• Teşrik tekbiri getirmeyi unutmayınız

Gökte Kıyılan Nikâh

ZiLaN_21

Tecrübeli Üye
Silver
#1
[h=2]Müminler`in annesi Hz. Zeynep ibadete düşkün, takva sahibi, imanında sadık ve samimi bir Müslümandı.
[/h]
Bismihi Teâlâ!

“Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman inanmış erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulüne karşı gelirse apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzap / 36)

Kendisi hakkında ayet indirilen ikinci peygamber eşiydi Zeynep binti Cahş. Aynı zamanda Resulullah (s.a.v)’ın halakızı… Cahiliye adetlerinden iki büyük âdetin ortadan kaldırılmasına vesile olmuş itaatkâr mümine…

Cahiliyenin kör karanlığından insanları kurtarmak için çabalayan Nebi (a.s), her geçen gün İslam’ın taşlarını yerleştirip çirkef adetleri bir bir deviriyordu. Risaleti gereği de kendisinde mevcut olabilecek bir durum olduğunda bizzat yaşayarak, zulümatı nuruyla değiştiriyordu. Şimdi sıra üstünlük kavramını değiştirmeye gelmişti. ‘Üstünlük ancak takva iledir’ anlayışını benimsetme zamanıydı. Bunun için evlenmek isteyen azatlı kölesi Zeyd b. Harise için halakızı Zeynep binti Cahş’ı istemeye karar kılmıştı. Elbette ki bu yalnız Onun iradesiyle olmuyordu. Bu evlenme işine ne Zeynep (r.anha) ne de ailesi sıcak bakmış, öyle ki karşı bile çıkmışlardı. Kabul edememişlerdi hür ve şeref sahibi bir bayanın azatlı bir köle ile evlenmesini…

Hür olanların kölelerle evlenmemesi, o dönemin yazılı olmayan kuralıydı adeta. Zeynep (r.anha); “Asalet ve şeref yönünden ben ondan hayırlıyım” diyerek buna karşı çıktı. Bunun üzerine “Hiçbir mümin ve mü’mine için muhayyerlik yoktur” mealindeki ayeti kerime nazil oldu. Bu ayet inzal olunca Zeynep (r.anha), Allah ve Resulü’nün emrine itaat etmiş ve Zeyd (r.a) ile evlenmiştir. Ancak bu evlilik onlara huzur getirmemiştir. Her ne kadar cahili bir adet ortadan kaldırılmışsa da Zeynep (r.anha)’in bir köle ile evlenmeyi hazmedememesi bu yuvayı kurduramamıştır.

Zeyd (r.a), Hz. Zeynep’in tavırlarına katlanamaz ve Resulullah’a durumu arz edip boşanmak istediğini söyler. Resulullah (s.a.v) durumun kötüye gittiğini hissediyordu ancak bunu açığa vurup halka izhar etmek istemiyordu. Ona “Allah’tan kork ve eşini yanında tut” (Ahzap / 37) diye tavsiyede bulundu ve bu durumu biraz daha tehir etti. Ancak evlilikleri 1 yıl kadar sürdü ve boşandılar. İslam kardeşliği rabıtası her bağdan üstündür. Hürler ile köleler birleştirilir, güçlüler ile zayıflar bir tutulur. Resulullah nasıl ki Zeyd ile Zeynep`in evliliğini Allah (c.c)’ın fermanıyla yapmış ise yine onların boşanacağını da Allah Ona haber vermişti.

Nitekim hürlerin kölelerden üstün olduğu anlayışı yıkılmıştı. Sıra ikinci bir âdeti yıkmaya gelmişti. Araplar tıpkı öz evlatlarının boşanmış oldukları eşleriyle evlenmedikleri gibi evlatlıklarının eşleriyle de evlenmezlerdi. Örfe göre Hz. Zeynep, Hz. Muhammed’in oğlundan boşanmış bir kadın sıfatıyla Peygamber’e düşmezdi. Bunun üzerine Allah şöyle beyan etti: “ Mademki Zeyd o kadından ilişiğini kesti, biz onu sana zevce yaptık. Ta ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenme hususunda mü’minler üzerine günah olmasın. Allah’ın emri mutlak surette yerine gelecektir.” (Ahzap / 37)

Bir emir ki kimse reddedemez… Kimse bundan kaçıp kurtulamaz. Onu ihmal etmek, tehir etmek ya da ondan yüz çevirmek yoktur... Ve elbette ki bu emir gerçekleşti. Peygamber (a.s) Zeynep (r.anha) ile evlendi. Bunun üzerine Kureyş halkı ‘Muhammed evlatlığının eşiyle evlendi’ diye konuşmaya başladılar. Daima Resulünün yanında olan Allah-u Teâlâ yine Onu yalnız bırakmadı ve bu ağır yükü omuzlarında taşıyan habibini rahatlatmak için şöyle buyurdu: “Muhammed sizin erkeklerinizin hiçbirinin babası değildir. Fakat o Allah’ın resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.” (Ahzap / 40)

Hz. Aişe bu ayetler inzal olduğunda; “İşlerin en büyüğü, en faziletlisi ona nasip olmuş ve Allah onu gökte resulüne nikâhladı. Zeynep bize karşı bununla iftihar edecek, övünecektir” buyurmuştur. Nitekim öyle de olmuştur. Hz. Zeynep, Peygamber (a.s)’in diğer hanımlarına karşı bununla her zaman övünmüş; “Sizin nikâhınızı aileleriniz kıydı benimkini ise Allah kıydı” diyerek bunu dile getirmiştir.

Resulullah (s.a.v) düğün gecesi ziyafet verdi. Bunu hiçbir eşinin düğününde yapmamıştır. O ziyafet sırasında örtü ayeti nazil olmuştur. Peygamber hanımlarına perde arkasından konuşmaları emredilmiştir (Ahzap 53). O günden itibaren o şerefli ailenin mümine kadınları emre itaat ettiler. Kıyamete kadar gelecek olan Müslüman hanımefendilere; hayâ ve iffetleriyle, haysiyet ve şereflerinin muhafazasıyla örneklik teşkil ettiler. İnsanların mutluluk ölçülerini belirlediler. İnsanlara ne şekilde kıymet verilmesi gerektiğini gösterdiler…

Müminler’in annesi Hz. Zeynep ibadete düşkün, takva sahibi, imanında sadık ve samimi bir Müslümandı. Medine’ye ilk hicret edenlerdendi. Hz. Zeynep âlicenap idi. El işi yapar ve satar kazandığı parayı da ihtiyacı olanlara dağıtırdı. O dünya malına önem vermez eline geçen tüm kazancını infak ederdi. Ona ‘fakirlerin anası’ denilirdi. Allah’ın Resulü şöyle buyurdu: “Bana en önce kavuşanınız eli en uzun olanınızdır.” Hz. Aişe tüm hanımların ellerini ölçtüğünü rivayet eder. Ancak Nebi’nin vefatından sonra ilk önce Hz. Zeynep’in vefat etmesiyle eli uzunluğun ‘çokça sadaka veren’ anlamında olduğu anlaşılmıştır. Hz. Zeynep Medine’de hicri 20. Yılda vefat etmiştir. Kanaat ve cömertlik onun için büyük bir hazineydi. Fakiri sevindirmek ona göre iki cihan saadetine erişmek gibiydi.

Rabbim onun gibi eli uzun olup, Resulullah’a erkenden kavuşan müminelerden eylesin bizleri… Âmin…

Nisanur Dergisi