş geçti gelecekte neylerim,
Ümit korku beni rahat koymadı.

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Meram Eyle

Gözlerin pek mahzun bakışın mahzun
Görür gibi konuş kal harem eyle
Ve naz kapısından birkaç sitem sun
Yanmasın yüreğim al verem eyle

Ben senden pürmelâl sen ise benden
Sakladın kalbimi ta ki o günden
Gövdem ölüm solur sanki kökünden
Benli öfkeleri sil kerem eyle

Yokluklar çektirme dayanamam hiç
Ben bulut gibiyim sense kırlangıç
Nergis tarlasında vuslat suyu iç
Aşkın tozlarından kül dirhem eyle

Yârenin gözleri yarasındadır
Kırağı göğsümün haresindedir
Ne varsa kalbimin arasındadır
Hep benim ateşim ol haram eyle

Yüzün bana dönüp yorgun yorgun bak
Sükûta sarmala gözyaşı bırak
Peşimden koşuyor malum kaydırak
Bakışın saklayıp gül meram eyle

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Seviyorum ki

Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki

Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşka Koşan

Ağlamaklı hâlim özlemim neye
Sen nerelerdesin senin hüznün var
Olmuşum pranga mahpushaneye
Yüreğim virane derin sızın var

Yeşerir kururum söyle neyim ben
Unutmuş gülmeyi meşgaleyim ben
Madem aşka koşan divaneyim ben
Hele gel haber ver bana sözün var

Firavun sokaklar kızıl karası
Mavzer gibi tıpkı hasret yarası
Gözlerin gözlerim meçhul sonrası
Ne zaman uyansam yokluk izin var

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Ruhumu Sular

Sen gri tebessüm, bense hep çile
Sevinç hüzün keder kimden yadigâr
Yaşımı hüznüme saklasam bile
Gerçekte acının derin izi var

Derdime yol buldum hicran iziyle
Bak heder olmuşum yalan mı söyle
Aşkın yumağıyla varlık gözüyle
Kalbine hükmeden filan mı söyle

Gözyaşı sitemin yakarışların
Gecemi günümü rüyamı sardı
Çok şeye gebedir ses verişlerin
Gelir mi bilmem ki zamanın ardı

Hem beni ararsan gözyaşına bak
Duygunun hem demi bağlar hayata
Acı bir melodi yaşlar muhakkak
Geç kalmak elde mi, bizde mi hata

Umuttan azâde açma arayı
Hatmenin neşvesi ruhumu sular
Sen benim gecemin sükûn sarayı
Emekle boy verir yüce duygular

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Ağlayacaksın

Gerçek hislerinle terki derince
Şekli ifşa edip ağlayacaksın
Kalb-i dudaklara zannın sorunca
Farkı fark eyleyip ağlayacaksın

Klasik ya her şey, rüya düş idi
Görmez gayyaları zihnim üşüdü
Mânasız ifade neyin çeşidi
Sözü itekleyip ağlayacaksın

Eşarbı süs etme mor saçlarına
Nankörlük engebe miraçlarına
Şiir yorumlarsın sertaçlarına
Keşke zikreyleyip ağlayacaksın...

Şey olmak her şey mi, ve gelip gider
Gayesi ney olan ney çalıp gider
Hevası hep olan aldanıp gider
Zaafın yoklayıp ağlayacaksın

Şak şak olsun arzu emel niyetin
Ebedi ömrü mü vermek diyetin
Varlığın yokluğun hüsnüniyetin
Bir gün terk eyleyip ağlayacaksın

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Elif

Kemâl-i insafla şakıyacağım
Yaşayan Leyla mı bilmem ki Elif
Her gece ruhuma okuyacağım
İnkişaf etmese olmam ki Elif

Bütün sıfatların tüm sergisini
Yunus Emrelerin aşk türküsünü
Tıbbiye bakışı ve görgüsünü
Sensiz gurbet elden gelmem ki elif

Dün rüyamda gördüm nazlı resmini
Yıldızlara sardım astım ismini
Yağmurlara sordum yoksa küstü mü
Yağmurlar gözyaşım silmem ki Elif

Utandım yutkundum bak yüzüm kara
Sensiz Lokman gelse geçmez bu yara
Kendimi atarım vallah Hazar’a
Yesinler yunuslar kalmam ki Elif

Elif doğruluktur Ku’rân hazine
Elif nazlanıyor bakmaz gözüme
Elif gül diyorum bir kez yüzüme
Elifsiz gülemem, gülmem ki Elif

Rüyada buluşsak gelsen bu gece
Rengârenk bakışsak gülsen bu gece
Yaşımı saçınla silsen bu gece
Ümitle yaşarım ölmem ki Elif

Micingirt kurudu yaşım masamda
Yüreğim ağlıyor ağlamasam da
İzmit’ten Bakü’ye selam desende
Sahipsiz selamı almam ki Elif

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

________________________________________

Bir Meçhul

Aşkın sütununa kazdım ismini
Teberrük misali gizledim seni
Gözyaşım boyayıp çizdim resmini
Vuslatı giydirip sözledim seni

Uzat yüreğini ses ver sesime
Yüreğini uzat his ol hissime
Gelip sitemkâr ol son nefesime
Bir bilsen ne kadar özledim seni

Tılsımlı oyunun kader setinde
Zerrecik bir leke yok iffetinde
Aşure gününde binbir hatim’de
Sükûta yaslayıp gözledim seni

Dinmedi içimde kahreden hüzün
Ölüm soluyorum sezdirmeksizin
Tahtası olsaydı aşk kabrimizin
Aşkın gizemiyle giz’ledim seni

Sebebim tükendi mecalim geçti
Bu akşamüstünden kaç ölüm geçti
Gece yarıladı ecelim geçti
Hep bir meçhul gibi izledim seni

05.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Leylâ

Rengârenk bakıştık övgüleri gül
Bir köylü sevmişim içimde yâra
Mecnunu olayım içime dökül
Söz etti poyrazda kattı rüzgâra

Goncası yakuttan açan gül gibi
Duruşu onurlu dili bal gibi
Koşuşu yorgun su bazen sel gibi
Bir selam söyleyin o gülizare

Bambaşka ilhamla geldi bir gece
Gözleri sürmeli güldü bir gece
Hüznünü içime saldı bir gece
Her sözü ayrılık her yan biçare

Emsalsiz bu dilber sanki mücevher
Sevdanın adıymış meğer bu cevher
Meltemi gülüşü bir ömür değer
Mor pembe düşlerim kaldı avare

14.03.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sevda Ateşleri

Şu sevda ateşleri
Ölümün gözyaşları
Hayat suyu bakışı
Duvaklıdır kışları

Etrafımda adamlar
Cıvıl cıvıl kuşları
Çığlık içime damlar
Mecnun ya da eşleri

Pek hüzün eşkin dibi
Çatık gibi kaşları
Surat aynı ben gibi
Tasa yağar yaşları

Bazen ne kadar yakın
Benle sobe taşları
Beni bana bırakın
Belki tâlih işleri

Şahittir zihnin köşkü
Şahit köşe taşları
Sarar kavurur aşkı
Kuğu gibi dişleri

Rengi renklerim tutmuş
Terk ettim üç beşleri
Kalbi kalbimi yutmuş
Düşlerimdir düşleri

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Gel Hele

Ne bakarsın yağmur gözlüm yüzüme
Vuslat zamanıdır durma gel hele
Sevdam büklüm büklüm inan sözüme
Ceylanî bakışla vurma gel hele

Menekşe bakışlım bumu kaderin
Kalbim hicran yüklü sevdam çok derin
Ya beni öldürün yâ da gönderin
Eteği sırmalı durma gel hele

Adın billur billur yazdım dağlara
Vallah yar etmezem başka sağlara
Sensiz hazan düştü bütün bağlara
Kolları burmalı yorma gel hele

Kumru gibi, tutsak oldum hem sana
Kömür gözlüm sensiz öldüm ben ama
Mecnun neymiş leyla kimmiş sor bana
Yaralı kalbimi kırma gel hele

Gel beraber acı çorba içelim
Aşk yolunu Yunus gibi seçelim
Bu diyardan o diyara kaçalım
Ölmeden bedenim sarma gel hele

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sırdaş

Bu hayat daima keder acının
Nasibi tedbiri harmanı yârım
Yarası bende yok aşk ilacının
Tıpkı mecnun gibi yoka duçarım

Hislerle yeşeren olmak niyetim
Avam meclisinde dinle beni can
İnan tartışılmaz hüsnüniyetim
Sendeki ben var ya seni haykıran

Kim kimin sahibi dünün bu günün
Çokluğu terk ettim hiçliğe hiçe
Kalanı bana ver kısa ömrünün
Hayret seyir sükût ifşa iç içe

Farkında mısınız hep deli diye
Delinin halinden deliler anlar
Cürümü düşündüm döndüm geriye
İdrakten idrâke çarpan vicdanlar

Hep hüzün saklarım şiir deyim de
Hep acı üretir bendeki resim
Azrail bekliyor beni köyümde
Yüreğim çarpıyor zâr zâr nefesim.

Izdırâbım çok,derdim çok ama
O’nu bekliyorum gözlerimde yaş
Yönelişi düşün sakın ağlama
Bir Fâtiha oku tamam mı sırdaş

20.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Âşk

Beynimi çiziyor gecenin izi,
Katiyen terk etmez sabaha kadar,
Uğultuyla alır ifademizi,
Beklenen âşk sanki, titretir yer yer.

Rahmetin eşiği, âşk var daha ne,
Hakiki aşklarda eşya bahane,
Âşkla ağlamıştı Behlül-i Dane,
Âşkın gözlerini öptün mü şair.

Âşkla parıldarlar bütün ışıklar,
Teveccühe durur coşar âşıklar,
Zaman irfan ihyâ, kırışıklıklar,
Âşığa aşk başka güzellik verir.

Beni unutturur, benimle eser,
Bazen benden uzak bazen beraber,
Öyle bir hâldir ki nefesim keser,
Dört yanımı sarar, yakar kavurur.

17.08.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Acı Izdırap

Bir zamanlar rüzgâr olup estin de
Hasretle savrulan "keşke" ne oldu
Gözyaşlarım desem gönül testinde
Bilmem ki o tulû aşka ne oldu

Sessizce geriye bir dönüp bakın
Geçti artık tafra nazı bırakın
Hiçliğin sesiyle al kına yakın
Tesbihtekii zümrüt köşke ne oldu

.Hüznun suskusuyla sürdün mü devran
Öteye sevdalı dost gibi davran
Sevdaya boyansun ruhtaki eyvan
Aşk acı ızdırap başka ne oldu

04.12.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Değil

Öyle yanıyor ki; yüreğim elle,
Ölüm varlık deyip koştum ecelle!
Zevkusefa tatmin aşk değil bil ki
Bu nasıl bir düzen, nasıl mecelle!

20.07.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Gemisi

Olmuyor artık deme,
Ufukta,yavaş yavaş.
Tek çizgisiz hengâme,
Hakikat kalpten savaş.

Ağla inle yan her gün,
Mateme kat gölgemi.
Ben tevekkül sen hüzün,
Aşk gemisi bu gemi...

11.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Gerek

Aşk açmış ellerini eşyadan elenerek
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman
Aşk büyülü asuman her bahçeye aşk gerek
Aşk ölümsüz taht elbet aşk evlad-ı fatihan
Bir muştu üflüyordu anbean zaman zaman
Aşk açmış ellerini eşyadan elenerek
Aşk Leyla’nın ötesi Leyla değil aşk gerek

Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu
Bülbül neymiş gülde kim yolcu kimmiş ey zahit
Çözülüş aşk iç içe üç beş yükseliyordu.
Aşka kement vurulmaz her an iklim müsait
Bülbül neymiş gülde kim yolcu kimmiş ey zahit
Yine baykuş sesleri yine kaos buyurdu.
İçimdeki o mâna müthiş yükseliyordu

Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı
Gerekirse her gece sessizce ağlayarak
Bahar böcek çiçek taş yer gök ve yıkık köşkü
Bahtsızlara anlatsın tekrar şaha kalkarak
Gerekirse her gece sessizce, ağlayarak
Biri tekrar anlatsın perde perde bu aşkı
El değmemiş besteyle sihirli müthiş köşkü

16.09.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk İle

Zarif bir esinti hep ne kadar vakur
Sanki birçok türkü içime yüklü
Lalezar yüreği bakışları nur
Nazarı ruhumda köklü mü köklü

Tebessüm okşuyor aşk ile tek tek
Vuslat dedikleri bu olsa gerek
Hâl ile hisseder besbelli gerçek
Manzara rengârenk nizam ahenkli

15.12.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk mı Desem

Eli çocuk gibi değdi elime
Vuslatı sevinci şevki hesap et
Gönlümün arzusu tek bir kelime
Aşk mı desem buna belki aşk ebet

Salmışım kendimi koşarım yokta
Sevda çiçeklerim birde kelebek
Acaba yakın mı meçhul son nokta
Sahilsiz korolar kayboldu tek tek

Bendeki sevdalar hem kimin sesi
İçimde sakladım ben bu duyguyu
Toplayın başıma gelsin herkesi
Bağrını bağrıma açmadan kuyu

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Olmasaydı

Gözleri zümrüt taş kaşları yaydı,
Mahzun bakışları renk renk Leyla’ydı.
Apayrı mâna var gün gün yeşerir
Gözde yaş olur mu aşk olmasaydı?

28.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Ve Vuslat

Aşk ve vuslat iç içe, belki bir tatlı savaş
Sessiz sessiz derinden, günbegün birikiyor
Sende buldum kendimi usulca yavaş yavaş
Biri elimden tutmuş, beni sana çekiyor

03.04.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşk Yaralasın

Huzur sevgi nefret birde tevâzu
Tefekkür gerçeğin sessiz avazı
Bende ki yanışı fark edemedim
Çok şeyi idrâktir belki bu mevzu

Ömrü ziyan ettim say sıralasın
Şöhret varlık riya acz karalasın
Aşkı neden hep ben terk edemedim
Beni Leyla değil aşk yaralasın

22.03 12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
_______________________________________

Aşka Koşan

Ağlamaklı hâlim özlemim neye
Sen nerelerdesin senin hüznün var
Olmuşum pranga mahpushaneye
Yüreğim virane derin sızın var

Yeşerir kururum söyle neyim ben
Unutmuş gülmeyi meşgaleyim ben
Madem aşka koşan divaneyim ben
Hele gel haber ver bana sözün var

Firavun sokaklar kızıl karası
Mavzer gibi tıpkı hasret yarası
Gözlerin gözlerim meçhul sonrası
Ne zaman uyansam yokluk izin var

31.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşkım Ağır

Ezelden sevdim derdimi
Beşikten mezara kadar
Nefsim azgın gem vurdumu
Söz düşer bizara kadar.

Aşkım ağır ruhum dalar
Ben mecnunum yâr leylalar
Sihirlidir bu sevdalar
Götürür nazara kadar

Nefis sırtlan dikkat derim
Çalın taşa Huda kerim
Tabut gelir ben binerim
Rahat yok huzura kadar

Esiyorum üfül üfül
Allak pullak titrek sefil
Hem acemi hem de ehil
Arayış Hızır’a kadar.

Yılan soksun bu dilimi
Zillet etti son halimi
Kimse bilmez melâlimi
Avamdan vezire kadar

Hak Teâla hayreylesin
Ömer aşkla seyreylesin
Hâl söylesin dil dinlesin
Susarım mezara kadar
___________________________________

Aşkın İlacı

Hikmet, ötelerden yemin var asra
Dolaş sahraları düşündükçe yan
Seni arıyorum gözlerimde kan
Yeşerir yazdıkça seni her mısra
Ölümün deresi sensiz bu cihan

Yer yer netâmetli ama huluslu
Varoşlar bilirim usta duacı
Sabır taşlarıdır aşkın ilacı
Zihnim berrak gözler bulanık puslu
Kendime hükmedip susmak ne acı

17.07.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşkıyla Sarhoşum

Dalga dalga mehtap baktım yüzüne
Bu gün ben bir hoşum değme keyfime
Tılsımlı tebessüm daldım hüznüne
Aşkıyla sarhoşum değme keyfime

Nakış nakış ruhum nazar bitince
Son buldu seherde horoz ötünce
Çorbalar dualı kaşık atınca
İçmişim bir hoşum değme keyfime

Edep büklüm büklüm vefa yerinde
Şeytan esir olmuş yok içlerinde
Çaylarda demlenmiş içtim serinde
Ruhumla doymuşum değme keyfime

Bu nasıl güzellik bu nasıl töre
Sahâbe caddesi ermişler sırra
Yüzün dön usulca koş gel o yâre
Âşıklar bulmuşum değme keyfime

Bu dünya fânidir faniler duyun
Köpükten saltanat sırlı bir oyun
Kadem bastım sırra değişti huyum
Ölmeden ölmüşüm değme keyfime

Mahşer uğultusu gelmez gülmeye
Unuttum ölümü geldim ölmeye
Yeter ki kul hakkı Ömer gelmeye
Helallik almışım değme keyfime

2004 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşklar

Baharlar serüven, yaz sonları dem,
Çok şey düşündüren sevdalar merhem.
Şehvetle kutsanmış yalan aşkları;
İstemem arkadaş, yıkım istemem!

19.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Aşklarımız

Gürül gürül marifet
Ariftir aşklarımız
Yudum yudum zarafet
Zariftir aşklarımız

Anadolu’m bağrıdır
Kıblesi hep doğrudur
Leylalara çağrıdır
Tariftir aşklarımız

Dünya-ukba kâresi
Sihirlidir yöresi
Milli ruhtur töresi
Ma’riftir aşklarımız

Neşvesi var Ömerde
Lokman olur her derde
Orkestra hoş bu yerde
Girifttir aşklarımız

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bakışın

İhlâsın renkleri sendeki hayâ
Bakışın yeterli beni ihyâya
Hislerin büyüsü apayrı bahar
İbrişim örülü sendeki maya

Bulut gibi yüzün benzersin aya
Sensizlik içinde başladım Hayy’a
Hep, hiçlik uğruna meçhullerim var
Ve O’na sığındım Emri Rızâ’ya

07.08.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bekleye Bekleye

Gel hele can yavaş yavaş
Soldum bekleye bekleye
Bağrım yanar kurudu yaş
Öldüm bekleye bekleye

Ne güz gördüm nede yazı
Kalbim kırık dinmez sızı
Mevlam kavuştursun bizi
Daldım bekleye bekleye

Duygularım çok karışık
Hele söyle yok mu ışık
Bir dargınız bir barışık
Kaldım bekleye bekleye

Düşe kalka yaşıyorum
Kebap oldum pişiyorum
Anlasana üşüyorum
Buldum bekleye bekleye

Bakışların hem göründü
Ruh dinlendi dem göründü
Gözlerim yaş nem göründü
Sildim bekleye bekleye

Gel hele gel yaramı deş
Sen meleksin sen nurlu eş
Yanıyorum alev ateş
Geldim bekleye bekleye

09.03.2006 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sen Bendesin

Canım sana can olsun
Sözümüz Kur’an olsun
Gözyaşım dört biryanda
Yâr olsun yâren olsun

Ömür denen caddede
Sen ben birde seccade
O efsunlu harmanda
Yaş dökelim hacca de

Gezme rüya içinde
Vakur nazlı biçimde
Talih gizli ummanda
Deliyim de, hiçim de

Hem acaba desen de
Renkler aynı desende
Yürek sesi beyanda
Sen bendesin ben sende

Ömer Ekinci Micingirt


Vuslat Nağmeleri

Mahzun gözlerine kurban olduğum
Gözyaşım ateşi söndü seninle
Sen bendesin yüreğim sen bildiğim
Pervaz eder ruhun döner benimle

Bir ömür yürüdük kaldırımlar taş
Sessizce beraber git diyene dek
Özlem bürümüştü beni arkadaş
Ben bir yorgun yolcu sense kelebek

Sitemler kovarız yanağında ter
Zümrüdî bakışın durgun elemli
Ki sendeki hüzün bana da yeter
Vuslat nağmeleri renginden belli

Ömer Ekinci Micingirt

Yüreğini Ver

Güz yüreğim sende açtı baharı
İçine sığmayan bir koruk tayım
Kimden kaptım hiç sönmeyen bu harı
Hem sende kendimi aramaktayım

Hüzün ikliminde gel sen hoş olur
Ruhum doğar bahar olur kış olur
Elin tutsam taşlar erir tuş olur
Yüreğin ver yüreğimde tutayım

Ömer Ekinci Micingirt


Beni Bekliyor

Yürek künyesi melek
Renk renk kimi bekliyor
O bambaşka kelebek
Başka türlü geliyor

Bakışları pek derin
Saygıdan da ileri
Markatlı tepelerin
Eriyen huzmeleri

Bir öykünün sesi var
Hatmeledim şiiri
Haykırışlarım sarar
Getiririm tekbiri

Ömer Ekinci Micingirt

Aşkım Sen

Hıçkırıklarımın sebebi sensin
Bendeki Leyla sen, Aslı’da sensin
Kapıldım poyraza, ne dense densin
Yemyeşil yayla sen, süslü de sensin

Sen hem şefkat suyu dağda türkümsün
İdrakte pervazım, şuûr hırkamsın
Kokun kekik tadı ziynet farkımsın
Ölümsüz sevda sen yaslı da sensin

Seninle her zaman senin hiçinde
Körkütük gibiyim başka biçimde
Kaybetmek tek korkum, azap içimde
Biçilmez paha sen misli de sensin

Bendeki ağrılar sende hep yara
Cennet gölge oldu senli dallara
Uzat ayakların vuslattır yâr’e
Mis kokan oya sen, mislide sensin

Duâ, ötesini kimse bilemez
Senli yazgılarım,sensiz gülemez
Aşkım sen sevgi sen sensiz olamaz
En nezih ana sen faslı da sensin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Ben Senin

Gözyaşlarım çoktan çokladı hiçi
Gelirim sen gel de gelemezsen sen
Arzuhalim sana canımın içi
Silerim gözyaşım silemezsen sen

Ateşine yansam ruhum yeşerir
Kalırım köz olup kalamazsan sen
Yüreğin dupduru mum gibi erir
Bilirim ben seni bilemezsen sen

Yürüyüşüm sana sen endişesi
Ölürüm yolunda ölemezsen sen
El âlem, yadlara etme itibâr
Olurum ben senin,olamazsan sen

01.11.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Akşamüstü



Yağmurla gürleyip bulutla inle
Beni de dâhil et bükülsün aşkın
Yakala hüznümü tut gözlerinle
Hüzün damlaları süzülsün şaşkın

Bu başka hâsılat gençliğim yedi
Çok şeyler görürsün dön bana bak da
Ve derin sonsuzluk hep örseledi
Saatler yılları uğurlamakta

Var olan yok olan yakılan benim
Yokluğun çığlığı rüyalarımda
Hesap ırmağına dökülen benim
Titrek yakarış var dualarımda

Aynen yaprak gibi rüzgâra karşı
Seherler üfürür zâr zâr yandırır
Geceye bağlarım yedi kat arşı
Bir deli uykudan hep uyandırır

Sükût ne beklersin gel beni sustur
Yüz vermez garibe neden ki sustu
Her şey O’na ait O’na mahsustur
Dayanır kapıya bir akşamüstü

22.02.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Bir Rüya Yüzün

Taptaze büyülü bir rüya yüzün
Doğrusu seninki nurdan musiki
İçimde çarpıyor rengârenk hüzün
Her gece üflüyor sanki bir iki

Göründün bir ara her halin enfes
Tıpkı Leyla gibi şive ve nefes
Gizlice yaklaştın kıskandı herkes
Bu sevda çok derin öyle derin ki

Hurimi melek mi kız senin adın
Göz göze duygular süzdün anladın
Yüreğim senin ki senin aşk vadin
Bu garip deliye hem sitem neki...

26.11.08 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Gözlerin Gizemi

Bu bendeki neşe sevinç aşk senden
Gözlerin gizemi ah neler neler
Sen beni çıkardın küflü mahzenden
Hem yaşanmışlıklar kimi örseler

Yalnızlığa değer seni bulduysam
Dokunur ruhuma rengi simânın
Ne zaman bir yerde adını duysam
Çığlığı olurum sensiz zamanın

Yelken açıyorum masumca her an
Coşkulara doğru "keşke"li yorum
Bambaşka yaratmış seni yaratan
Bütün engelleri lanetliyorum

29.06.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Tenha Duygular

Bir kere gülümse renk renk yetecek
Büyüle bu anı naz etme gayri
Islak hüzün salma gam tüketecek
İstersen sen benden söz etme gayri

Ses ver gel arada unutma derim
Tıpkı rüya gibi hele ellerin
Sensizlik sarınca gurbet ellerin
Dumanım tütüyor köz etme gayri

Gece karamsarlık uykularım zor
Yine meltem sardı ruhum eriyor
Sessizce süzül sus gecelere vur
Tenha duygularla hazzetme gayri

02.11.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Hal Oldu

Zaman zaman senle senden ziyade
Nedense hep sessizliğin yaralar
Tefekkür mü yüzündeki ifade
Beni sarsa bu sendeki veralar

Bir selam ver aylar geçti yıl oldu
Gözlerim bak yüreğine dayanmış
Unutma ki senden bana hal oldu
Deme sakın benim için kim yanmış

Uçuşuyor kelimeler heceler
İçimdeki nağmelere yer arar
Ses veriyor sensizlikten geceler
Neden bilmem bu mevsimler şivekâr

Peşin söyle hal diliyle sözünü
Vuslat tütsün hemdem ile ufuklar
Gölgeleme gün görmemiş yüzünü
İkliminde buluştursun şafaklar

16.06.10 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Niye Yazdım

Gökkuşağı yüzün yine bu günler
Bunu niye yazdım bilmem ne diye
Yosun tutmuş mevsim vakit sürgünler
İçim yanar söner öldüresiye

Bir başka iş bu tatlı bilmece
Hurilere inat benzer huriye
Karanlık ağartıp gelme her gece
Geceyi gündüze döndüresiye

Taptaze heyecan bazen perişan
Bülbülün dilinde oldum mersiye
Bir başka akıbet bekliyor her an
Düşmekte yâr yolu baktım geriye

Ümit, korku, sevinç aynen sen gibi
Hayale takılıp bindim terkiye
Düşe kalka yürü göründü dibi
Ben beni terk ettim sonsuz türküye

Benlik ateşinde benim muhakkak
İçinde olanlar benden hediye
Yıllarca koşturduk sessiz sessiz bak
Sadece ilham ol bu serseriye

Ömer Ekinci Micingirt

Öyle Özlüyorum ki

Acılarım gözümde saklanmışlar kendince
Sessiz sessiz bekleyip öyle özlüyorum ki
Gecelerim terk etti gündüzler de gidince
Zamanı itekleyip öyle özlüyorum ki

Bakışsam sürmelere inliyorum kederden
Melalimi sormayın ümit varım ben yârdan
Hislerim pek karmaşa belki yazı kaderden
Sabrımı yedekleyip öyle özlüyorum ki

Avuçlasam zamanı her dem etsem temasa
Yapayalnız gizlice el ele ve bas basa
Benim olur kâinat yedi kat baştanbaşa
Takatsiz emekleyip öyle özlüyorum ki

Sen gittin ya efendim ümmetin pare pare
Gözyaşı öbek öbek mahzun mazlum biçare
Alemlerin sultanı sen şefaat sen çare
Bir teselli bekleyip öyle özlüyorum ki

Sevdalarım rengârenk koşturdum adım adım
Yara bere her yanım arsa çıktı feryadım
Belki de son bu gece Micingirt çok ağladım
Yaşıma yaş ekleyip öyle özlüyorum ki

02.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

_______________________________________

Çocuksu

Tüm zamanlar rüzgâr olup estin de
Ben sana savruldum tuttum ellerin
Gözyaşlarım saklı ömür testinde
Hislerime kattım esen yellerin

Gurbet hasret ölüm döndük inişe
Sonsuza sevdalı sevinç endişe
Salmıştım kendimi bütün peş peşe
Eyyûb-i sabrım yok uzat kolların

Dua derinliğin içimde her an
Şefkatle çarpıyor çocuksu sîmân
Ne gösterir bilmem sevgilim zaman
Ruhuma dökülmüş sıcak ellerin

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Aşk Diliyorum

İçimde fırtına yer gök inledi
Naz akşamlarıydı gözlerin tül tül
Yorgunum bu günler gam perçinledi
Çağır kaygıları şiire dökül

Ruhum yıkıldıkça saklanıp sına
Vefasız kentlerin şivesi aksın
Saklanıp uzaklaş koşarcasına
Yoksam da sesimi hep duyacaksın

Bütün yalnızlığım suskunluğum sen
Katıksız tertemiz sözler var amma
Yine dalıp gittim boş ver istersen
Yalan bakışlara asla aldanma

Ne çok yokuş çıktım altında karın
Öksüz çocuk gibi bekledim seni
Peşinden koşturdum ağır kumarın
Yüzyıllar beklerim gitsen gelmeni

Ben senle arındım tasadan kirden
Ne güzel yokuşun sırtını oğmak
Uzattım elleri diledim bir’den
Düşündüm zor değil yeniden doğmak

Gözleri mühürlüm sitemkâr yârim
Taptaze baharım doyumsuz şarkım
Azgın rüzgârlarda senle eserim
Her daim tertemiz dupduru arkım

Sensiz ölüyüm de kucakla yine
Düşleri kamaştır sabahlara dek
Zamanı itekle hemen peşine
Koruman olayım elimde değnek

Açıp kapıları çözsek düğümü
Kalpsizin birisin sus biliyorum
Bilsen gözlerinde hep öldüğümü
Hissettir azıcık aşk diliyorum

Ömer Ekinci Micingirt

Şiir Anlatamaz

Öyle bir azap ki içime atmış
Vakitten vakite sarmala gel yâr
Yüreğimin közü sekerek yatmış
Sesini duyunca ruhum kıpırdar

Çok şeyin nabzıdır saçtaki aklar
Savruk bir feryattır mısranın sesi
Ağır teklemeler buzdan başaklar
Bitimsiz şifâdır aşkın zerresi

Getirin bir buse geceye dürün
Şiir anlatamaz işte o anı
Güneşsiz mehtapta alıp götürün
Soranlara deyin o artık fâni

Gerçekler engebe rüyalar sızım
Şu mübârek şehir öldürdü beni
Ben hep kalabalık ben hep yalnızım
Bana anlatmayın gülü dikeni

Derin hüzün sarar bahçeyi bağı
Fesleğen kokusu gelir sazlıktan
Secdeler sevdanın tek sığınağı
Vuslatı unuttum uykusuzluktan

Ömer Ekinci Micingirt

Ağlez Yazdılar

Hasret dudağında hudutsuz hârım
Yazdıkça derinden kem söz yazdılar
Rüyayı kuşattı hüznüm efkârım
Gece yamacıma Ağlez yazdılar

Hem dünya oyunsa geldik oyuna
Çile mevsimine aşkın köyüne
Uzandım tenhâya boylu boyuna
Bakıp gözlerime öksüz yazdılar

Ruhumu tütsüler köyün dumanı
İhtiyâr söğütü kotan yamanı
Asfaltta koşarım hasat zamanı
Mecnun’u unutup gürbüz yazdılar

Hiçe sürüklenip irkiliyorum
Sessiz gecelere dökülüyorum
Bu bendeki közü ben biliyorum
Ruhum frengili sessiz yazdılar

Ve bir düş içinde bol ettim azı
Ağlez’e kalır mı ömrün birazı
Ömer’in şiiri Kenan’ın sazı
Gurbet türküsünü bizsiz yazdılar

Ömer Ekinci Micingirt

El Yazması Mektuplar

Ceylanlar gibi ürkek kuş sesi gibi ılık
Aynen ikbal yıldızı susmuş yazgıyı bekler
Sükûtun imbiğinde bakışlar kalabalık
Her ne zaman ağlasa ona benzer bebekler

Lacivert zamanlarda hüzün salar her dâim
İffet ile örülmüş, gerçek iklimi arar
Sen derken tenhâlarda ne kadar da mülâyim
Ellerinden tutunca yanakları kızarır

Cemrelerde ısınıp mektuplarda yanıyor
Mektuplar el yazması bende varım bir baktım
Efsunlu duâlarla, günbegün boyanıyor
Nurlu yüzünden öpüp tebessümler bıraktım

Hem aşk bir vuslât ise neylerim kuşkuları
Kazanlarda demleyip beyaz kefene sarın
Bıçkılayın peşimden kan rengi coşkuları
Sorulursa hakkınız helâl deyin haykırın

Biliyor sığınağım yürek sesi bu konu
Teneşire gül koyun çelenk neymiş hurâfe
Cürmüm pek çok olsa da unutmam hâşâ O’nu
Yine oldum tüy gibi üveyk gibi bu defa

İffetin her rengi var vallâhi başka edâ
Kırdım tüm heykelleri hüzne sarmalar attım
Artık vuslât ölümüm nâkış nâkış şühedâ
Cânım mâhzûn bakışlım yine seni anlattım

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Sensizliğe

Aşkın serinliğine kovalıyorum seni
Zümrüt saçlı baharlara
Gözlerin parıldayan kehribar
Ellerin yed-i beyzâ
Kızaran akşamlarda izliyorum yokluğunu
Sensizliğe bürünüp

Hissiyatımı öğütlüyorum sana
Gökkuşağı misali
Renklerinin altından geçiyorum
Bulutları delerek
Güneşi heceleyerek

Her gün ayrılık türküsüne inat
Ozanlar dinliyor
Vakitler avutuyorum
Anlasana geçmişe bakıp buğulanıyorum
Öksüz kız yanağında tüllenen yaş gibiyim

Boşluklara koşturuyorum arada
Duygularım renksiz
Öldürücü hisleri kovalıyorum

İnliyorum durmadan
Takatimi teperek
Hasretin pençesinde

Sende başka bir esinti var bambaşka
Ta hücrelerime kadar
Azgın çocuklar gibiyim
Kör oluyorum görünce

Yaş döken gözlerin olayım
Mısra mısra dopdolu
Senli gurbetleri ne çok sevdim ben
Divâne vâdilerinde

Gel gir kırık kalbime
İki büklümün olayım
Duyuyor musun

Ömer Ekinci Micingirt
________________________________________

Ferhat’ın Çığlığı

Nedir bu dünyanın akı karası
Belki ifşâ etmek yok varım olur
Sâmimiyet ilhâm duygu arası
Gerçeği yaşamak tek kârım olur

Hani bâde derler ilâhi elden
Konu derincedir, incedir kıldan
Gelin söz edelim ebed-ezelden
Aynalarda gezmek zararım olur

İfadem kendimce gördüğüm gibi
Mısralar zihnimde kördüğüm gibi
Hüznü tabutlara sardığım gibi
Ferhat’ın çığlığı efkârım olur

Eşsiz değerleri boşa eskittim
Günâhlara düşe düşe eskittim
Ve hesapsız koşa koşa eskittim
Cürüm pişmanlığım ikrârım olur

Kefenim yıkasa tevbeli testi
Sanki yolculuk var bir şeyler esti
Gözlerim kaparsam bir akşamüstü
Belki Liva-ül Hamd diyârım olur

Ömer Ekinci Micingirt

Darılma

Hayal ettim her lahza,vicdan parmaklarından
Rüya bu ya terk ettim,bulduğum gözlerini
Tütüyordun her yerde aşkın ırmaklarından
Hıfzettik boğum boğum,sayısız gizlerini

Bir ben vardım birde sen,birde meşhur o rüya
Rüyalara dur deyip,uzattın ellerini
Solgun ve gümüş tenli,ben sana tutkun güya
Benim sevdam bembeyaz,göğe ser allarını

Vuslat ve düşüncesi,yorgun akıyor sular
Artık hissiz bir dönem,biz kardeşiz darılma
Ruhum bir bütün sensiz,tam deminde duygular
Hep bana köz bırakıp,mahzun düşe sarılma

08.08.09 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Sonra Git

Gel hele yitiğim sana ne oldu
Ay yüzün çevirme dur bak sonra git
Bu can sensiz mecnun, perişan oldu
Bambaşka yastayım gör bak sonra git

Yanıyor yüreğim fecir tutuştu
Varlığım virane baykuş ötüştü
Bendeki hüzün aşk dillere düştü
Bir kırık besteyim sor bak sonra git

Görüyor gibiyim pâr pâr nazını
Ne kadar mahzunsun göster yüzünü
Büyü giz iç içe, sakla gizini
Bambaşka histeyim bir bak sonra git

Ömer Ekinci Micingirt


Hissedersin

Gece ve sessizlik tenhada dinle
Bitimsiz ritimler silinir gider
Sevda besteleri ve ben seninle
Dökül yüreğime salınır gider

Gözlerin rayiha seninle eser
Her halin ibrişim dudağın kevser
Sus seni istemem hele elin ver
Süzülür sitemle alınır gider

Hüznümü kucakla seni bırak ta
Ruhumuz aynı yer kalma ırakta
Beni hissedersin şiire bak da
Büyülü bir rüya bölünür gider

Ömer Ekinci Micingirt

Zindan Aşk Ceza

Çölün ortasında Yusuf bir vaha,
Görünce cemâli yandı Züleyha.
İffetin reddeden cazibesiyle,
Sığındı vuslata zindan aşk ceza.

Ömer Ekinci Micingirt


Mavi

Yollar koyu ben gürültü ben yavan
Ah o günler ıslık yaz ve karavan
Gam uçurur hülyaların anbean
Yakar beni tılsımlı tahtaravan

Bin bir renkte şiir gibi ellerin
Aşk bürünmüş vagon kokan güllerin
Sessiz mâna şu efsunlu dillerin
Sen ızdırap sen bendeki heyecan

Duy gönlümü inayetle duy işit
Zümrüt yüzlüm nur şavkını vur dirilt
Ara ara parıldayıp sen gel git
Firdevs gibi seninleyken dört biryan

Ömer Ekinci Micingirt


Sükûtun Rengi

Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Bakmayın yaşımın kırk sekiz olduğuna
Hâlâ on sekiz edâsında...

Bu gün çocuklar gibiyim yine
Salmışım kendimi iklimin musikisine
Ruhum sakin dupduru
Dupduru yüzüm
Annemin ak sütü tıpkı
Ellerim ufukta gözlerim ellerimde
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım
Gâh bıçkın delikanlılar gibi
Bu gün çocuklar gibiyim yine
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden


Ölümün gözyaşı tırmalıyor arada
Şu kıllı kulağımı
Kendime geliyorum,
Neşvelerim yerlere savruluyor.
Sahilsiz acılarla boğuşuyorum,
Ateş yağıyor peşimden
Meçhul bir kente doğru
Kıpkızıl koşuyorum
Kötülüklerim hırıltıda
Kendimi arıyorum ufkumu köpürterek

Görüyor gibiyim derince bakınca
Az ötede engebe vuruyor suratıma
Omzumda akıbet korkusu
Kucağımda vuslat sevdası
Gâh kırk sekiz edasıyla söyleşir
On sekizce oynaşırım bıçkın delikanlılar gibi

Bir başkayım bu gün
Bu gün çocuklar gibiyim
Gözlerim avuçlarıma sığmıyor
Uçup düşüyorum takvimlerden
Sükûtun rengiyle

Ömer Ekinci Micingirt

Yanık Hüzün

İçime dökülür ruhun anbean
Kahreden sessizlik başlar feryada
Hislerin söktüğü şeydi haykıran
Mest eden çehrenle yetiş imdada

Bir tatlı tebessüm uzun uzun bak
Gözlerin içine kendimi saldım
Bahtımı büyüle yazgıyı bırak
Düşlerin düşledim hep kalakaldım

Şiir yüreğime hece hece git
Yanık hüzün sarmış yine her yanı
Belki bir tevekkül belki de ümit
Aşkın defterine kaydet bu anı

Ömer Ekinci Micingirt

Sırdaş

Bu hayat daima keder acının
Nasibi tedbiri harmanı yârım
Yarası bende yok aşk ilacının
Tıpkı mecnun gibi yoka duçarım

Seninle bir kefen olmak niyetim
Avam meclisinde dinle beni can
İnan tartışılmaz hüsnüniyetim
Sendeki ben var ya seni haykıran

Kim kimin sahibi dünün bu günün
Çokluğu terk ettim hiçliğe hiçe
Kalanı bana ver kısa ömrünün
Hayret seyir sükût ifşa iç içe

Farkında mısınız hep deli diye
Delinin halinden deliler anlar
Cürümü düşündüm döndüm geriye
İdrakten idrâke çarpan vicdanlar

Hep hüzün saklarım şiir deyim de
Hep acı üretir bendeki resim
Azrail bekliyor beni köyümde
Yüreğim çarpıyor zâr zâr nefesim.

Izdırâbım çok,derdim çok ama
O’nu bekliyorum gözlerimde yaş
Yönelişi düşün sakın ağlama
Bir Fâtiha oku tamam mı sırdaş

20.10.11 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt



Yusuf Yüzlü

Başlangıcı ölüm sağar her ayın
Yine bugün bana başka hâl oldu
Deyin deli pek muteber yapmayın
Acılarım azdı mısra bol oldu

Bize şiir yazdım bizden bihaber
Sevda pişiririm közden bihaber
Kısır bir nesil ki özden bihaber
Yusuf yüzlü yavrularım el oldu

Yaban oldu hâyellerim virane
Konuşsam ağlasam sussam ne çare
Kime ne yanmışım ateş çıra ne
Hatıralar biriktirdim kül oldu

20.01.12 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

Vuruldum Geldim

Kıraç toprakların delisiyim ben
Sanma ışıltıya vuruldum geldim
Gergefli kilimin çilesiyim ben
Mevsimsiz düşlere sarıldım geldim

Deme ha sebep ne, sebeplerim yok
Uzan başucuma sevincime bak
Hiçin helezonu öyle bir ufuk
Seni heceleyip yoruldum geldim

Yağmurlar yağınca gel beni işit
Desem ki bir hayal deme sen ümit
Beraber olunca uzaklara git
Ben senin tepkinde görüldüm geldim

Bir ben varım şimdi bir kırık testi
Gurbet yağmurları içime esti
İzahı tarifsiz başka hevesti
Sığmaz ışığına kör oldum geldim

Bırak hem sen beni, kendini dinle
Sükûnun sayhası, sabrım seninle
Sensiz korkuları vur gözlerinle
Kuşkusuz sen için vuruldum geldim

Ömer Ekinci Micingirt

Cemre

Nedense sebepsiz korkularım çok,
Diz çöküp baş koyup sığındım emre.
Var mı arayışta görünmez ufuk,
Güz geçti kış geçti bak geldi cemre.

Cemre bir yanış mı belki aşk ümit,
Ümidim sarp yokuş değer hem ömre.
Ruhumu hükmeden ne olur işit,
Aşkınla yak beni çevir kömüre.

Ömer Ekinci Micingirt

Beklemek

Beklemek sırattan ince
Anbean meşakkat verir
Yolboyu sabrı deşince
En azgın çöle çevirir

Beklemek bir anka kuşu
Mızrak ok gagalarıyla
Beklemek hûşu ve hûdu
Sükûnun nidâlarıyla

Ömer Ekinci Micingirt

Nerelerdesin

Dağlar yüzümü okşar, deniz sırtıma kese
Sükûtun yatırında hayıflanıp dinledin
Yine bu günde akşam sırt çevirdim herkese
Tüm vebâli omzuma deyince gülümsedin

Seninle donakaldı sokağımda ayaz ter
Gözlerim ısınmıyor seni arıyor yer yer
Umumdanmış mevsimler hayat benden ne ister
Nerelerdesin gözüm,hele söyle ne dedin

Ömer Ekinci Micingirt

Gözüm Yollarda

Yetiş ey can yetiş gözüm yollarda
Hüzün rüyalarım dindi baksana
Kime müptelasın gurbet ellerde
Köz oldu sevdamız yandı baksana

Ney mızrap ses olsam sessiz sazına
Apayrı manayla essem yüzüne
Hele bir kulak ver alın yazına
Leylalar geriye döndü baksana

Edep işve neşve vefa nerede
En derin acılar belki kâr ede
Bir bülbül zarlanır karşı derede
Çağlayan derede dondu baksana

Ne acı bir hülya okşayan dilin
İffetin ahengi vefasız elin
Bilirim çözülmez büyülü halin
İçime akışın sondu baksana

Leyla’yı Mecnunu Arzu Kamber’i
Ben o deli adam sense bir peri
Beklide feleğin zorlu çemberi
Yıkıldı garibin bendi baksana

Ömer Ekinci Micingirt


Seviyorum ki

Aşkın yumağına kelepçe vurdum
Yine de ben seni seviyorum ki
Sözü bıçkılayıp göğe savurdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Hâlime muttasıl gözlerin var mı
Ve beni hisseden gizlerin var mı
He kurban diyecek sözlerin var mı
Yine de ben seni seviyorum ki

Yoklar tükettikçe var olup durdum
Kırık saat gibi kurulup durdum
Yordun kıyasıya yorulup durdum
Yine de ben seni seviyorum ki

Ömer Ekinci Micingirt


Seni Düşündüm

Bir ağır yolculuk azgın sularda,
Yüzerken sultanım seni düşündüm
Şeref ver rüyama gel uykularda,
Sendedir gümanım seni düşündüm.

Vuslat bestesiyle yolun gözlerim,
Kurudu gözyaşım soldu gözlerim,
Kokunla bezenen terin özlerim,
Kavruldu her yanım seni düşündüm.

Mecnundan beter ki benim hikâyem,
Karıştı hicrana gitti sermayem,
Bir tatlı hoş seda en büyük gayem,
Verene kurbanım seni düşündüm.

07.02.2007 Bursa

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Sevda

Hislerim huzura erer seninle
Anın derinliği içimde erir
Beni sarhoş eden o gözlerinle
Vuslat kanat çırpar ruhum dem verir

Belki de bendesin belki Irakta
Seni arıyorum yitik durakta
Hoş beni görürsün aynaya bak da
Bitiş ikliminde belki can verir

Söyledim ne varsa hisset yaz anı
Meçhule koşulmaz hasat zamanı
Kör topal laf ettim sözledim seni
Sevda çıkmazları aşka çevirir

Ömer Ekinci Micingirt

Çilesiyiz Biz

Terki terk etmeyen, terki terk de sen,
Eridikçe eri, getir hayy’ları.
Nice anlar vardır seninle esen;
Seslenişte ifşa, aşk olayları...

Bırak sensiz akan geceler aksın,
Varlık âleminin çilesiyiz biz.
Çokça ihanete uğrayacaksın,
Hiçlik gölgesinde, aşk var şüphesiz.

28.08.11

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Vuslat Deme

Vuslat deme uhrevisiz her aşka
Geceleri ses gelirdi derinden
İçimdeki fısıltılar bambaşka
Hissiyatın kopup gelir yerinden

Sırlı rüya unutamam hisleri
Hüzün nevhaları içimde zar zar
Sana versem içimdeki sesleri
Ümit kuytularım ensende yaşar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Yorgun Yürek

Yorgun yürek gel arada hep söyle
Ara ara ses ver gelsin derinden
İçimdeki duygular mı bambaşka
Hissiyatın bana koşsun yerinden

Kime yazdım bu füsunlu şiiri
Mâtem gibi yüreğime koyulur
Yaprak yaprak rüzgârlarda her biri
Mevsim mevsim poyrazlarda duyulur

Ağlamaklı alıyorum hisleri
Tam bendesin içimdeki sene sor
Alıp versem hep hüzünlü sesleri
Nazlı duyguların benimle yaşar

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Gözlerin

Sen bende yaşayan kelebek gibi
İnce zülüflerin melodi sesi
Tıpkı el değmemiş bir bebek gibi
Gözlerin yakıyor ela mavisi

Hep seni ararım sükût sesinde
Salmışım kendimi uçsuz hislere
Yer ayır yüreğin bir köşesinde
Takatim kalmadı sensiz seslere

Ömer Ekinci Micingirt

Sahire

Okşayan ahengiyle büyüleyen bir durak
Uzaktan salınıyor, benimle benden ırak
Ruhum rükû ye varmış o karlı tepelerde
Benimle sendeki fark sen ustasın ben çırak

Gâh deli pervaneyim gâh kesvetli gâh buruk
Sözlerim savruluyor bir yakala bir bırak
Bendeki velveleler mevsimsiz sabalarda
Sen hüzünlü melodi,sen ilkbahar ben kurak

Ömer Ekinci Micingirt

Hurisin

Güzeller güzeli gel hele kurban
Duruşu bakışı gülüşü güzel
Bu ihlâs bu irfan bu iffet nerden
İffetle sekerek gülüşü güzel

Gizli gel nur yüzlüm huri kıskanır
Gözyaşın akıtma içim ıslanır
Allah’ım bu melek neyle beslenir
Oyalı yazmalı el işi güzel

Efsunlu bakışlım kız sen hurisin,
Çimeni fistanlım kimin yârisin
Riyakâr gözlerden Mevla’m korusun
Her gece sessizce gelişi güzel

Ömer Ekinci Micingirt

İmkânsızlar

Gizemini gizlemişim gizimde
Gülüşlerdei aceplerin dupduru
Başım koyup ölebilsem dizinde
Gözyaşınla paylaşırım huzuru

Sen büyülü sen bendeki muamma
Hissiyatın renklerini peyliyor
Yüzünde hep neşe izi var ama
Hüzünlerin sanki beni ney’liyor

Deme bana ilkbaharlar mümkün mü
Yaşadıkça doğacaktır şafaklar
Sevgi nefret ateşlere döndün mü
Mecnun gibi yaralarım aşk paklar

Ömer Ekinci Micingirt



________________________________________

Kime Yalvardım

Gün hüzün yağıyor bense pek yorgun
Yazıp duruyorum eskiden beri
Dantelâ bakışlım gelirsen bir gün
Geceyi arala yokla şiiri

Tasa fasıl fasıl acı peş peşe
Salmışım kendimi alev ateşe
Hislerim ağulu dışım pürneşe
O mahzun gözlerle bekle şiiri

Gömüldüm geceye ben sana vardım
Senli tepelerde rikkate durdum
Nâzen hecelerle kime yalvardım
Aşkın füsunuyla kokla şiiri

Ömer Ekinci Micingirt

________________________________________

Tüy Gibi

Elemli eyledin ney gibi bizi
Seni anlatamam ifade çok zor
Rengine gizle gel yâr ikimizi
Ölümsüz renklerin soldurmadan ver

Gözlerin yaş senin hüznün gizi var
Sevinç gözyaşların kime yağacak
Olmuşum tüy gibi vuslat izi var
Ayaz yüreğime güneş doğacak

Ömer Ekinci Micingirt
 

Benzer konular

Ziyaretçilerden Sorular

2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
704
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,778