‘Enfüs’üne yönelmek.

furkan3629

Acemi Üye
Silver
#1
‘Enfüs’üne yönelmek.




“…O surette hoşuna gitmeyen bir şey varsa, değiştirmek içinafaki hayallere değil enfüsüne yönelir. Nefsine bakıp eksik, kusur ve yanlışı onda arar.

Yel değirmenleriylesavaşan Donkişot değildir artık..

Aynayı suçlamaktanvazgeçer. Ayna karanlıksa, özünün ışığını yansıtamayanın, öz ışığına engelolanın kendisi -nefsi- olduğunu bilir. Eğer bu durumda bir eleştiri ve suçlamayapacaksa ancak kendi nefsine yönelir…“

* * * * * *
Suçlama, eleştirme, kınama, hor görme, dışlama düşüncesiolgunlaşamaMAnın en belirgin işaretlerindendir. Hem öyle bir işaretler kiyapışkan bir illet gibi.. Eline yapışsa elinde kalır, üstüne yapışsa üstündekalır. Kurtulmak istersin kurtulamazsın. Sallarsın çıkmaz, çekersin düşmez,sürdüğün süründüğün yere bulaşır kalır. Kurtulmak istedikçe daha çok bulaşan,yapışan bir derttir.

Kurtulamamanın tek sebebi bakış açısının değişmemesidir. Birküreye 45 derece açıyla bakabilen bir göz, kürenin neresinden bakarsa baksın, daima45 derece açıyla bakacaktır. Kürenin etrafında fır dönse de 45 derecelikbakışından kurtulamaz. Baktığı bölge değişse bile bakış açısı aynı kaldığı içinbütünü görememeye devam edecektir. Ama olgunlaşamayan -gerçeğe erişemeyen-kişi, baktığı bölgeyi değiştirdikçe bakış açısının genişlediğini zannedersadece… O sebeple kurtuldum zanneder ama bu zannıyla daha çok bulaştığınıfarkedemez. Bakış açısı genişlemediği sürece aynı hatanın içinde farklıversiyonlarda çırpınıp durur.

Tek çare, ilâhi bir yardım ve hidayetle tevhid ilminisindirerek önceki bakış açısını tamamen terkedip açısız bir bakışa sıçramayıbaşarmasına bağlıdır. Eğer kişi söz konusu sıçramayı gerçekleştirip tevhidgerçeğini sindirerek hayatı bu bakışla seyretmeye başlarsa, ancak o zaman tümbu illetlerden kurtulur.

Pek çok hastalığı gibi; suçlamak, eleştirmek, kınamak, horgörmek veya dışlamak gibi hastalıklı düşünceleri de sona erer. Hatta hakikattensonraki marifet derecesine erişmeden bunların yanlış olduğunu dile getirmeyedahi ihtiyaç duymaz.

Çünkü bilir ki, bendediği de dahil, O’ndan gayrı yoktur.
Seyrettiği alemi deO’ndan bir nispet olan kendi suretinin aynasıdır.
O surette hoşuna gitmeyen bir şey varsa, değiştirmek içinafaki hayallere değil enfüsüne yönelir.

Nefsine bakıp eksik,kusur ve yanlışı onda arar.
Yel değirmenleriylesavaşan Donkişot değildir artık..
Aynayı suçlamaktanvazgeçer. Ayna karanlıksa özünün ışığını yansıtamayanın, öz ışığına engelolanın kendisi -nefsi- olduğunu bilir. Eğer bu durumda bir eleştiri ve suçlamayapacaksa ancak kendi nefsine yönelir. Tevbesi de şöyledir:

“Lâ ilâhe illâ ente subhaneke inniy küntü minez zalimîn”(Senden gayrı yok, -tüm yarattıkların gibi ben de- Sübhan, bütün noksanlardanmünezzeh ve yüce olan Seni tesbih ederim. Muhakkak ki kendime -nefsiminhakikatine- zulmettim ve zalimlerden oldum.)
 

Ziyaretçilerden Sorular

2
  • Cevaplanmamış Konu
Cevaplar
1
Görüntüleme
514
Ayşe Hatun
Cevaplar
0
Görüntüleme
2,602