5 Soruda Kemiklerimizin Mucizevi Özellikleri

#1
İnsan vücudu incelendiğinde, büyük bir mühendislik harikası ile karşılaşılır. Başlı
başına sanat eseri niteliğinde olan iskeletimiz, hayatımız boyunca yaptığımız
her hareketi hatasız ve mükemmel bir şekilde yerine getirmemizi sağlayacak
şekilde yaratılmıştır.
İnsan vücudunun her noktası, Yüce Allah’ın eşsiz sanatını gösteren sayısız
delille doludur. Allah, Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi’nde, insanın
yaratılışındaki mükemmelliğe şöyle dikkat çeker:

  1. “…Kemiklere de bir bak nasıl biraraya getiriyoruz, sonra da onlara
    et giydiriyoruz?…”
    (Bakara Suresi, 259)Kusursuz bir dizilime sahip olan kemikler, dışarıdan gelen darbeleri
    emebilecek esneklikte çok özel bir malzemeden oluşurlar. Bu nedenle insan
    bedeninde hayati öneme sahip olan tüm organlar, özel sistemlerle koruma
    altındadırlar.
  2. Kemikler Organlarımızı Nasıl Korur? Sözgelimi kafatası kemiği, insanın hayati organı olan beynini, olabilecek en
    özenli şekilde korur. Nitekim anne karnındayken birbirinden bağımsız olan
    kafatası parçaları, zamanla büyüyerek adeta bir bulmacanın parçalarının
    biraraya getirilmesi gibi, birbirlerine monte olurlar. Doğumdan bir süre
    sonra ise, insan beynini koruyacak en mükemmel yapıya kavuşurlar.Bunun yanısıra kalp ve akciğerleri göğüs kafesi korurken, omuriliği de
    omurga güvenlik altında tutmaktadır. Çünkü vücudun en önemli organlarından
    biri olan omuriliğe gelebilecek en ufak darbe ya da hasar, insan bedeninin
    felç olmasına sebep olabilmektedir. Bu nedenle omurga kemikleri hem çok
    sert, hem de çok dayanıklı olarak yaratılmışlardır.
  3. İskelet ve Kaslar Arasındaki Koordinasyon Nasıl Gerçekleşir? İnsanın hareket edebilmesi için özel olarak yaratılmış olan iskelet, yapılan
    hareketten de güç kazanır. İnsanın yapmaya başladığı bir hareket, hiçbir güç
    sarfedilmeksizin devam ettirilebilir. Örneğin yürümeye başlayan bir insan,
    fazladan bir efor sarf etmeksizin yürümeyi sürdürebilir. Çünkü dengeli
    olarak çift yönlü dizayn edilmiş iskelet ve kaslar, aralarında mükemmel bir
    koordinasyonla hareketin devamını sağlarlar. Bir kol diğer kolun, bir bacak
    diğer bacağın hareketini tamamlar. Bu noktada akışkan olan “mekanik bir
    tasarımın” da varlığı gözler önüne serilmektedir.
  4. İskelet Nasıl Dengede Durur? Omuriliği koruyan kemiklerin sahip olduğu bu özellik, yaratılış mucizesinin
    delillerini bir kez daha gözler önüne serer. Omurga, üst üste dizili olan
    omurlardan meydana gelmektedir. İnsan her adım atışında, omurgayı oluşturan
    bu omurlar hareket ederler. Ancak yapılan hareketler esnasında omurların
    aşınma tehlikesi de vardır. Bu nedenle insan vücudunun karşılaşacağı
    muhtemel tehlikelere karşı olağanüstü bir önlem alınmıştır.Omurların aşınmaması için her bir omur arasında bir nevi amortisör görevi
    yapan dayanıklı diskler vardır. Bu diskler, insanın her adım atışında yerden
    vücuda gelen tepki kuvvetini azaltarak kemiklerin yaylanmasını sağlar.
    Nitekim omurga kemiklerinin dizilimi de özel bir planlamanın ürünüdür. Üst
    üste dizilerek “S” harfi çizen omurga kemiklerinin bu şekli, son derece
    hikmetlidir. Çünkü, eğer “S” şeklinde değil de, dümdüz bir görünümde
    dizilmiş olsalardı ve aralardaki disklerin darbeleri emme özellikleri
    bulunmasaydı, 30 cm. yükseklikten atlayan bir insanda omurganın boyuna
    yapacağı baskı sonucu, omurga beyni parçalayarak kafatasından dışarı
    çıkacaktı. Ya da eğer omurgaların yapısı kafatası gibi yekpare tek bir
    kemikten oluşsaydı, insan en basit bir hareketi bile yapamayacaktı. Böyle
    bir durumda da kemiklerin hiçbir elastikiyeti olmayacağından, insan sürekli
    olarak dimdik durmak zorunda kalacak, en hafif bir eğilmede dahi kemikler
    kırılacak ve omurilik son derece önemli hasarlar görecekti.
  5. Kemiklerde Hangi Mineraller Depo Edilir? Kemiklerin özellikleri bununla da sınırlı kalmaz. Kemiklerin içinde sinir
    sisteminin çalışmasını sağlayan ve vücudun en önemli minerallerinden biri
    olan kalsiyum ve fosfor depo edilir. Kalsiyum vücutta sinir uyarılarının
    taşınmasını temin eden oldukça önemli bir mineraldir. Bedenin gereksinim
    duyduğu kalsiyumun %99′u, kemiklerden sağlanır. Nitekim kalsiyum ve fosforun
    yanısıra, hücrelere oksijen sağlayan alyuvarların yapımı da kemiklerde
    gerçekleştirilmektedir.
  6. Kemikler Nasıl Esner? Tüm bunların yanısıra, insan vücudundaki bazı kemiklerin kendilerine özgü
    dizaynı ve “esnekliği” vardır. Örneğin, göğüs kafesini meydana getiren
    kemiklerin esnek bir özelliğe sahip olmaları nedeniyle insan rahat nefes
    alıp verebilmektedir. Aksi takdirde nefes alınışı esnasında akciğerlerin
    kemiklere baskı yapması sonucu insan yaşamı sona erecektir.
Kemiklerin Yapısı Evrimi Yalanlıyor
Görüldüğü gibi insan vücudundaki yapılarda son derece mucizevi, iç içe geçmiş
sistemler vardır. Bir başka deyişle, insan vücudunu meydana getiren tüm yapılar,
sahip oldukları sistemlerin tek bir tanesinin olmaması halinde işlevlerini
sürdürememektedirler. Vücudumuzdaki tek bir özellik dahi, insanın art arda gelen
kör tesadüfler sonucu evrimleşerek oluşmadığını, aksine son derece “planlı ve
hikmetli” bir yaratılışın sonucunda bu özellikleri kazandığını bizlere
göstermektedir. Çünkü tesadüfler, mükemmelliği değil karmaşayı meydana getirir.
Tüm bedenimiz, Allah’ın yaratışındaki üstünlüğü ve sanatı gösteren mucizevi
sistemlerle donatılmıştır. Nitekim Allah bu üstünlüğü, Mü’minun Suresi’nde şöyle
belirtir:
“Sonra o su damlasını bir alak (embriyo) olarak yarattık; ardından o alak’ı
(hücre topluluğu) bir çiğnem et parçası olarak yarattık; daha sonra o çiğnem et
parçasını kemik olarak yarattık; böylece kemiklere de et giydirdik; sonra bir
başka yaratışla onu inşa ettik. Yaratıcıların en güzeli olan Allah, ne Yücedir.”

(Mü’minun Suresi, 14)
Uyluk Kemiğinden Eyfel Kulesine
İnsan vücudundaki kemiklerin sahip oldukları özellik, insanların meydana
getirdiği inşaat yapılarına da örnek olmuştur. Nitekim Eyfel Kulesi’nin mimarı
olan Maurice Koehlin, ünlü kulenin projesini çizerken, vücudun en hafif ve
dirençli kemiği olan uyluk kemiğinden etkilenmiştir. Boru şeklinde, ancak içi
iğli bir yapıya sahip olan uyluk kemiğindeki bu yapı, kemiklere esneklik ve
hafiflik kazandırırken, sağlamlıklarından da hiçbir şey kaybettirmez. Aynı
şekilde yapılan Eyfel Kulesi de bu nedenle kendinden havalandırmalı sarsılmaz
bir mimariye sahip olmuştur.


 
Moderatörün son düzenlenenleri: