mehmedimin günlüğü

M

mehmedimm

Misafir
#1
Sabahın ilk ışıklarına aşina penceremin perdesi, işbirlik içinde olduğu ışık huzmeleriyle gözlerimi avladı. Günün henüz belirdiğini gösterircesine nazire yapan kuşlar, çalar saatimi hiç de aratmadılar. Her zamanki gibi mağlup baş yastığım, yerlerde manzarasını bulmuş.Anlaşılan uykuda benden çektiği varmış ki firar etmiş yatağımdan.Bir türlü anlaşamadığım battaniyem, gecede beni yorgana teslim etmiş ki üşüdüğümü hissettim.Yüzümü şok etkisi yaratan soğuk suyla buluşturmam sonra havluyla kurulamam zaman almadı.Isıtıcı içinde fokurdamaya aşina su hazırdı, bir click sesiyle homurdanmaya başlayan su, nihayetine erince çaydanlığıma dökülmeye razı oldu.Fakir zeytinler ve zayıf ekmekler midemin konuğu olmuşlar ki misafirden öte.Üstümü savaşa gidecek düzenli bir ordunun neferi gibi giyindikten sonra işime koyuldum.Yolda giderken evlerin sabaha düşen hallerini düşündüm.Bazıları hala uykuda bazıları ise sersem.Perdesi bayrak gibi salınan evlerin ahbabı hafifçe esen rüzgar olmalıydı.Kepenklerin sesini, göz kapağının gece dikilen sonra sabah vakti dikişleri alınan hasta bir profile benzettim.Simitçiler köşe başlarını tutmuş, her dönemeçte bir rızık narası atarlar ki arabadan duydum seslerini.sıcakkkkk,sıcak simiiiiiiit…..
………………
………………
………………

Günlüğüm hemen akşam oluvermiş.ne çabuk
 
Konu başlatan Benzer konular Forum Cevap Tarih
T Üye Günlüğü 28
S Üye Günlüğü 14

Benzer konular

(((erva)))

Acemi Üye
Silver
#2
………………
………………
………………

Günlüğüm hemen akşam oluvermiş.ne çabuk

harbi çabuk mehmed kardeş...:D hayatı çok hızlı yaşıyorsunuz...
 
M

mehmedimm

Misafir
#3
benim günlük böyle ....arada kalan vakitler koyu bir zaman,yoğun ki sığmaz anlatmaya,mecali yok be kardeşim sözcüklerimin...
 
M

mehmedimm

Misafir
#5
[align=center]
vakit geç...zaman, kadehin dibinde tortu;içtikçe şarabı biz eskirken o şafak gibi doğuyor her anlık saliselere. Zaman, yaşlanmaya giden yolumun her adımında doğup batmaktan usanmaz mı? Şu gece, hiç küsmez mi gündüze. Aralarındaki muhabbet nasıl yeminler taşıyor ki sırrı dilsiz yıldızlar ne kadar biliyorsa o kadar parıldıyorlar. En parlak yıldız acaba tüm sırların kaynağını mı yüklenmiş? Dışarda karanlıklar boğuyor fenerleri, bir ölü gibi kaldırımlar. İşten gelen şu paltolu adam, vakitleri hangi giyotine terk etmiş. Bir çocuk koşuşturuyor elinde çöp, mahallede yer yok ki binalar sıra gecesi düzenler. En cırlak naralar asabi evladın evinde yankılanır. Bir ırmak olsa sokak, yağmur damlamaktan utanç duyar.

Günlüğüm, benden sana zamanın benden yonttuğu şu cümlecikler kaldı. Kolum kanadım milim milim düşerken toprağına ömrümün son anında yaşamımın adını sen koyar mısın? Hani bazıları seni kilitle tutar, kimsecikler okumasın diye. Zaman bir yazı gibi okurken, işlerken bizi ,sırlarımızı zamanın içinde yontulan okusa ne çıkar.Değil mi ki ömür bizler için son buluş o zaman gizli tutacak neyimiz var.

Sevgili günlüğüm, penceremden dışarı bakıp sana fısıldadığım şeyleri dedikodu olarak düşünme,vakit geçerken,duygularıma iliştirilen bir fetva say kara yazılarımı.
[/align]
 
M

mehmedimm

Misafir
#8
yine gece

günlüğüm yine başbaşa kaldık seninle,yine bir örtü ile demleniyor gece.yamaçlardan denize doğru esen sıcak meltem savuruyor etekleri.yağmur yağacak gibi.artık yağmurlar da ayan beyan ortada.gelmeden evvel ıslık çalar gibi damlalar.saçakları döven bir yağmurun ninnisi benzemez öyle beşik gıcırtısına.bir de eski ocaklardan olsa tutuşsa iki odun alevlenen bir çıra görünce.küçük çalılar arada bir köz savursa ve uyusa gerçeklerim bir hayal soğuğunda ne güzel olurdu.keyifler keka olurdu.Şöminede asılı güğüme fokur fokur kaynamak eğlence,bir mısırı közde bekletmek kokusuyla hemdem olmak ne muhteşem.bir de sis kapladı mı tüm yeşilliği ,yapraklar esrarlı bir salınış ile silkindi mi, köyümün hatırasına keşif yapar, biraz daha uzun ömürlü olurdum.

sevgili günlüğüm, köy geldi aklıma,acaba patika yollara düşen ayak izlerim hala yerinde midir?köy evine yetişme gayretimden karanlığa düşen kestirme yolun üstündeki korkulu gözlerim kalbimin atışına hatıra.hatırlıyorumda sırılsıklam olmuştum o ayazda, ne yağmur vardı ne sis.karanlığa kalınca ürken tüm duyularım yağmur yağdırmıştı başıma,unutmak ne mümkün.köpekler hala ulur mu belirsizce,bir cırcır böceği mekanı boş bulmuş mudur ki avazı geldiği kadar ses çıkarsın.zaman bir tortu gibi muhakak dibte bazı yaşanmışlıkları anı niyetine bırakıyor.vakit geç oldu.

sıcak bir tebessüm günlüğümün güne düşen anısı olsun..​
 

Ziyaretçilerden Sorular

Cevaplar
0
Görüntüleme
64
2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
251
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,323